05 Ocak 2005 Tarihli Chat;

 

Selam Es Selam’a, Selam Haniff candaşlara. Hoşbuluşturana hamdolsun...

Hoşbuluştuk every-herkes veya herkes-body ;) (Efendimiz her daim şakalaşırmış, eşşek şakası değil elbette.)

Bilgisayarla ilgili tüm tavsiyeleri tek tek yaptım. Sonuç: Kocaman bir sıfır. Hiçbir türlü giderilemediği gibi, bir de net bağlantımı bozdu. Dün ne yaptımsa giremedim.

Bir şeyi çoook merak ediyorum. Madem ki bu Sasser veya Winblaster her neyse, bu hemen herkesi taciz ettiyse, bundan nasıl kurtuldunuz, formatlayarak mı?

Kaspersky’yi dün kurdum, fakat ağ bağlantılırını tümden yok etti. Dün chat’e giremedim. Mesela start menüsünden run (çalıştır) regedit yazıyorsun, diyor ki “Böyle bir dosya yok” veya aynı yere startup-a yazıyorsun yine “Böyle bir dosya yok” çıkıyor. Ara (find) menüsünden msblast aratıyorsun gene “Böyle bir dosya yok”. O yok bu yok, peki ne var?!

60 saniyede sürekli kapanıyor ve bunun için task manager dahil. Herşeyi tek tek tek tek denedim. Denetim masası, hizmetler, yönetimsel... girdim, yordam çağırdım, kurtarma içinde “eylem yürütme” yazdım, yine 60 saniye sonra kapandı.

Sasser’e gelince, enbüyük derdim şu: Linkten indirdiğim tüm yamalar için “Pack 1 yüklenmesi gerekiyor” gibi bir zırva çıkıyor. Service Pack 2 patchları path bulamıyor. Pekiyi ne yapacağız? Format mı atacağız? Nasıl olur da Sasser’in S.Pack2 için bir versiyonu olmaz! SP2’yi kaldırayım diyorum, 60 saniyede kaldıramıyorum. Nasıl olur da Sasser’in S.Pack2 için bir versiyonu olamıyor!

Üzerinde ısrarla duruyorum. Çünkü dün en az dört saatlik chat’imizi yedi bitirdi. Şeytan bayram ediyor! Bunun için dertli konuşuyorum. MSBLASTER veya SASSER’e bu kadar kolay teslim olabilir mi bir bilgisayar?

Service Pack 1 veya 2, birinde Kaspersky çalışıyor, ötekisinde çalışmıyor. Bu nasıl bir açmazlar dizisi? Ekim Bei, KMA bu kadar kolay teslim olabilir mi? Önlemim ne olmalıdır? Tavsiyelerinizi arz ederim.

<> Yeni bir Windows versiyonu sorunu çözebilir belki?

Var mı böyle bir versiyon?

<> Son çıkanlarda SP2 yüklü ve Kaspersky trial olarak çalışıyor.

Üzerine yüklemiyormuş, yani sizde XP prof var ise. Ve SP2’yi otomatik update ettinizse üzerine yükleme yapmıyor. (Çünkü diğer çalışmalarınızın bilgilerini kaybediyor.) Ne lanetmiş şu MSoft. Yazık değil mi dolarları döküp XP Home ve Professional satın aldık ve de bunlar bilgisayarları iflas ettirdi.

Mesela bendeki C diskinde XP Profeessional var. Vazgeçtim diyorum, Home Edition’u yükleyeyim diyorum, yanıt olmaz! Pekiyi ben format atma dışında ne yapmalıyım? Bill Gates monopolünün esiri olup kalacak mıyız?

Maykrosoft bize Sasser yaması veriyor, indirip kuruyorsunuz. Kurarken “Olmaz”, çünkü “SP1 yüklerseniz olur” diyor. İyi de niye bunun SP2’sini çıkarıp downloads sayfana koymuyorsun?

Moft bana şunu öneriyor: SP2’yi at, yerine SP1 kur. 60 saniyede bunu nasıl yapacağım? İki günde dört saat uyku uyudum, günah değil mi bizlere? WEB’de yığınla ukalaca çareler var. Sistem saatini bir saat geri alırsam kurtulacakmışım. Onu da denedim, sonuç hep 60 saniyeden countdown, sonra da shutdown.

<> Macos kurulmadı mı Kaspersky yani E sürücüsüne?

Macos versiyonu yokmuş, sadece PC içinmiş. OS ile yerleşmiyor, DOS atmak gerekiyor. Buna artık vaktim ve tahammülüm kalmadı.

<> PC’nin hard diskini değiştirsek?

Sorun PACK2’den kaynaklanıyor. Bunu çıkarıp atamıyorum C diskinden. 60 saniyede olacak iş değil, imkansız. Virüs “Sistem geri yüklemeyi” de yaptırmıyor. Bunları yazmamın nedeni şu: Bu kadar kolay teslim olabilir miyiz?

Yeni Hard Disk, yeni bir bilgisayar, sistem temelden bozuk. PACK2 adı altında bunu yükledikten sonra işler bozuldu! Otomatik güncelleme ile bu yüklendi ve herşey yattı! Microsoft özellikle bir sabotaj mı uyguluyor? Tüm downloadları SP1 için, dikkat ettiniz mi? Yamalar (patch) SP1’i istiyor? Amaçları XP’yi bitirip, çaktırmadan acze sokarak, sistem 2004’ü satın almamızı sağlamak!

<__ilker__> bilgisayar da Ethernet kartı var mı efendim

Kim bana paranoyak diyebilir, komplo teorisyeni diyebilir? (Asus aldığımız yıl en son modeldi, şimdi USB kapıları yetmiyor, ethernet kartı yok vb.)

En büyük handikap ise 55 dakika diye yazan pil ömrü on dakika sonra 10 dakikaya iniyor. 20 dakikada enerjisiz kalıp kapanıyor. Yani sizi mobile yapmıyor, yine eve bağımlı oluyorsunuz.

Bunu zevkle şevkle (candaşlarım sağolsun) aldık, fakat demode mi oldu nedir? İyice tekliyor. Arıza falan yok, ama hackerler veya şanssızlıklar beni dumura uğratıyor. Ekim Bei, KMA bu kadar kolay teslim olabilir mi? Önlemimiz ne olmalıdır? Tavsiyelerinizi arz ederim.

<> En kısa zamanda yenileyelim.

Yenilenmesi gereken modernizasyon. Kablosuz olmalı, dayanıklı pil olmalı. En önemlisi de MicroSoft tuzağı yüzünden hep bu sıkıntıları yaşayacak olmamız! Ayrıca USB kapısından bağlanabilen bir takılabilir (çıkarılabilir) Hard Disk olması gerekiyor. 120 GB bilgi var elimde, hepsi de Ekim Bei ve KMA bilgileri. Sadece gölge madde 3,5 GB.

Ekim Bey ve Alias Allende açısından; Şeytan, karşı kamp ve Ebi Lehebler beni çok kolay durdurabiliyorlar. (Öfkeli de değilim, sadece dünkü en az dört saatlik chat’i yemek bu kadar kolay  olmamalı...)

<> Hard disk kutusu alıp birde 160 GB hard disk alıp gönderelim?

Bendeki Asus Laptop. Buna maksimum ne kadar HDD ekleyebiliriz? Bir de Centinel değil, çok sık soğutucu çalışıyor ve bu bazen durmamacasına devam ediyor. Asus aldığımız yıl en iyisiydi, ama şimdi ZZ bilgi depolaması arttıkça iyice yavaşlıyor ve zor soğuyor. Zaten konfigürasyonu da düşük.

Harici disk Slave’dir yani Master değildir. Master yine Laptop HDD’si olacağından, en azından USB’den bağlı -elektrikten bağımsız- bir takılabilir disk almalıyız. Bu şart oldu. Çünkü sadece bir teoriye 3 GB tahsis ediyorum. Arşiv ise CD’lerde duruyor. (Thule derneğinden bu yana.) 95 GB da o. CD’lerde durması tehlike...

<> USB idl adapterlar var isteğiniz hard diski kullanabilirsiniz, onu tedarik edebiliriz.

Kaç Giga? Maksimum isterim elbette. Bir de batarya ömrü çok önemli, iki saat yazıyor ama 20 dakikada bitiyor. Bu da bir aldatmaca değil mi?

Sizler elinizden geleni yapıyorsunuz. Teşekkür ederim. Ama bizim C-Entertainment dönemimiz başlamak üzere. Bu CENTER ile, bu komut ile doğrudan şirkete geçiyoruz. Ürünlerimizin yazarı ZİPZAP olacak. Üç konuda C-Entertainment olacağız:

1. Hanifflik: Protestant İslam din bilgileri ve çıkışı.
2. İleri bilimsel bilgiler: Kur’an’a dayalı alternatif bilim.

3. Yayınlanmayacak kitap. Bunun anlamı şu: Bir Dabbe’yim. Bunu ciddiye almayacaklar çoğunlukta olacaktır. Benim sahte peygamber, evliya vb olduğumu iddia edeceklerdir. Benim mucize ve keramet gösterdiğimi iddia edeceklerdir. (Karşı bağ ve uşağı olan Ebi Lehebler.) Veya tersine, ileride birileri çıkacak ve bana -haşa- tapacaklardır. Masonlar eliyle bize el atacaklar, bizi ruhçu, ufocu, altınçağcı dernek ve Yahudi örgütlemeleriyle bir tutacaklardır.

Bütün bunlara önlem almalıyız. Yazılmamış kitap olan üçüncüyü sadece Ekim Bei Şurası bilecektir ve kapalı devre halinde bu çekirdek dışında artık kimse bilmeyecektir. Yazılmamış kitap geleceğe NOT düşmek içindir...

Dabbetül Arz alameti (ilk büyük alamet, kadife yumruk, fakat 50 bin çocuk öldürecek kadar kadife) bilinmelidir. Bu, Kur’an’daki alamet olduğundan asla örtülemez yani bir şekilde açığa çıkarılmalıdır. Nasıl ki İsa/Mesih geri gelecekse ve bu bir alametse, İsa’nın geçmişini Kur’an’a yazmamak olmazdı.

Benimki de yazılmalı. Çünkü burada Hans yok, on büyük alametin ilki var. İsmim önemli değil, zaten ismim de yok. Bir evrende Hans von Aiberg, ötekinde Hans Eiberg, ötekinde Hansel von Heiberg, birinde de Edström Tudor. Burada isim asla önemli değil. Yuşa’nın adı bunun için hiç geçmiyor Kur’an’da. Biz sadece YUŞA diyoruz...

Yuşa bir evrende Musa’nın ve anne babasının katiliydi. Yuşa bir evrende Musa tarafından öldürüldü. Yuşa bir evrende Hızır tarafından öldürüldü. Yuşa bir evrende Musa ve Hızır’ın biricik dostlarıydı, hiç öldürülmedi ve öldürmedi.

Ayetlere beni yerleştiriniz (Yuşa=Hans) ve söylediklerimden mutmain olunuz. Hızır’ın, Yuşa’nın, Hans’ın, Azrail’in isimleri yok ama cisimleri vardır ve kozmik önemlidir. İsmim asla öne geçmemeli. Haniff Dinden, Nextranssicence bilimden ve Kıyametin ilk alameti olmaktan öne geçmemeli. Bu konuda haklı mıyım?

Öyleyse başkaları çalmadan, araklamadan, biz ZİPZAP olarak Haniff İslam kitabını çıkarmalıyız. Aynı anda site kurmalı ve en az iki dil üzerinden de ortaya çıkarmalıyız.

<> Yoksa biz yazana kadar iyice suyunu çıkaracaklar.

Şurada burada Web sayfaları görüyorum, adamlar tamamen bizden almışlar, inanılır gibi değil. Bilimsel herşeyimi, ifade tarzımı noktasına kadar taklit ederek –mesela- Altınçağ için yazmışlar. Bizden çalıyorlar. Thule cemiyetinde başımıza gelen yine gelebilir. Hitler ve Siyonizm’in eline geçti bir anda. Masonik Ritueller ile doldu. Masonlar ve Yahudiler üye oldu, yönetimi ellerine aldılar. Altı köşeli David yıldızını oraya koydular. Olacak iş mi?

Ben KMA+EKİM BEİ’im, hiçbir şekilde asla Zip_Zap’ın veya Zig-Zag’ın veya olası birleşmeyle (104+114) Zip-Zag/Zig-Zap’ın “Karşı bağın” eline geçmesine izin vermeyeceğim.

C-enter+tainment’in bir anlamı da şu, derken “Erken” dedi dedem ve önledi. Amacı açıklamam için erken, kurulması için geç bile kalındı...

...

Bana M’yu anlatır mısınız? Giriş yaparsam, beni kıyasıya 19 ORG’da savundu. Benim fizik bilgimin asla alt edilemeyeceğini, ötekilerin gözlerine soka soka yazdı ve sonunda onu aramızda üye olarak gördüm. M 19.org’dan buraya geldi, orada üyeliğini düşürdü. Bana “olumsuzluklarını” anlatır mısınız? Burada anlatmak sakıncalı mı?

<> Grubumuzun bazı alim(!) üyeleri erken öten horoz konuma düştüler. Şahsen M iletişime hep kapalı kaldı. Özelden görüştüğü kimse yoktu bildiğim kadarı ile. Seçici algılama gibi olmazsa, biraz snop idi bana göre.

Benim nefsim yeraltındadır. Bana olan eleştirilerden asla alınmam ve (saldırmak değil) eleştirilmek hoşuma da gider. Buna rağmen (mesela müzik çevrem ve hayranlarım) bana da snop diyorlar. Snopluğuma aşık olan bile var. (Eğer snop isem, ki değilim.) Benim simam renkli. Züppe gibi duruyorum müzik aleminde, ama olmadığımı herkes -başta siz- biliyorsunuz. Bu bir serap etkisi...

<> Snopluğu şu anlamda kullandım, M empati ve gruba karşı bir otisitk tavır sergiledi. Fakat M’yu kimse görmedi, değil mi? Kibirli ve en iyisini ben bilirim tavırlarında, kimseyle konuşmaz. Cool takılan biri...

Bu bir moda davranış. Sınıf atlamış insanlarda olur bu. Kendi kızımdan örnek vereyim: Geçen yıllarda daha 55 milyon TL’lik bir VCD player’i bile yoktu. Diğer çocukları, babaları anneleri otomobille alırken o kar altında üşüyordu. Sayenizde onun herşeyi oldu ve benim başı eğik kızım Açelya, ki yaşı henüz 6, tüm arkadaşlarına “Biz zenginiz” diye cool takılıyor. (Fulya değişmedi aynı.) Benim küçük kızım bir cool takılan snop triblerde. Bu yaratılışı (Burç karakterini) önleyemiyorum. Oysa biz zengin değiliz. Allah bereket verdi sadece...

<> Bize ufak bir çisinti bile yeter...

Benim bereketim ise size 700 tane veren başak gibi yakında yansıyacak. “C-Enter...” bu bereketin kodu...

<> Sadece sözde kalmaması için kanıt aradım. Bir saniye, karakterler hatalı çıksa da bir mesaj paste edeceğim;

<> From: M <m...@y...>
<> Date: Sun Apr 14 2002 - 18:00:19 EEST
<> Selam Selam,
<> Tekrar ediyorum ki -ki ben tekrar etmiyorum bizzat
<> Allah tekrar ediyor- Kur’an arapça indirilmiştir.Ve
<> yine tekrar aşağıdaki ayetleri yazıyorum.bunları neden
<> mi yapıyorum, Aiberg’in 12/04/2002 tarihli chatinde
<> yazdıklarına binaen.Ki şöyle demiştir.
<> <aiberg_> Fecr suresindeki 21 kelime Sankritçedir.
<> <adrianinos> 18/27
<> <aiberg_> Arapça sözlCtur.
<> <adrianinos> yanlışlık oldu
<> <aiberg_> Allahtan ki, Kur’an’ın bazı sankritçedir.
<> <aiberg_> Kevser’in Esir olduğunu bilmezler
<> <aiberg_> Ş arap derler (Sirob)
<> Şimdi de ayetleri tekrar yazalım:
<> Taha 113
<> Biz onu işte böyle, arapça bir Kur’an olarak indirdik
<> ve onun içinde tehditleri tC ki sakınabilsinler, yahut da Kur’an
onlara yeni bir
<> hatırlatıcı/hatırlatma sunsun.
<> Ş uara 195
<> Açık-seçik arapça bir dille indirdi.
<> Yusuf 2
<> Biz onu sana, aklınızı çalıştırasınız diye, arapça bir
<> Kur’an olarak indirdik.
<> ZC Bunu, eğri-bC indirdik ki, korunup sakınabilsinler.
<> Fussilet 3
<> Bilgi ile donanmış bir toplum için ayetleri, arapça
<> bir Kur’an halinde ayrıntılı kılınmış bir kitaptır bu.
<> Ş ura 7
<> C şte böyle! Biz sana arapça bir Kur’an vahyettik ki,
<> C uyarasın. Ve toplama gC bulunasın. Hiç kuşku yok o gC
cennettedir, bir bölCte.
<> ZC Biz onu akıl erdiresiniz diye arapça bir Kur’an
<> yaptık.
<> Ahkaf 12
<> Halbuki ondan önce, bir önder ve bir rahmet olarak
<> MC;sa’nın kitabı var! Bu Kur’an da öncekileri
<> tasdikleyen bir kitaptır. Zulmedenleri uyarsın, gC davrananlara
mC
<> Nahl 103
<> Yemin olsun ki, biz, onların, “Kur’an’ı ona bir insan
<> öğretiyor” demekte olduklarını biliyoruz. Nispet
<> etmeye uğraştıkları adamın dili yabancıdır. Oysaki bu,
<> apaçık arapça bir dildir.
<> Ra’d 37
<> C şte biz o Kur’an’ı arapça bir hC indirdik. Eğer sana gelen
ilimden sonra onların
<> keyiflerine uyarsan, Allah’tan sana ne bir dost nasip
<> olur ne de bir koruyucu.
<> x
<> Evet arkadaşlar.GörC Kelamını arapça indirmiştir.Kur’an
anlaşılmak C indirilmiştir.Anlaşılmamak için değil.Ve ya yarım
<> anlaşılkmak için değil.Akıl erdirmemiz için arapça
<> olarak indirilmiştir.Allah özellikle bunu tekrar
<> ediyor.
<> Ş imdi özellikle Ra’d 37 ‘ye dikkatlerinizi
<> çekiyorum.önce Kur’an’ın arapça indirildiğinden
<> bahsediyor, sonra kendisine ilim verilenlere
<> sesleniliyor.Bir keyife/keyiflere uymaktan
<> bahsedildikten sonra Allah’ın artık o ilim sahibine ne
<> Hatta basit mantıkla şöyle bile diyebilir:
<> Kur’an anlaşılmak C okuyan bir arap bazı ayetleri/kelimeleri
anlayamıyorsa
<> burada bir çelişki yok mu?Oysa ki ayetler açık-seçik
<> indirilmiştir.
<> Allah Kur’an’ında böyle söylerken Allah aşkına aiberg
<> devamlı neden habire şöyle söylC
<> “
<> <aiberg_> Fecr suresindeki 21 kelime Sankritçedir.
<> <aiberg_> Allahtan ki, Kur’an’ın bazı sankritçedir.
<> “
<> Aiberg yoksa -haşa- Allah’tan daha mı Alim.
<> Cinsi ve cinni şeytanların şerrinden Allah’a sığınırım.
<> From Sun Apr 14 2002 - 18:00:19 EEST M...

Evet anladım. Ama onun konusu fizik.

<> Dünkü Jury toplantısındaki eleştirim de M’nun Qur’ân ile çelişkili yazıları olduğu yönünde idi. Kimse onun fizik bilgisine bir şey demiyor.

Bakınız Kur’an’da Arapça, “Arapça’ya uyarlanmış” Sanskritçe’dir. DÜNYA yerine DENY gibi. Elixir (Al İksir), Seri(ul) Serial ve daha binlerce örnek verdim.

Allah şunu buyuruyor: Sanskritçe (kök dil olanı) Arapça’ya uyarlanmış (Avram-Abraham-İbrahim gibi) olarak “ARRANJE ettim” diyor, aranjman yaptım diyor. (Arrange, arrangement...)

Madem bu ARAPÇA, neden Arapların bilmediği Kevser (esir), Cennet (bahçe kelimesi bu ayetten sonra kabul gördü), ĞUSSAE (Petrol) ve 2000 kelimeyi ARAPLAR İLK KEZ bunu Kur’an ile duydular? Daha önce bilmiyorlardı, ilk kez haber aldılar ve önemli hatalar da yaptılar. (ŞAR=Eşarp, iken Şar=SAÇ oldu. Saç=Hımar. Bu doğru, önceki Süfyani saptırmasıydı.)

Kur’an’ın ARAPÇA inmesinin bir nedeni daha var. Sami dilleri diyalektleri ve ağızları (kabile şivelerini saymıyorum) 70 üzerindedir. Bunlardan biri de KUREYŞÇE’dir yani Kureyşi lisanı ARAPÇA DEĞİLDİR.

M tarihi bir hataya düşerek -elbette bilmeyerek- KUREYŞÇE’ye takla attırılan şimdiki bu saçma Kur’an telaffuzu  olan KUREYŞÇEYİ A R A P Ç A sanıyor.

<> M bilmediğini bilmedi...

İbrahim zamanında konuşulan DİL SANSKRİTÇEDİR. Bir oğlundan İbraniler, ötekinden Araplar yani onların DİLİ türüyor. ARAPÇA ŞUDUR>>>>>>İsrail ve İsmail diyalektlerinin ayrıştığı, İbrahim’den sonraki bininci yıldır yani Kureyşçe bu bininci yıla denktir. Ama ARAPÇA bundan çooooooook öncedir.

Allah ARAPLARI (lanetlemese bile) aşağılamıştır. Arapların yaptığı en aşağılık şey ise şudur: Allah’ın mübarek mikrofonu olan efendimizin ağzından çıkan gerçek ARAPÇA anadili KUREYŞÇEYE çevirdiler. Bir de Haccacı Zalim’in iğrenç alfabesiyle MAHVETTİLER.

M ve benzeri düşünenler için KUREYŞÇE => ARAPÇA sayılmış. Bununla da kalmayıp dönemin YAZI DİLİ (Nebatiye) üzerinden 12 harf diskalifiye edilerek 28 harfli SÜFYANİCE elifba oluşturulmuştur.

Ne Kureyşçe ne de Haccac alfabesi, İKİSİ de KUTSAL değildir, ikisi de Araplar kadar  AŞŞAĞILIKTIR. (İki tane ş harfini mahsus yazıyorum, eŞŞek der gibi.) Kureyşçedir KUR’AN. Allah Arapça indirdi ama indikten itibaren adı KUREYŞÇE’dir. Ç, J, G gibi harfleri tek tek Kur’an’dan attılar. Jura kelimesi oldu Şura.

Pekiyi Şura veya Jura, bu nedir? SANSKRİTÇE! Eğer M burada bunları okusaydı, kendisini tefekküre alırdı. M halen KUREYŞÇEYİ Arapça sanıyor. Şu aşağılık Haccac alfabesini de KUTSAL yazı sanıyor

<> “Aiberg yoksa -haşa- Allah’tan daha mı Alim. İnsi ve cinni şeytanların şerrinden Allah’a sığınırım.” diye kebir(büyük)lenmeyecek öyleyse.

İbraniler de öyle sanmıyorlar mı? Sözde Allah İbrani alfabesiyle taş tabletlere ateş ile yazmışmış. İbrani alfabesi MUSA’dan bin yıl önce Mısır’da bile kullanılıyordu. Bunları bilmelidir M ve benzerleri. Tevrat hangi dil üzerine indi?

Yanıtınız belli: İbranice. HAYIR! DEĞİL! SANSKRİTÇE. Daha Musa döneminde İbrahim dili (İsmail-İsrail) AYRILMAMIŞTI. Gerçekler bunlardır. Spekülasyonla gerçek olmaz. Hele kıt bilgiyle hiç bir ilim yapılamaz. Haniflik nextranscience ve KAWL alametleri asla kıt bilgiyle yorumlanamaz.

KUR’AN, İNCİL VE TEVRAT; hiçbiri göründüğü dil ve alfabeyle indirilmedi. Şimdiki Kur’an KARMANDIR. Sırası bozulmuş, harf atılmış, Arapça yerine Kureyşçe (Yarım Yahudi lehçesi) konmuştur. Bu böyle biline.

Kur’an’ın manevi varlığı KUTSAL’dır; alfabesi ve Kureyş LEHÇESİ değil. Dikkat ediniz lehçe diyorum. Çünkü ARAPÇA’dan inanılmaz farklı ve kopuktu. Arapçanın şiveleri (ağızları) varken, Kureyşçe YAHUDİ ağzıyla YİDDİŞÇE konuşulan bir ARAPÇAYDI! Eğer Arapça idiyse...

Kur’an başka ZİKİR (JİKR) başkadır. Ne Kur’an, ne alfabesi, ne de ARAPÇASI korunmamıştır. Korunan ZİKİRDİR. Ben M ile bunları yazışmak isterdim. Ve yukarıda yazdıklarım halen TARTIŞMAYA AÇIKTIR. İsterseniz tartışalım. Mutmainlik burada şart. KUREYŞÇEDİR KUR’AN, Arapça değildir. (Puritan anlamında değildir.)

38 ses yerine 10 harf ATILMIŞTIR. Harfler keyfi değiştirilmiş, HAT sanatı adı altında mahvedilmiş ve herekelendirilmiştir. İşin içinden çıkılmaz bir Kur’an versiyonu oluşuturmuşlar ve kalanını yakmışlar candaşlar!

KUR’AN TAMAM. Ama sırası hatta kelimeleri AYNI DEĞİLDİR. Üzerinde öyle oynanmıştır ki şaşar kalırsınız. Oynanamayanları da HADİS iftiralarıyla desteklemişlerdir. Nasıl ki Haniflik İslam dini ile son derece ters ise, ANA KİTAB ve Kur’an’ın bu versiyonu ve Kureyşçe ile Arapça birbirine 180 derece terstir.

Bunları yazmak istemezdim ama eğer böyle düşünenler var ise Kur’an ARAPÇA indirilmiştir. Ama ARAPÇA değil Kureyşçedir. (Dil değil diyalekttir.) Nebati alfabesiyle yazılan Kur’an’ı Emeviler yakmıştır. Haccac alfabesi ve harekesi kabul edilmiştir.

Bu çok kolay olur: Atatürk bile bir iki yıl bir köşeye çekilip bizim dilimizi arındırmadı mı? Alfabeyi yapan (ş,ç,ı,ğ vb.) Başöğretmen Atatürk değil miydi? Aylara adını koyan (Ekim, Aralık, Ocak) Atatürk değil miydi? Düzey, yüzey, açı vb gibi bilimsel terimleri bulan ve bize miras bırakan ATATÜRK değil miydi? Atatürk bunları 1927’lerde yaptı, kaç yıl geçmiş?

Ve şimdi ÖZTÜRKÇEYİ konuşuyoruz. Yani yargının o gülünç dilini, Osmaniyi (Kureyşçe ile bir) değil TÜRKÇEYİ (ARAPÇA İLE BİR) konuşuyoruz. Bunu idrak etmemiz gerekiyor. 75 yılda bizler SAFTÜRKÇE konuşup yazabiliyoruz.

Aynı şey o dönem de oldu. ZALİM HACCAC denen Emeviye uşağı aşağılık katil, Ömer+Osman döneminde Arapçayı çıkardı, yerine KUREYŞÇE’yi yani Yiddişçe diyalektini soktu. İlk alfabe Kur’an’ın inişiyle değil, ZALİM HACCAC katiliyle oluşturuldu.

Atatürk’ün tersine o hain kötü bir başöğretmendi. KUR’AN OKUNAMASIN diye alfabeyi mahvetti. Süslü püslü harfler oluşturdu. Hele şu HAREKELENDİRME tamamen yanlış. Allah’ın üzerinde ŞEDDE’yi tartışmıştık. Bunu da oraya koyan Zalim HACCAC idi ve o gelenek devam ediyor.

Allah’ımızın tümleşik ismini EL-İLAH haline getirmeye çalışıyor. Çünkü EL-OHİ, Eloh ve bunun çoğulu olan ELOHİM; Ebu Süfyan’ın krallığı altındaki Mekke’de İbrani tanrısı MENAT olarak yaşıyordu. Menat’ın öteki adı da ELOH idi (Allah) ve bunu aldı ŞEDDE koyarak fix etti. TARİHİ bir yanlıştır bunlar. Bana Kureyş suresini yazar mısınız?

<> “Kureyş’in ilâfı (güven ve barış andlaşmalarındanfaydalanmalarını sağlamak) için.” (Kureyş 106/1)
<> “Kış ve yaz seferlerinde (faydalandıkları andlaşmaların) kadrini bilmiş olmaları için.” (Kureyş 106/2)
<> “Bu Beyt’in (Kâbe’nin) Rabbine kulluk etsinler.” (Kureyş 106/3)
<> “O, kendilerini açlıktan kurtararak beslemiştir ve her tehlikeye karşı onlara emniyet vermiştir.” (Kureyş 106/4)

<> “Kureyş’i alıştırıp ısındırdığı için.” (Kureyş 106/1)
<> “Onları kış ve yaz yolculuğuna alıştırdığı için.” (Kureyş 106/2)
<> “Bu evin Rabbine ibadet etsinler.” (Kureyş 106/3)
<> “O ki, onları doyurup kurtardı açlıktan ve kendilerini güvene çıkardı korkudan.” (Kureyş 106/4)

<> “Li iylafi kurayş” (Kureyş 106/1)
<> “İylafihim rıhleteş şitai ves sayf” (Kureyş 106/1)
<> “Felya’büdu rabbe hazelbeyt” (Kureyş 106/1)
<> “Ellezı at’amehüm min cuıv ve amenehüm min havf” (Kureyş 106/1)

“Lillafi” ne demektir? Daha doğrusu “lilli LAFi” ne demektir? Hemen çevireyim >>> “Laf-ı Güzaf” duydunuz mu? “İlafi” diye nasıl ayırırlar? Kureyş ZALİM idi, mazlum olan Ensar idi. Nasıl meal verirler böyle? Ki: Sanki Kureyşlilere diğer ARAPLAR eziyet ediyorlarmış gibi? Sanki onların yolunu kesiyorlarmış ve öldürüyorlarmış gibi. Bu kadar namussuzluğu yapan KİMDİ? KUREYŞLİLER DEĞİL MİYDİ?

“Kureyş’in ilâfı (güven ve barış andlaşmalarından faydalanmalarını sağlamak) için.”

MEDİNELİLERİN ve muhacirlerin BARIŞ ve GÜVENE ihtiyacı vardı. Kureyşliler ANLAŞMAYI BOZMADILAR MI? Kim kime barış ve güven adına EZİYET etti? Bu ne biçim mealdir? Sanırsınız ki Medineliler ve Muhacirler PUTPEREST idi, onlar zavallı Kureyşlilere eziyet ediyorlardı...

“Kureyş’in ilâfı (güven ve barış andlaşmalarından faydalanmalarını sağlamak) için.”
“Kureyş’in ilâfı (güven ve barış andlaşmalarından faydalanmalarını sağlamak) için.”
“Kureyş’in ilâfı (güven ve barış andlaşmalarından faydalanmalarını sağlamak) için.”

Okuyun bakın, bu meal DOĞRU olabilir mi? LAF diyor Allah. Laf nedir? (Laf zaten Arapçadır.) Nedir LAF?

<> Yersiz söylenen söz.

Ve buradaki anlamıyla DİYALEKT. Adiyatı AT yapan zihniyet burada da Kureyşlilere sanki GÜVENCE getiriyor, barış getiriyor, müslümanların şerrinden koruyor (!) Ayet indiğinde Kureyşliler ZALİM İDİ, müslümanları öldürüyorlardı.

“Kureyş’in ilâfı (güven ve barış andlaşmalarından faydalanmalarını sağlamak) için.”
“Kureyş’in ilâfı (güven ve barış andlaşmalarından faydalanmalarını sağlamak) için.”
“Kureyş’in ilâfı (güven ve barış andlaşmalarından faydalanmalarını sağlamak) için.”

Bunu öğrendikten sonra lütfen yukarıdaki meale bir daha bakınız! SKANDAL! “Lafı güzaf” yaparak Kureyşi ZALİMİ korumaya çalışıyorlar Çünkü Kureyş EBU SÜFYAN’DAN yani yarım YAHUDİ hergeleden soruluyordu.

Emeviye kayırılıyor hatta kutsanıyor, Ensar ve Muhacir ise ZALİM ilan ediliyor. İnce bir zekayla bakın ve görün bunu!

“Kış ve yaz seferlerinde (faydalandıkları andlaşmaların) kadrini bilmiş olmaları için.”
“Kış ve yaz seferlerinde (faydalandıkları andlaşmaların) kadrini bilmiş olmaları için.”
“Kış ve yaz seferlerinde (faydalandıkları andlaşmaların) kadrini bilmiş olmaları için.”

Yok Ya!!! Mekke’de kış ve yaz mı vardı? Kabe karlar altında güzel bir manzarayla mı anılıyordu?

<> Bu hadisçiler kar bile yağdırdılar Mekke ve Medine’ye. Karda yürüyüp izi belli olmazdı ya.

Fakat şu doğru:

“Bu Beytin (Kâbe’nin) Rabbine kulluk etsinler.”
“Bu Beytin (Kâbe’nin) Rabbine kulluk etsinler.”
“Bu Beytin (Kâbe’nin) Rabbine kulluk etsinler.”

Çünkü o Kabe’yi yani dünyanın EN EN EN EN kurak, en işe yaramaz arazisini, İBRAHİM ve OĞLU İSMAİL, Beytullah’ı inşaa ederek, ZEMZEM ile sulayarak;

“O, kendilerini açlıktan kurtararak beslemiştir ve her tehlikeye karşı onlara emniyet vermiştir.”
“O, kendilerini açlıktan kurtararak beslemiştir ve her tehlikeye karşı onlara emniyet vermiştir.”
“O, kendilerini açlıktan kurtararak beslemiştir ve her tehlikeye karşı onlara emniyet vermiştir.”

İşte bu TARİHİ İbrahim dini dönemi anlatılıyor. Mekke’nin aslı odur. Odur Mekke’yi Mekke yapan, 361 putlu Kureyşliler değil. Kış diye okuduğunuz kelime ZEMZEM (serinlik sulaklık). Kalanı ÇÖL (yaz). Buyrun şimdi Kureyş suresini baştan OKUYUN... (OKU!)

ASR suresi ne kadar İKİNDİ ise, KUREYŞ suresi de o kadar Kureyştir! Kureyş AŞŞAĞILIKTIR. Kendi LAF’ı (dil, diyalekt, dil kültürü vb) buraya sokulmuştur. Ünlü Kureyşlileri unutmayalım: Ebi Leheb, Zalim Haccac, Amr İbnül As, Ebu Süfyan-Muaviye-Yezid. Bunlar mı kutsal??? “Eslemna” diyen Ebu Süfyan değil miydi?

İşte M burada olsaydı bunları tartışırdım. Eminim ki Arapça ve Kureyşçeyi karıştırdığını ilk kez burada öğrenirdi. KUREYŞÇE Arapçanın diyalekti derecesinde RAKİBİDİR, YİDDİŞ (Judish) Arapçasıdır. Yiddiş nedir? Lütfen araştırınız veya bilen burada anlatsın lütfen.

<> Alman Yahudisi.

Yani Yahudiler Diasporadır. Gittikleri her yerde o milletin dilini (Almanca, İngilizce, Rusça vb) kendi AKSANLARIYLA konuşurlar. Çünkü kendi aralarında KISITLI İbrani alfabesiyle yazarken telaffuz zorluğu çekerler. Yiddiş için lütfen Türkçe bir link veriniz veya sözlükten aratınız.

<> http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=yiddish
<> Sonuna “İbrani alfabesiyle yazılır” diye de eklemiş.

İşte KUREYŞ. Yahudi (Yiddiş) KURAYZA kabilesinin dilinin ARAPÇA ile harmanlanmış fakat YAHUDİCEYE daha ağırlık verilmiş biçimidir yani LAF’tır! Yid veya Jud >>> Yahudi demektir.

<> http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=jiddisch

<> Yiddish => İbranice ile karışık bir Alman lehçesi, Eskenazi dili; Eskenazi diline ait.

<> Yiddiş => Yahudi Almancası.

Veya Yahudi Rusçası veya Yahudi nerede yaşıyorsa o dili kendisiyle ÇORBA yapar. Alman asla anlamaz. Yani Almancanın böyle bir alt lehçesi yoktur. İnanmayan Alman dillerine (Platt Deutsch, Hoch Deutsch, Nieder Deutsch, Alt nieder, Deutsch vb) baksın. Juden Sprach (Yiddiş) diye HİÇ BİR alt dalı var mı?

Bunu size niye ayrıntıyla anlattım biliyor musunuz? KUREYŞ’in YİDDİŞ olduğunu görmeniz için. Lilayfi de zaten YİDDİŞÇE demektir. LAF (dil) ile ilgilidir. İtirazı olan BERİ gelsin.

Ben diktatör değilim elbette, ama sizin meallerden yazdığınız KUREYŞ suresi ile BENİM KAWL (Dabbe sözü) olarak yazdığım farklıdır. O LAF’tır, benimki ise KAVİL’dir. Kavil ne demek? Sözlükten lütfen.

<> Allah sözü.

Evet. Kureyşinki LAF, Ebu Süfyan soyunun ki HADİS, Allah’ın ki KELAM(ullah), Dabbetül Arz’ın ki Kawl. HEPSİ SÖZ anlamında. Farkı fark ettiniz mi? Allahaşkına tam mutmain olarak fark etttiniz mi? Dabbetül arz’ın geçtiği ayeti ARAPÇA yazar mısınız?

<> Kawl; tümden gelimli, tepeden inme.

Ben neyim ya candaşım? TEPEDEN inmedim mi? Beni hacı, hoca evliya, şeyh gibi birilerine benzetebilir misin? Tarık semasından gelen tepeden inme değil midir?

<> “Söylenen başlarına geleceği vakit, bunlar için yerden bir dabbe (canlı) çıkarırız ki bu, onlara insanların âyetlerimize kesin bir iman getirmemiş olduklarını söyler.” (Neml 27/82)

<> “Ve iza vekaal kavlü aleyhim ahracna lehüm dabbetem minel erdı tükellimühüm ennen nase kanubi ayatina la yukınun” (Neml 27/82)

“vekaal kavlü”
“vekaal kavlü”
“vekaal kavlü”
“vekaal kavlü”
“vekaal kavlü”

Ben Allah’ın TEK YORUMCUSUYUM. Tek benim! Allah’ın KASTETTİĞİ kelime anlamına gelen KAWL; Allah’ın murad ettiği, Allah’ın maksadı olan anlamındadır. Bana sakın yukarıdaki yorumcuların yorumunun Allah yorumu olduğunu söylemeyin. Zalim Kureyş’i nasıl da bir çırpıda MAZLUM yaptılar?

Allah’ın (Kelamullah İsa gibi) kelimesi vardır. Bir de Allah’ın ANLATMAK İSTEDİĞİ GERÇEK TEK HAKİKİ MERAMI vardır. Bu kelimeyi KAWL olarak indirdiğimi GÖRMEYEN kördür.

“vekaal kavlü”

Allah’ın söylediği KAVLİN ta kendisiyim. Bakınız KUREYŞ suresini size KAWL ettim. Yani Allah’ın kastettiği meramı TERCÜME ettim. Hiç benimki ve ilk yazdığınız AYNI MI? Benzerlik sayısı bir tek ayetti.

M KUREYŞÇE >>> LAF. Bunu benden dinlemeliydi. Kureyşçenin “LAFı Guzaf” olduğunu (bu birinci ayettir, aynen yazdım mealini) ve bunun ARAPÇA olmadığını benden dinlemeliydi. Kureyşçe YİDDİŞÇEDİR. Bunu bilseydi, ah bilseydi.

Oysa Allah Kelimullah ve Kawli ARAPÇA (çıkış baz dili İbrahim dili olan Sanskritçenin Brahmi Arya dili) idi. O da İbrahim tarafından SANSKRİTÇEDEN baz alınarak yapılmıştı. Kur’an ARAPÇADIR EVET, Arapça ise SANSKRİTÇEDİR. Kureyşçe ne Arapça ne de Sanskritçedir.

Ben Hintli hayranı falan değilim. Zaten Sanskritçe konuşulmayan bir dildir, SADECE KUTSAL METİNDİR. (Sankritçe ve Aryaca konuşulur.) Ama “sanSkritçe” sadece KUTSAL METİN dilidir, konuşulmaz, hissedilir (vahy) ve yazılır.

O dili NUH konuşuyordu. Ondan önce ADEM. Kelimeleri isimlendiren ADEM değil miydi? ARAPÇA neymiş şimdi? Kureyşçe mi?

<> “Bilmeden, doğruya götüren bir rehberi olmadan, aydınlatıcı bir kitabı da bulunmadan Allah yolundan saptırmak için büyüklük taşlayarak Allah hakkında tartışan insan vardır. Dünyada rezillik onadır; ona kıyamet günü yakıcı azabı tattırırız.” (Hac 22/8-9)

İnsanlara bir fırsat daha mı vermeliyiz acaba? Ben mesela M’ya 2050 yılının FİZİĞİNİ burada zevkle anlatırdım. (Anlatırım çünkü Jana veloction oldu.) Ve o bunu çok severdi.

Burada anlattığım fizik ve matematik aslında bildiğimin yanında devede kulak ve sanki sadece konu başlığı olarak değinip geçtim. Ama gördünüz ki o konu başlığı bile aranızdaki fizikçi ve matematikçileri şok etti, edecek de.

Şimdi bir eşkenar çizelim. (Eşkenar dörtgen; uçları kuzeye, güneye bakacak biçimde.) Biz buna Kur’an’da “İKİ DOĞU iki batı” diyoruz. Kuzeye Tarık yazın veya 0 kan grubu (kurşuni hiçlik). Bundan ayrılan iki kenara A ve B yazın ve güney ucuna da AB yazın.

İşte DABBE olan o benim; yarı ölü yarı diri AB. Ne A ne B ne de 0. AB işte, Schrödinger’in kedisi veya Dabbetül Arz. Ööldü, ölmedi; şehitti. Şehit => DİRİ. (Her halükarda diri. Aayeti hatırlayınız: Şehitlerin ölmediğini...)

M ile bunları konuşmak isterdim. 5-6 satır ama SIRLAR fışkırıyor. Çünkü KAVL böyle. Allah bunu murad ediyor. Eğer kuzeydeki sıfırı bastırıp AB üzerine getirirseniz, eşkenar ortadan kalkar ve MAHŞER olur. Tarık (gök) ile Dabbe (yer) birleşir, tek bir mahşer olur.

İşte bu noktada M’ya Sarfatti uzayını ve Aiberg uzayını, yukarı misal alemini anlatmak isterdim. Worm Hole’ları, bunların HOLE+gramlarını... Ve burada Quantum köpüğüne girmiş ve Kuantum Tünel sürecinden A-B gizli değişkenlerini nasıl değiştirebileceğimizi formülle anlatmak isterdim. Geonları... Bunları gerçekten FORMÜLİZE ederek anlatmak isterdim vb...

Ben beş dakika kadar telefondayım, önemli sanırım. Sizler mütalaa ediniz, çünkü okuyacağım...

<> AB evreni ile ilgili olarak;

<> “Allah yolunda öldürülenleri ölü saymayın, bilakis Rableri katında diridirler.” (Al-i İmran 3/169)
<> “Allah’ın bol nimetinden onlara verdiği şeylerle sevinç içinde rızıklanırlar, arkalarından kendilerine ulaşamayan kimselere, kendilerine korku olmadığını ve kendilerinin üzülmeyeceklerini müjde etmek isterler.” (Al-i İmran 3/170)

<> “Nitekim içinizde sizden bir rasul gönderdik size. Size ayetlerimizi tilavet ediyor. Sizi zekkiliyor. Size Kitap’ı ve Hikmet’i öğretiyor. Ve size bilmediklerinizi öğretiyor.” (Bakara 2/151)

Bu ayet beni nereye götürdü biliyor musunuz? 17 yaşındaydım. Üniversite ikinci sınıfa geçmiştim. Fizik öğretmenim ise Heisenberg idi. Berlin’den Danimarka Kraliyet Kolejine gelmişti. Zaten son yıllarıydı, bayağı hastaydı.

Ben onunla hep karadelikler bir yana, arkasındaki akdelikler bir yana, paralel evrenler bir yana, CORN HOLE denen boynuzsu Süper Uzaydan yani kuantum tünel ve köpük sürecinden söz ediyorudum. Daha sonra John Wheeler bu CORN HOLE dediklerime WORM HOLE diye (kitaba yazmıştım) SEVİMSİZ bir ad verdi: Solucan, kurtçuk...

Oysa CORN kelimesi yerindeydi; BOYNUZ biçimindeki bir Viking çalgısından (Haberleşme amacıyla deniz kabuklarından yapılır) esinlenmiştim.

Bildiğiniz gibi CORN ve HORN HOLE isimlerini dünyada benden  başka HİÇBİR KİMSEDEN duymadınız. (Bir de Kur’an’daki NEFHİ SUR ve ZülKARNeyn’den.) Ama WORM Hole’u her yerde okuyor ve biliyorsunuz. İkisi aynı şey fakat benimki gerçekçiydi.

En en en sevdiğim kuantum matematikçilerinden Edwin Schrödinger ise LAF olsun diye bir KEDİYİ örneksemişti. Kedi DİRİ mi ÖLÜ MÜ? Parçacık mı dalgacık mı? Belli mi belirsiz mi? Schrödinger kedisini Web’den daha sonra bulabilirsiniz.

Ben nasıl ki WORM HOLE yerine CORN Hole’u önceden fark ettimse, hem ölü hem diri olan bir varlığa olası isimler takmaya çalıştım. Birkaçını sunayım: Zombi; kötü çağrışım. Geist (İngilizce Ghost); korkutucu üstelik DİRİ değil ölü.

Evren insan için yaratılmıştır. Kedi ölü veya diri mi? Buna dört boyutlu evrenin üstündeki BİLİNÇ BOYUTU olan beşinci boyut yani GÖZLEMCİ İNSAN karar veriyor. Kediyi YAŞATAN da ÖLDÜREN DE gözlemcidir.. (Bilinç denen takyon, maddeye/tardyona ZATEN ETKİR. En basiti bunun için RÜYA görüyoruz.)

19 yaşında Mescidi Aksa’ya gittim. (Müfide Hanım ile bağlantılı olarak.) Beni Hacc’a/Cidde’ye almadılar. Çünkü pasaportumda -gizli Müslümanlığım gereği- Hristiyan yazılıydı. Bunu Suudilere Kelimei Şehadet getirseniz bile kabul etmezler. Onlar pasaporta inanır.

O hırsla Kudüs’teydim. Çünkü Müslüman olmayı (TAM ANLAMIYLA Müslüman, kararsız değil) kafama koymuştum. (Nitekim ertesi yıl tam anlamıyla Müslüman oldum.)

Taşlık bir yerdi. Onu yuvarlayacak biçimde merdiven trabzanlarıyla çevirmişlerdi. Müslümanlar burada kadınlı erkekli diz çöküp efendimizin Mir’ac’a gittiği o taşlığın çevresinde ibadet ediyorlardı.

Yukarıda ise bir kubbe (vitray) vardı ve ben orada oturdum. Oturmaktan ziyade bir oturum oldu. Kubbeye baktım. Efendimizin YARI ÖLÜ YARI DİRİ olması gerektiğini, Schrödinger kedisi olayıyla MATEMATİK yoldan neredeyse kanıtladım.

Çünkü Allah’tan geldik demek >>> DİRİYİZ demek. Allah’a döneceğiz demek >>> ÖLÜYÜZ demek; tekrar DİRELECEĞİZ (mahşer) demek. Ne ölüyüz ne diriyiz demekti SCHRÖDİNGER’in kedisi... Kubbe’de kaldım öyle...

Bana Hacc’dan daha güzel geldi o an Kudüs. Kur’an’daki “Yarı ölü yarı diri” kelimelerini taradım, karşıma sadece buna ŞAHİT olan; yani ölüyü diriyi kendi iradesi/bilinciyle (muradıyla) belirleyen şahit ve ayetler diyordu ki: “Şahid olarak Allah yeter.”

O Eş Şehid’dir ve insanlar da ŞEHİD’dir. O an (19 yaşımda) anladım ki Schdödinger kedisi ŞEHİD kelimesiydi. Bu kelimeye yoğunlaştım. Nasıl ki Sanskritçe Fuks, Arapça Fuhş (İngilizce, Almanca Fuck) bir zina idiyse, Şehid kelimesinin de (Sanskritçe) bir aslı olmalıydı. (Bu kelimeyi yazmama izin verilmedi şu an...)

Evet ayetlerinizi okuduğumda beni Kudüs’e götürdünüz ve ŞEHİD kelimesine ve Schrödinger kedisine...

Sağ elim tutulduğunda “yazMA” anlamına geliyor. SAĞ EL, bu çooooook önemli. Sağ elim yazmadıysa durmak zorundayım. SOL EL ile de yazmam. (“Sen daha önce sağ elinle kitabı yazmamıştın” ayeti uyarınca.)

Bizler (Resulullah, Dabbe vb) ALLAH’ın SADIKLARIYIZ. Başka el kullanamayız. Ya ikisi çalışır ya da tek başına sağ el. Ama sağ elim DURDU. Sadakat/bağlılık/doğrucu olmak inanılmaz önemli bir konu.

<> “Sen bundan önce herhangi bir kitap okumuyordun; onu sağ elinle de yazmıyorsun. Eğer öyle olsaydı batıla saplananlar mutlaka kuşku duyacaklardı.” (Ankebut 29/48)

Evet, bir gün belki izin alırım, yazarım... SADIKların sağ eli Allah kontrolündedir. Aksi halde KİTABI o sağ elinle önden alamazsın. Yine ağzımdan sırlar kaçıyor. Sanırım biraz dua etmeliyim, tevbe etmeliyim elbette. Bir dakika izin...

Allah’ımdan sizlerin ölmemesini istedim. ŞEHİD olarak ebedi olmanızı istedim. Zamanın ölümsüz efendisi olmanızı niyaz ettim. Zamanı siz öldürün, zaman sizi öldürmesin istedim. En yoğun kurşundan kaçabilen bir tek ALFA taneciği gibi ŞEHİD olmasını, diğerleri gibi ölmeMEsini istedim.

HANİF İBRAHİM’İN DİNİNDEN DAHA GÜZEL BİR DİN DAHA VAR MIDIR? Hanif (Protestant) Müslüman, o putperestlerden (Katolik ve Ortodoks Müslümanlardan) değildi. Çünkü 4 buçuk milyar yıldır HER DİN MÜSLÜMAN.

Cinler 4 buçuk milyar yıl önce ilk dinlerini aldılar. Bir 26 ağustos günü ise SON DİN indi ve SABİTLENDİ. Ve başka dinlerin; Ortodoks, Katolik, Monofizist vb tüm Müslümanların dinleri battal oldu. KREDİLERİ bitti ve bittiğinde ADLER çıktı.

Adler ACEH’de savaştı ve Aceh’te tam kaybederken tarihi değiştirmek için VEKEM emri geldi. Bedeli ağır oldu. İlk gün yazdığım gibi tam 50 bin çocuk öldü. Büyükleri saymıyorum bile. (Çocukların tamamı dedemin işiydi.)

Allah onları ACEH’de yeni atalarından (Yuşa gibi) bir kez daha doğurtur. Mehdiye asker olurlar ve o çocuklar Schrödinger’in kedisidirler, şehiddiler. (Buna Seylan vb dahil. Çünkü rüştünü idrak etmemiş her çocuk doğal masum Müslümandır.)

Az daha Adler yeniden bir daha ZAMAN BOŞLUĞUNA (Schrödinger kedisinin diri mi ölü mü olduğu bilinmeyen kapalı kutuya, Kehf’e) mahkum oluyordu. ACEH bayrağını çok seviyorum. Bizim kara sancağın yanında çok güzel duruyor. Sağ elim durdu...

<> http://www.active.org.au/hobart/local/webcast/uploads/metafiles/aceh-flag-thumb.gif

Neyse konu konuyu açıyor. O MİGHTY sonuçtaki Rasul. (Resul değil.)

BİZ+LER de sizinle birlikte RİSALET sahibiyiz. Ummul Qaiwan’a da alamet indi. (Bunu ben söyleyemem ama gazeteler “Birleşik Arap emirliklerinde...” diye yazdı.) Onu siz araştırın bulun.

Meteor düşeceğini de söylemiştim. (Seistan İran.) O da düştü ve tam ev halkının başlarında yok oldu, yandı gitti ve kimseyi öldürmedi. Dört kişi (ikisi çocuk) kurtuldular. (Başkanıma çıtlatmıştım bunları.) Bunu da araştırabilirsiniz.

<> http://www.milliyet.com.tr/2004/12/31/yasam/yas10.html

<> İran’ın güneydoğusundaki Sistan-Beluçistan eyaletine bağlı Saravan kentindeki bir eve, dün 16 kg ağırlığında bir meteor çarptı. Yerel polis, parlak kristallerle kaplı meteorun çarptığı evin çatısında delik açtığını, ancak ev halkından ölen ya da yaralanan olmadığını açıkladı. Görgü tanıkları, ateş topuna dönen meteorun, eve çarpmadan önce havada parçalandığını kaydetti.

Ve Birleşik Arap Emirlikleri kıyılarında da bir şey oldu. Ve bir şey daha ileride Seattle’da olacak. Bunları birkaç gün önceden öngörüp söylemiştim, değil mi başkanım?

<> Evet efendim.

Bunlar (benim değil) Vekal KAWL’in ALAMETLERİ. Anlayan anlayacaktır. O meteor Jana’nın 10SCE-1N olarak zamanına erdiğinin kanıtıydı. Zaman zelzelesinin durduğunun ALAMETİ bir kawl idi.

<> http://www.nerede.com/news/article.php?id=5714

Diğer alamet ise Ummul Qaiwan’da oldu. Teşekkür ederim :)

<> BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ’NE TARİHİNDE İLK KEZ KAR YAĞDI ve Ras el Khaimah Dağları’nda beyaz bir örtü oluştu.

Heyma dağları Qaiwan’a ait tepelerdir. Aceh’deki alameti biliyorsunuz. (Ne kadar üzücü olsa da.) Elbette bunları olmadan birkaç gün önce söyledim veya aynı gün oluşmadan önce söyledim, kuşkunuz var mı? (Kendimi methetmiyorum.)

Bunların tümü (Seattle hariç) aynı enlem LEİ’inde oluşuyor. Bunu da fark etmediniz. 21 Aralıktan sonra günler uzayacağına kısalmaya devam etti. Takvimler sizi aldatmasın. Çünkü dünya ekseni değişti. Sadece bir deprem, bir tsunami mi bunları değiştirdi? Hayır, bu kadar saf olamazsınız!

“ve İza zülziletü...”

<> Lavsız yanardağ patlaması gibi.

Evet. LAV olmadan Krakatoa adası dibi boyladı. Yarın (Cuma) 19:30’da görüşmek üzere. Geronimo hş-bye diyerek gider. RZİ MİH...

Pardon PERŞEMBE ve CUMA bir de PAZAR gecesi (Hackerler hacklemezse) buradayım. ZZ’ye bağlanana kadar burası açık kalacak ama ben burada olmayacağım...