07 Ocak 2005 Tarihli Chat;
Selam Esselam ve salim kullarına selam.
Hamdolsun hoş buluşturana. Merhaba hoş buluşanlara.
“Düzensizlik” düzenimiz oldu sanki. (Malum adım Hunnes İSE Künnes de gerekiyor simetrik olarak.) Program yapıyorum, diyorum ki şu gün şu saatte buluşacağız. o saatte akıl almaz mazeretler oluyor. Ya hacklanıyorum ya virüsleniyorum ya da bir “Takipçi” ardıma düşüyor. Dün de öyle oldu. Şeytan bir Hannas kişi buldu, düş bakalım Hunnes'in peşine dedi. Elbette acemi gözüme çarptı.
Burası polis değil jandarma bölgesi. Telefon ettim komutana, derleyip götürdüler evimin önünden. Beni de çağırdılar. (Dün 19:30 idi saat.) Ben gidene kadar adam zaten bülbül gibi şakımış. Şimdi inanılmaz olan şu: Bir genç askere gidiyor. Lisede okuyan nişanlısını (ne demekse) ablasının kocasına emanet ediyor. O enişte de kendi erkek kardeşini görevlendiriyor, “Bak bakalım kız ne yapıyor” diye.
Lanet olsun ki kız da (Selin onu tanıyor) beni Ege'den tanıyor. Tesadüfen güneye gelmişler, ama asker nişanlıyı tanımıyorum. Küçük bir yer, çarşıya çıktığımda rastlıyorum, selamlaşıyorum. Ayaküstü konuştuk bir iki kez. İşte olay bu!
Aile meclisine öğrenci kızın benimle nişanlısını aldattığı haberi gidiyor, iki aile birden ayaklanıyor. Sözünü ettiğim kişiyi görevlendiriyorlar. Şimdi bu Hans'ın başına GELMELİ MİYDİ? Zaten başımızda bin türlü paranoya oluşturacak kişi var. Bir de lise öğrencilerinin aileleriyle uğraşıyorum!
İşin iyi tarafı bu kızı Selin'in iyi tanımış olması. Görüşüyorlardı yani Selin'i kullanarak bana yanaşıyordu, sonra kayboldu. Babası tayin olmuş. Şimdi güneyde bulunduğum yerde ortaya çıktılar. Neyse iyi bir zılgıt yediler. Hanya’yı Konya’yı anladılar. Özür ve eziklik içinde benimle barıştılar. Şimdi (bir gündür) benden kıymetlisi yok. Mercimek köftesi yapmışlar bana gönderdiler (Bir güzel yedim. Pardon şu anda da yiyorum.)
İş tatlıya bağlandı ama benim yarım gecem de karakolda geçti... Tabii komutan bu kadar iyi olunca, karşılığında bir şeyler istemek zorunda hissetti kendisini. İki çocuğuna fizik ve matematik dersi vermemi istedi. İlk dersi bugün yaptık. Görüyorsunuz değil mi? Zaten işim başımdan aşkın, bir de haftada 6 saat ders eklendi buna...
Eğer ev mobil olsaydı BUGÜN terk ederdim bu kasabayı. Ne var ki artık devre mülkte kalmıyorum. Bir yere gidemiyorum ve burada beni tanıyan, anlatan o AİLE yüzünden şimdi burada da çok iyi tanınıyorum. Bir günde birden Halikarnas Balıkçısını tanıdılar.
Tipimi değiştirmiştim. Artık saklanmam gerekmiyor. Çünkü deşifre etti beni, ŞEYTAN ettirdi... Bu seferki Fethullah'ın motorları değildi, Selin'in de iyi tanıdığı bir kız ve onun MAÇO akraba-hısımları AİLE MECLİSİ. Şu lafa bakar mısınız? İfade alınırken “Aile meclisini topladık” diyor adamlar... Yani neredeyse ÖRGÜT kurduk gibi bir laf. Bir de aile meclisi İNFAZ etseydi beni bari.
ŞEYTAN ÇOK GÜÇLÜ ve adım adım peşimde. GREEN-GO hariç her yerde arkamda, yanımda. HANNAS'larını üzerime salıyor. Basit bir olay ama beni DEŞİFRE ETTİ! İşte bu kötü. Beni ressam sanıyorlardı. (Zaten iyi resim yaparım.) Şimdi benim Hans von Aiberg olduğumu bu kasabada bilmeyen yok!
Ev sahibimin buradan 120 km ötede bir başka bucakta bir evi daha var. Oraya transfer edilmem söz konusu ama evin durumu yani ortağı var evin. Yılda 6 milyar lira kira istiyorlar, düşüneyim dedim. (Sizlerden hiçbir talebim yok, bir şey ima etmiyorum, Allah şahidimdir.)
Düşüneyim dedim, çünkü yeniden acaba nerede deşifre olacağım? Keşke ben hiç tanınmayan biri olsaydım, tüm KMA'lar gibi. Ama ben tanınan KMA'yım, diğerleri gibi örtülü kalamadım. Şeytan Medya Şeytanlarını üzerime salınca tanınan KMA oldum.
Gitar beni çok iyi kamufle ediyordu. Beni müzisyen, 1968 hippisi sanıyorlardı. Ben o durumda çok iyiydim ama şimdi çok geçmeden tanınıyorum, deşifre ediliyorum. DAĞBAŞNA kaçacak halim yok! Ailemden daha uzaklara, Grönland'a gidecek halim yok.
Dertleşmek istedim. Biraz da yaşantımdan enstantaneler verdim. Neyse mercimek köftesi çok iyiymiş, aile meclisine teşekkür ederim. WEMB düzeninin en büyük belalarından biri de ERKEK MAÇOLUĞU. Babaerkil ARABİST toplum şablonu. Bundan çok çekecek insanoğlu, 3 asır daha...
Öte yandaki batılı kadın formatı da etikten yoksun. WEMB düzeninde ise bu ikisi yok. Bizim şuramızda olduğu gibi AMAZONESS ruhu var. WEMB düzeninin messenger DNA'sı burada Jury'de oluştu ve geleceğe taşındı. BİZ BELİRLEDİK. Ranger/rancher (korucu) sistemini Valkirilere ihale ettik.
Babaerkil ve maço düzeni yıkmayı benden sonra ilk olarak Adler, ardından Mesih benimsedi. (Ha/vet.) Çünkü Sünnetullah'tandı bunu önermem...
Buradaki tüm Amazoness; hepinize selam selam saygı ve sevgi. Siz bu taşıyıcı DNA ruhunun ta kendilerisiniz. Sizden WEMB düzeni bekçiliği çıkacak. Erkekler değil, SİZLER yaşatacaksınız WEMB düzenini. Erkekler değil çünkü;
3 asır sonra erkek nüfusu kadın nüfusunun dörtte biri olacak. (Kümese tek horoz bir espri değil, Sünnetullah sonucudur.) Erkeklerin azınlık olduğu o dönemde Amazoness ruhu tüm dünyayı yönetecek. Rahman kulu geçinen erkek yerine RAHİM kulu Weiblich Partei geliyor...
Bu asla Female domination değil. ANNE'lerin çocuklarını yönetmesi gibi bir şey. Önce HANIM sonra HAN oturacak bu düzende... Bu “Kızçocuklarını diri diri gömenlerin” sonu olacak... Selam Amazoness selam! Zip-Zap sizlere emanettir.
Thule'yi erkekler sattı... Buna erkek candaşlar alınmasın. Çünkü Şurayı EŞİT kuramadık başlarda. Artık eşitlikten değil, Valkyrie düzeninden söz etmekle cezalayız. Unutmayınız ben de erkeğim. Ama Zip-Zap dişi güç eline verilmiştir.
<> ALLAH'ın izni ile emanet yere düşmeyecektir efendim. Devredilerek daima daha ileriye götürülecektir.
Bana hak veriniz ki, AMAZONESS bizi satmaz, gidip Mason olmaz, sinsi kliklerle burayı eline geçiren başkanlık sistemi oluşturmaz! Onun için selam Amazoness selam...
Gen olarak değil GÖNÜL olarak biliyorum ki buradaki tüm Amazoness birer HURİ(ye)dir. Allah'ımız NAİM Cennetinde DAİM edecektir onları. Artık kadının sayılması gerektiğini biliyoruz. Geç bile kaldık.
Cennette (Firdevs) eşittiler. Dünyanın doğa şartları ve giyilen Darwin elbiseleri yüzünden, görev taksimi gereği; erkek dışişlerinin savaşçısı, kadın ise içişlerinin (yuva) savaşçısı oldular. Artık o çetin doğa şartları yok! Eşitliği de aşıp kadın üstünlüğüne cevaz veren ALLAH'tır. Böyle olmasaydı, Sünnetullah böyle dilemeseydi, bir tek erkeğe karşı dört kadın biçiminde üç asır sonraki nüfus dengesi oluşmazdı.
Dikkat ediniz, Allah burada erkekleri artırmıyor nüfus olarak yani -refah ve rahatla birlikte- dengeler tersine döndü. Erkekler (kabalık, zorbalık, barbarlık ve zulüm) yerini zarafete bırakıyor. Bunu fark edin lütfen.
Demografinin dörde-bir değişmesi SÜNNETULLAH'tandır. Düşünün bir kere kolonileri. Erkekler gitseydi ne olurdu! Yaşanmazdı! Habire askeri ihtilaller olurdu. Kolonileri yaşanır yapan ÇİÇEK kadınlardır. Onlar orada YUVA kuruyor. Bunu fark edin! Erkekler de özenip gidiyor, koşuyor oralara! Dünya da rahat nefes alıyor.
Gelecekte CO2'den oksijen elde etmek veya 2H ile bir O'i bir araya getirmek ZOR değil. Enerji (H enerjisi sadece) maliyeti sıfır. Biyoloji ve genetik mühendisliği ise, size bir tanesi kavun kadar olan bir salkım üzüm veriyor. Bu üzümün bir tanesini dört kişi yemek üstüne tatlı diye rahatlıkla yiyebilir. Bir tek başak tam 700 tane verecek gelecekte ve gelecekte 8 çift hayvan teknolojisi oluşacaktır. Tavuk etini mi seviyorsunuz, fil ile aşılandığında fil kadar tavuk.
1985'de ilk kitabımı yazarken, Mirac birinci ciltte güneş sistemini bir CD'ye benzetmişim. Bunu yayınevi anlamadı elbette. “CD nedir?” diye sordular. “Yani bir tür plak” demiştim. (Hani var ya 45 devirli 78 devirli plaklar.) “O zaman buraya plak yaz” demişlerdi. Ben de “Plak” yazmıştım. Ama şimdi ortalık CD'den geçilmiyor. Bu 20 yılda oldu.
Balina büyüklüğündeki koyunları da böyle elde edeceğimiz teknoloji yakındır ve dinazor büyüklüğünde inekler. Ekildikten iki gün sonra yeri göğü istila eden çayırlar (çim tohumları). Neredeyse her biri pırasa büyüklüğünde bu çimen yaprakları. Ama onlar ŞART olması gereken...
YEMŞYEŞİL bir dünya. Bugünkü çölleşmenin tersine YEMYEŞİL bir dünya ve bunun FİDESİ, FİDANI sadece ve sadece AMAZON ormanlarındaki bitki örtüsünden elde edilecek. Amazonlar “BAĞ/CENNET” diye geçer Kur'an'da ve bir gün kalkıp da o bağı, o cennet bahçeyi “Kara bir anız yanığına “ döndürmemek için bugünden direniyorum.
Ve şimdi oradan on milyonlarca ağaç kesildiğini bilmeme rağmen, bana tuvalet kağıdı yapmak için kesiyorlar. Bir dönüm Tarla açmak için bin hektar orman yakıyorlar! Allah da onların cennetini ağaçsız bıraksın! Nereden nereye geldik...
Başkanım ve tüm YARBAŞKAN Amazoness, sizleri çok çok çok çok çok seviyoruz. ZipZap asla satılmayacak, satın alınmayacak karşı bağ tarafından. O sadece kadın sancaktar elinde kuşakları aşacaktır.Buna erkek candaşların bir itirazı var mı? Gönül ferahlığıyla buradaki tüm başkan ve yarbaşkan Amazonesslere teslim olunuz, güveniniz...
Onlar HANİFE'dir yani şu mendebur liseli kız gibi değiller. HANİFE bilinciyle ZİPZAP yöneltilecektir, en az üç asır! Adı belki Tic-Toc Tactical WEMB olacaktır ama ZİPZAP'dır o! Bu tiktaklar saat gibi işleyecektir.
Jana yok artık. Onu 2054'de göreceğinizi söylemiştim. Ama göremeyeceksiniz. Artık ZigZag ve ZipZap birleşmesini ve her ikisinden Tactical Tic-Toc'u çıkaracak, kuracak, organize edecekler de yine SİZLERSİNİZ (veya sizlerin kuşakları).
Nice Amazoness'ler hem de Türkiye nüfusu kadar çoğalacaktır HANİFLİK. Bunu kuşaklar boyunca göreceksiniz. Ve diğer dinlerin/mezheblerin tersine bizlerin hiç FRAKSİYONU, dalı, branşı olmayacak. İbrahim atamızın önerdiği, Rabbimizin de “Öyle olsun” dediği bu en güzel dinin asla ve asla fraksiyonu olamaz, olmamalı. Çünkü 2054'deki bir tek fraksiyon bile üç asırı öyle bir yelpaze açılımıyla kat edecek ki, Protestant Müslümanlığa da -mesela- Lutherian gibi bölecektir.
Haniflik “Sizinki ve bizimki” diye TARTIŞILAMAZ. O Allah'ınkidir, İbrahim’inkidir ve onun ikinci temelini Allah'ın kadife alameti Dabbetül Arz atmıştır. Bunun fraksiyonu, kliki, lobisi olamaz!
<> Haniflik “Sizinki ve bizimki” diye TARTIŞILAMAZ.
Evet, çünkü o ALLAH'INKİ (Sünnetullah) ve İBRAHİM'inkidir (MİH). Bunu mu tartışacağız? Hep dedim ki: Benim peşimden gelmeyin, size HAK olan TEK GERÇEĞİ adres veriyorum. ORADA BULUŞALIM. Eğer Allah beni cehenneme koymazsa orada buluşalım. Siz oraya gidin, orada buluşalım.
Allah orada İbrahim'i dost edindi. İbrahim de MİH'i dost edindi. Allah da MİH'i dost edindi. DOST meclisine randevu veriyorum. Bekleyin geleceğim demiyorum. Eğer Allah dilerse sizinle görüşeceğiz o dost meclisinde. Eğer Sekar'da isem,
<> Aynı ihtimal bizim için de var, girememek gibi.
Hayır sizin için yok. Çünkü en büyük risk, en en en büyük riziko “ALİM” olmaya yakınlar içindir. Sırf bunlar için kazanın altında gerçek ateş (Big-Bang ısısı) yanıyor: SEKAR!
İlimde Allah'ın Alim ismini aldığı bir tek kişi var! Allah ona tüm matematik ve fizik bilimini verdi. Allah onun için SABIKUN'da köşk-köşe oluşturdu ama o kahrolası kaşlarını çattı, düşündü taşındı kaşındı (cehenneme gitmek için) ve Kur'an için İFTİRA attı! Bir tek sözü ile Sabıkun'dan SEKAR'a atıldı.
Bizdeki EBİ LEHEBLER gibi bir tek söz ile, bir tek iftirayla İslam kredileri bitirildi. AMG fena çocuk muydu? Ben onun tabusu-totemi değil miydim? O namazlar kılmadı mı? Kendince hasenatlar yapmadı mı? Hiç mi iyiliği yoktu, elbette vardı ama SABIR bir sınıra kadardı. Allah limit koydu. Ahmet Hakan ve onu, aynı gün EBİ LEHEB olarak ilan etti. Onların kalem tutan sağ elleri kurayacaktır. (Bunu ben söylemiyorum. Şahidin gözleri söylüyor...)
Ben ikisini affetsem de HAVA. Artık bu KAMU davası biçiminde yani o ilahi mahkemenin bugünden verilmiş kararı. Allah EBİ LEHEB’i tam ümitsiz biçimde cehenneme adreslemiştir. Kur'an'da böyle İSİM verilerek adreslenmiş (Asrı Saadette) başka kimseyi bulamazsınız. Allah Ebi LEHEB ismini vermiştir yani ümit yok!
Yahudiler lanetli. Araplar cehennemlik. Bu dünya böyle bir dünya. Onun için ben SEKAR'a hazırlıyorum kendimi. Bir tek sözüme, bir tek yanlışıma, bir tek Kur'an dışı bir işaretimle ortalık karışabilir ve bunun sorumlusu ben olurum.
BEN EMNİYETTE değilim ve işte bunu HİSSEDERSENİZ buna “alimin müttekiliği” deniyor. ALİM EMNİYETTE OLMASI İHTİMALİ EN ZAYIF İNSANDIR. Kulları içinde yalnız Alimler Allah'tan bunun için aşırı çok korkarlar.
Allah verdiği ilmin bedelini çok AĞIR alıyor. Keşke cahil olsaydım dedirtecek kadar ağır alıyor. Eğer Müddesir'deki o matematik alimi “Bu kitap tanrı sözüdür, çünkü 19 sayısı ve ikili sistem (Remil) ile yazılmış” deseydi, İslam nüfusu bugünkünün iki katı olacaktı. DEMEDİ! “Bu insan sözüdür, büyüdür, sihirdir” dedi.
<> “Kahrolası, ne biçim ölçüp biçti. Kahrolası, gene ne biçim ölçüp biçti.” (Müddesir 74/19,20)
Kahrolası böyle böbürlenmek olur mu? Allah seni İbrahim'in dostu iken, aldı koydu SEKAR'a. Eğer o kahrolası daha 620'li yıllarda sakladığını açığa vursaydı;
1. Kur'an'ın 19 ile bağlantısını,
2. Allah'ın sisteminin ikili (remil) olduğunu,
3. Kur'an'ın yukarıdan aşağıya da okunabileceğini,
4. Sakın ve asla iniş sırasının değiştirilmemesinin gerektiğini,
5. Bu ilahi matematiğin sonucu olan İslam fiziğini ve bunun uygulaması olan İslam teknolojisini ŞAHA kaldıracaktı!
O ne yaptı? Bunları bildiği halde İNKAR ETTİ. Ne dedi? “Bu eskilerin bir sihridir” dedi!
<> “Bu, rivayet edilerek gelen bir sihirden başka şey değil, bu sadece bir beşer sözüdür, dedi.” (Müddesir 74/24,25)
Onun b.kuna bugün İslam ümmeti EN GERİ ve EN GERZEK ümmet olarak kaldı! Allah onu kahretsin! Sekar bile az ona! Tıpkı AMG'nin ve benzerlerinin hackerlerin davamıza verdiği zarar gibi. Bakın Yahoo'daki batışımızdan sonra kendimizi toparlayamıyoruz. Bunun aksini söyleyecek olan var mı? TOPARLANAMIYORUZ!
Haniflik davasına EN EN EN EN büyük darbeyi vuran bu iblis AMG ve TV spiker bozuntuları. Bunların CENNETE gideceğini mi sanıyorlar? Kaldı ki bir Aday-Alim yani ben gibi birisi, SEKAR'a da Sabıkun'a da EŞİT uzaklıktadır. Onun için sizlere bir şey olmayacaktır. Sadece ben sizin dualarınıza muhtacım. Kulları içinde Alimlerin en çok ve tek klasman olarak Allah'tan korkmalarının nedeni işte bu SEKAR korkusudur.
Çünkü ben de Efendimize dua ediyorum. Benim dualarımın kabul edilmesi için sizinkilerin kabul edilmesi yani benim de randevulaştığımız yere gönderilmem gerekli, ki o zaman EFENDİMİZE hayatım boyunca ettiğim dualarım da böylece boşa gidip MAUN olmayacak. İşte bendeki hayşet hali yani Allah korkusu, sadece ve sadece Sekar korkusu (Cehenneme razıyım). Beni HİSSETTİNİZ mi ?
“O kahrolası daha 620'li yıllarda sakladığını açığa vursaydı ... İslam teknolojisini ŞAHA kaldıracaktı!” demiştim. Eğer safımızda olsaydı bunları o yazmış olacaktı. Biz de o günden itibaren öğrenmiş ve 1400 küsur yıl içinde EN İLERİ uygarlık olacaktık. SSCB’nin ABD'nin bizden önce Ay'a gitmesi gerekmiyordu! O yine kahrolası yüzünden...
Allah bize onu piyango vermişti, en büyük kozmik ikramiyeydi. Sanki Hawking gibi bir adamı alıp taaa 14 buçuk asır önceye İNDİRMİŞTİ. Ama o -neredeyse- Hawking gibi adam bunun kıymetini bilmek bir yana, mahvetti herşeyi. Kahrolası, piyango biletimiz uçuverdi böylece. ALİM isen önce KENDİ AKIBETİNİ GÖRECEKTİN. Kahrolası kibir sahibi hergele...
<> “Bırak bana o herifi ki yarattım da tem tek.” (Müddesir 74/11)
Evet tek, tıpkı Einstein gibi TEK. Einstein onun eline su dökemezdi bile. (O devirde birlikte yaşasalardı, bedevi cahili kalırdı Einstein veya ben.)
Çay içmeyi hak ettim mi? Kur'an inanın; BÖYLE güzel, BİZİMLE güzel. Kur'an bizimle ARKADAŞ. MİH bizimle DOST. Çünkü illa da Kur'an ve Kur'an. (Çay beklesin...) Kur'an’ı 7 kat yamalı bohça gibi sarıp sarmaladılar...
<> “SABIKUN'da köşk-köşe oluşturdu.” >>> “Hem kendisine bir döşeyip döşedim.” (Müddesir 74/14)
<> 74/30 indirildikten sonra mı kafasını duvara vurdu?
Evet. “Onda 19 vardır” ayetiyle. Bu sure Edip Yüksel'i de sınadı ve mahvetti. O da Sekarlık. (Gönlüm razı değil ama) Babası Sadrettin Yüksel de 19'u inkar etti. 19'u inkar etmek ile Hasan Mezarcı’nın “Hz. İsa” olması veya Rael'in sahte peygamber olması AYNI ŞEY!
Bunları TÖVBE etmedikçe nasıl o güzelim CENNET'e korsunuz? Orası hayvan ahırı mı? Kaldı ki hayvan masumdur ama kenud insan asla masum değildir! İnsanın özgeçmişini Allah'ımız tek kelimeyle özetlemiş: HUSR, hüsran!
Allah El Müntekim'dir. Allah intikamını alacaktır. Boşuna “Kahrolası, Allah onu kahretsin...” diye vahyetmezdi Allah! Öyle değil mi? (Allah öfkelenmez ama “gadab”ı vardır.)
<> “Üzerinde ondokuz vardır.” (Müddesir 74/30)
<> “Hem biz o ateşin muhafızlarını hep melekler yaptık, sayılarını da ancak küfredenler için bir fitne kıldık, ki kitap verilmiş olanlar yakin edinsin ve iman edenlere iman arttırsın. Kitap verilenler ve müminler şüphelenmesin, kalplerinde maraz bulunanlarla kafirler de ‘Allah bununla ne murad etmiş?’ desin. İşte böyle Allah dilediğini şaşırtır, dilediğini de yola getirir. Rabbinin ordularını ancak kendisi bilir ve o ancak bir öğüttür düşünen beşer için” (Müddesir 74/31)
<> “Rabbinin ayetleri kendilerine hatırlatıldıktan sonra onlardan yüz çevirenden daha zalim kim vardır? Biz, günahkarlardan mutlaka intikam alacağız.” (Secde 32/22)
<> “Allah'ın kılavuzluk ettiğini ise saptıran olamaz. Allah Aziz ve intikam alıcı değil mi?” (Zümer 39/37)
<> “O ürperti duyanlar, Rablerine kavuşacaklarını düşünürler ve bilirler ki onlar, mutlaka O'na döneceklerdir.” (Bakara 2/46)
<> “Ve resul, ‘Ya Rab, doğrusu kavmim şu Kur'an’ı MEHCUR edindi’ dedi.” (Furkan 25/30)
<> “O küfre sapanlar görmediler mi ki gökler ve yer bitişik idi, biz onları ayırdık. Her canlı şeyi sudan oluşturduk. Hala iman etmeyecekler mi?” (Enbiya 21/30)
Teskin oldum döndüm. Bendeki o pislik cezbe değil, Allah'ın çağıldaması olan Huşu, Sekar korkusu. Sekar mekanının korkusu değil! SEKAR cezasının korkusu. Mekandan korkmuyorum, cezalandırıcıdan korkuyorum. Onun için haşyete yakalandım.
Benim söylemimin en güzel tarafı kendimi etkilemem yani SAMİMİ oluşumdur. Hatip veya politikacı 200lülüğü yok bende! Ben yazdıklarımdan etkileniyorum. Bunu dünyada çok az insan başarır. ETKİLEMEYE uğraşmıyorum sizi, ben sadece ETKİN GÜÇ olan Kur'an'ı size DOSDOĞRUDAN dolaysız sunuyorum. Dolayısıyla BİZLER içinde olan BEN de, şu canım samimiyetimin bir sonucu olarak etkileniyorum. Etkileyen KUR'AN yani “OKU”nan!
İşte ölüm fermanımı veren Mollaizmden yani Fethullahçılıktan beni ayıran, görmediğiniz gözyaşlarım. Hiç gördünüz mü beni ağlarken? Hayır, göremezsiniz. Ama hak üstündeki tek hak olan Allah korkusundan ben HEP AĞLIYORUM.
TV'lere çıktım ben; Edirne'de, Gaziantep'te programlar yaptım ama kamera karşısında HİÇ ağlamadım. Araya “reklam aldık” gidip TUVALETTE ağladım. Tuvaleti de Allah yaratmadı mı? Orası da Allah'ın ARZ'ı değil mi?
Fethullah ile farkımız bu işte! O herkesin önünde ağlıyor, ben ise ancak size yazarsam ağladığımı anlıyorsunuz. SAMİMİYET BUDUR işte! Allah İbrahim ile SAMİMİ değil miydi? Birbirlerine RİYA mı yapıyorlardı!!! Samimiyetin (içten yakınlığın) anlamı bu >>> HALİL olursunuz yani samimi dost!
<> Çok egzersiz yapmış ağlamak için.
O kadar kamera karşısında artistler de ağlıyor candaşım. Benim kameram yok, Kiramen Katibin karşısında ağlıyorum. Orada Allah ve ben varız. Melekler bile HAŞYETİMİ resmedemezler, çünkü soyut bir kavramdır.
<> Onun elindeki mendilde mentol sürülüymüş diye duymuştuk ama...
İlahi canandaş!
<> Riya bir tür müşriklik sağlaması olsa gerek. Müşriklik artıkça artan bir hastalık aynı zamanda.
Evet MÜNAFIK kelimesinin ilk adımı mürailiktir, son adımı da MÜRTEDLİK...
Amazoness'ler için yazdıklarıma hemcinslerim alınmadılar değil mi? Unutmayın; Huri erkek ve dişi biz bir tek BEDEN idik. TEK şey = İNS idik. İnsan hiç başını kayırır da kalbini gözden çıkarır mı? Hepsi BİZİZ. Amozeness de biziz, bizim öteki parçamız veya bizler Amazoness'in öteki parçasıyız.
Allah ARIYA'da vahyetti! Arı'nın ADEM ve HAVVA’sının adı nedir? Ve ARI BEYİ => KRALİÇE ARIDIR. Onlar henüz ADEM ve HAVVA olarak ayırt edilmediler. TEK VARLIKTIR. Arı beyi eşittir kraliçedir. Bu eşitlik nedeniyle VAHY kelimesi kullanılmıştır. Ben ne demek istedim? Bana yazdığımı açıklar mısınız? (Biyoloji bilenlere sözüm.) “Arı beyi ve kraliçe, ikisi aynı/tek şeydir” diyorum. Ne demek istedim?
<> Cinsiyet değiştiriyor.
EVET CİNSİYET değiştiriyor. İkisi aynı yaratık; bir arı beyi bir de Kraliçe ARI yok aslında. Aldığı VAHY'e göre bunlardan biri oluyor ve kovan halkı ise ÇALIŞKAN DİŞİLER, sadece dişiler yani Amazoness!
Allah bunu DEMOGRAFİ olarak VAHYETTİ. İşte WEMB de bu VAHY'den ibarettir! Kadınımız bilinçlenecektir, inanılmaz bilinçlenecektir. Artık diri diri gömülmeyecektir. Hele HANİFE ise TEK CİNS olacaktır. Gereğinde dişi ama gereğinde erkek ve/veya her ikisi. Çünkü WEMB düzeni bir VAHY düzenidir.
Arı, karınca (Neml ve Nahl), her ikisi de DİŞİ POPÜLASYONDUR. Hele karıncalar tamamen SAVAŞÇI AMAZONLARDIR, yuvayı korurlar. Asker karıncalar da diğerleri gibi DİŞİDİR. Allah'ımızın bize “Amazon düzenine geçin” diye yazması gerekmezdi. NEML ve NAHL (Karınca ve Arı) iki sure bu VAHY'dir zaten. Beni bir daha hissettiniz mi?
Tavuk dişidir, değil mi? Pekiyi vahy alırsa ne olur? HOROZO İHTİYAÇ KALMADAN kendisi “horozmuş” gibi kendi yumurtasını yumurtlar yani kümeste horoz olmasa da TAVUK yumurtlar. Pekiyi bununla NEML ve NAHL'i benzeştirin lütfen. Aynı VAHY değil mi? (Horoz kuluçkalık yumurta için gereklidir.)
Eğer böyle olmasaydı, illa ki horoz dölleseydi; biz bir yumurta, bir menemen, bir rafadan için on altın öderdik, on altın bozdururduk. Bakınız Allah VAHYEDİNCE gördünüz mü BEREKETİ. 7 milyar insan bugün dilediği kadar yumurta yiyebiliyor. Şu BEREKETE “Allahüekber” deyiniz ve hamd ediniz.. Bunu yapan sadece VAHY! Şükür ve teşekkür Rabbimize...
Koloniler yumurtayla beslenecek çünkü ve dev yumurtalarla (tek devekuşu yumurtasıyla) 7 kişi TAM doyar ve yemek bile artar. Ve yumurta EN BÜYÜK HÜCREDİR. (Nükleus, sarısı, akı, zarı vb.) Bu VAHY değil de ne? Allah vahyetmemiş mi? DİŞİYE İŞÇİLİK vermiş mi, vermemiş mi? Onları gizli bir vahy ile Amazoness kılmış mı, kılmamış mı? Milyonlarca işçi arı ve karınca hep DİŞİ değil mi?
Amma Arabesk düzende tam tersi. Kadınlar içeriye, çarşafa girin, eve tıkılın, peçe takın, oturun ve çıkmayın! ALLAH'IN SÜNNETULLAH'ına TERS değil mi? Dişi çalışacak! Nur 31. ayette “Kadınlar çalıştıklarında -duruma uygun- açılabilirler” demiyor mu? Makyaj yapabilirler vb, güzel giyinerek o işyerini prezante etmelidirler.
Fakat bizim mealciler onu ne hale getirmişler, artık bir daha yazmak bile istemiyorum. Tıpkı “KUREYŞ dediğin laf ü güzaftır” diye başlayan ayet gibi. “Kureyş dediğin YİDDİŞ bir dil/laftır” diye başlayan ayet gibi. Yani bunlar Arapça mıdır, Sanskritçe midir, tartışmıştık önceki gün.
Örneğin CAVE => KEHF gibi. Kehf Arapça değil ki, Araplar o gün Kur'an ile birlikte ÖĞRENDİLER KEHF => CAVE (Cavern vb) olduğunu. Ama Turanlılar biliyordu (Kehf => Kof'tan) KOVUK (ağaç kovuğu/koyuğu gibi) olduğunu. Kalem Arapça değildir dedik en başta; KALAMUS dedik, kalamar (mürekkep balığı) dedik. Arap nereden bilsin KALEM'i, okuyup yazar yoktu Asrı Saadet'te. (Onbinde üç kişi, mesela biri Ali efendimiz idi.)
Belki candaşımız bana kızmıştır ama durum bu. Arapça KALMADI yerine Kureyşçe geldi ve Kureyşçe çok KOMİKTİR. Fark ettiniz mi -dürüst olalım- telaffuzlar KOMİK'tir yani bir Arap Kureyşçe’ye darası alındığından konuştuğunda kıkır kıkır gülesim gelir. Bu Allah kelamıysa NİYE gülesim gelsin ki? Ben İblis miyim ki güleyim!
Neden Süryani, Nebat, Arami (bunlar da Arap toplumu) konuştuğunda HAYRAN oluyorum o Arapça’ya da, neden Mekkeli konuştuğunda bıyık altından gülüyorum? EVET dürüst olalım! Size de Kureyşçe (Arapça değil artık) yani Arap Yiddişçe’si KOMİK gelmiyor mu? Dürüst olun en azından kendinize. (Bana yanıt vermeyiniz.)
<> Ikına sıkıla konuşulabiliyor. Öğrenmek zorunda kalıyoruz.
Ikına sıkıla okuyorsunuz çünkü komik! Ve öğrenmek zorunda olduğunuz o dil Arapça değil Kureyşçe. O alfabenin ancak dörtte biri Nebatça, diğerleri değil. Böyle saçma şey olur mu? Cim-Ha-Hı, üçü de aynı harf, sadece nokta veya noktanın yeri ayırt etiyor onu ve bu harfin çengeli atılıyor, kalan minicik bir şey onun üstüne veya altına nokta konuyor veya nokta konmuyor. Cim mi, Xı mı, Kha mı, anlamak için ter atıyorsunuz Böyle saçma bir alfabe olabilir mi? Bunun kutsallık neresinde? Adamlar Kur'an'ı çarpmış, Kur'an onları ahırette çarpacak!
<> Arap çorbası yapmışlar harfleri, kelimeleri Arap saçı gibi, anladıysam Arap olayım. Haccac harfleri yaparken karınca yuvasına bakmış...
Evet ;)
<> Hırlarken Yahudileri, inlerken de Ortodoks Hristiyan fetbazlarını kopya çekmişler sanki.
Ve nedir o kalkaleler? SabRRRR. Sabır değil sabRRRR. NUNlayın dört elif diye KOMİK olun! Bunlar komik değil mi? NE YAPTILAR BÖYLE MÜBAREK KUR'AN'A? Bu üstün, esre, ötre nereden çıktı? Adam yine harfini koymuyor mu? (Hamze veya Lamelifteki Elif veya ince okunan bir harfin yanındaki bitişik Elif.) Bunlar saçma değil mi, tek kelimeyle KOMİK değil mi?
<> Hele taraklamada harekeler iki misline çıkarılmış, kelimeleri bağlamak için; “el/the”'yı okumuyorlar.
Evet. Aslında NEBAT alfabesinde mesela “Cemhan” yazacak isek; CİM, E olan ELİF, MİM, KHA, A olan ELİF ve NUN. (Nunlatan değil adam gibi NUN.)
<> Yok yere kendilerini zora sokmuşlar, harfleri azaltmaları ve imlası Yahudilerden alınmış görünüyor. Ünlüleri yazmamak Yahudilerden alınmış, açıkça belli.
Zaten Kurayza alfabesinden esinlenildi. Sonra da adı “LiyLAFi Kureyş” (dili) oldu, ARAPÇA DEĞİL. Çünkü Arapça KOMİK değildir, adam gibi dildir. Fas'tan bizim Hatay'a kadar bir gezin, göreceksiniz ki komik değil. Ama gidin emirliklere, melikliklere, KOMİK. Şimdi ben bu Kur'an'ı teganniyle okuyanların neden iki yana sallandığını VALLAHİ anlamıyorum. Bugün KUR'AN'ı en en en en iyi okuyan TEK KİŞİYİM ama onu KOMİK okumuyorum.
<> Bir Cezayirli bir Arap’ı anlamıyor. Bizdeki Araplaşmış zevat da Türkçe’yi Kureyşçe konuşmaya kalkıyor.
Mısır'daki GEMEL ve Arabistan’daki CEMEL (camel, deve); ikisi de aynı fakat DOĞRUSU GEMEL. (Gamma dalgası, Gimmel; kambur, hörgüç, kavis demek.) İyi ama G HARFİNİ atmış Kureyşli; ya CEMEL okuyacaksın ya da Ğımel.
Onlar CEMEL'i tercih edince, Allah Cemal'i de GÜME gitmiş. Pekiyi neden G harfini attınız? Gül diyemiyorsun, Ğûl demek zorundasın. KOMİK DEĞİL Mİ? KOMİK Mİ DEĞİL Mİ? Bunun kutsallığı falan yok. Sadece Kelamullah olan Kur'an (Zikir) kutsaldır, o da manevi şahsiyetiyle.
<> Yazılı kitap olarak gelmedi ki Qur'aan.
Evet, bir alfabeyle de inmedi, bir LEHÇE olarak de inmedi. ARAPÇA! Tüm Sami dilleri; bakınız Ön-Asya tarihindeki tüm Samiler; Sebe, Himyer, Arami, Nıbti, Asuri, Saryani vb. Geldani, Akkadça, Adeni, Yemeni, Hadramuti, Hicazi, Filisti, Fenisi. Bunların hepsi ARAPÇA ve bunu herkes anlıyordu. Dahası da var: Tuareg, Kıptik, Berberice de (Hami değil) SAMİ dilidir.
...
<> Server sunucuları ayrıldı.
O zaman arkadaşların kanala dönmesini bekleyelim. (Ben de bir lavabo ve bel ağrısı turu yapıp geliyorum, izninizle. Homo Computerus denen insan tipinde bel ağrısı kaçınılmaz.)
Bir dakika ateş-duvarı (firewall) kurup geliyorum. “Tit_Turgay” benim nickimi öteki kanalda kullanmaya çalışıyor. Ben “gringo” ismiyle burada devam edeceğim başkanım. Bir de Panda'nın firewall'ını kurayım, ne olur ne olmaz. Döneceğim. Öteki kanalımı klonladı, mahvetti “tit_turgay” nickli biri.
Benim öteki kanal (bunu daha sonra İngilizce’ye çeviren özel kanal) klon saldırısı altında. Benim WEMB papazı olduğumu, Protestan Hristiyanlığı yaydığımı klonluyor. Misyoner ve oryantalist olduğumu (İngilizce olarak) yazıyor. Missipi Tennessee'yi taklit ettiğinden, buraya “gringo” (alternatifiyle) olarak girdim. Tamam çift firewall kurdum.
Eyvah ayna kanal çöktü. Oradaki ops’lar düştü, orayı kapatıyorum. İskandinavya ZigZag'a bile saldırdılar. Bu bizim yerli Ebi Leheblerin işi olamaz, daha büyük bir şey bu, kapattım.
Şimdi şifreyi almıyor. Saldırı altındayım, şimdi gelmem riskli, öteki nickimi alamıyorum, bir tuhaflık var. Benim nick de ayna kanalda (ZigZag) iptal oldu. Orayı herkesten saklıyordum, onu bile öğrenmiş bunlar.
<> Feto Türkiye'ye mehdi (!) olarak dönmek istiyorsa karşısında muhâlefet istemeyecektir.
O bizim PAPAMIZ. Bizde papa yoktu ya, 300 yıl boyunca artık kurulacak. Galile'nin karşısına çıkan PAPA ileride de ADLER'in karşısına çıkacak. (Adler diyorum, çünkü Mehdi ekiptir. Adler => Mighty, BAŞ MEHDİ.) 50 bin çocuğu ŞİMDİDEN öldüren onlar aslında.
“tit-turgay” nicki inanalımaz derecede İngilizce biliyor. Kesinlikle bu İngilizce konuşulan bir ülkede yaşıyor. Buna emin oldum. İngilizce’si beni ona katlar. Shakespeare gibi yazıyor vallahi. Ama eşşek beni WEMB kilisesi papazı diye lanse ediyor 121 kişilik ZİGZAG'a. Bizimkiler bunu yer mi? Adam kurnaz ama YANLIŞ KANALDA propaganda yapıyor.
Dostlar bende teknik sorunlar var. Chat'i hangi güne (yarın, pazar vb) erteleyeceğimize ve saatine karar veriniz lütfen. Ne yapayım elimde değil, teknik sorunlar var. Fikir birliği yaparsanız onu uygularım.
<> Pazar olsun.
Tamam pazar gündüz ÇOK, gece de (Dinner sonrası) biraz yaparız. Oldu Pazar gündüz ve biraz da gece giriyorum. Böylece her iki tarafın da dileği oluyor.
geronimo gider MİH
rzi
hoş-bye