03 Ocak 2005 Tarihli Chat;
ss hoşbuluşturana hamd, ss ve ss candaşlara
Pazar günü, bendeki EMField kendi bilgisayarımı durdurdu. O geçti, şimdi herşey normal derken bu kez de chat için (saat 19:00 idi) açtığımda WİN AUthority bilmem ne exe 60 saniye içinde bilgisayarı kapattı durdu. Böyle bir şey başınıza hiç geldi mi? (Ben şu anda Macos formatıyla giriyorum.) Bu bir worm olabilir mi? (Birlikten kuvvet doğar...)
Virüs tarattım, sonuç sıfır, yani virüsüm yok görünüyor. XP kullanıyorum ve ilgili yamaları buldum. Fakat birini kabul ediyor, ötekisi için servis pack 2 path (yolu) istiyor. Sassar’dı biri.
İki yama vardı (patch). Biri direkt giriyor ve tarıyor bulamıyor. Ötekisi ise windows için yol bulamıyor Norton’u kullandım ama başarısız, bu kez panda ile arattım (ki her gün dört kez update oluyor) yine bulamadım. İki virüs programı da silmiyor, paralize ettim diyor, ama solucan bildiğini okuyor.
Halen kendi kendine kapanıp duruyor bilgisayar. (Bu yazdığım partition Macos formatlı. Ötekisi maalesef göçtü.)
Bilgisayar geri yüklemeyi de reddediyor ve üstelik "Israr etmeyin" diye bana resmen bozuk atıyor. Laubali bir diyalog kutusu çıkıyor...
<> Kaspersky Anti-Virus Personal deneyin. Diğerlerinden (McAffee, Panda, Norton vb'den) farkı , bunu bulması. Panda ve Norton ile tarattım, ama bir netice alamayınca, güvenli kipte bu programla tarattım ve düzeldi.
Güvenli kip de 60 saniyede kapanıyor. Bunu 60 saniyede hem yüklemek hem taratmak mümkün değil. Ağ kablosunu, hepsini çektim, düşünülebilecek herşeyi yaptım. (Bağlantım uydu telefon aktarmalı adsl ile, ayrıca ttnet de var.)
Güvenli kipte kapatmaması lazım kendini ama kapatıyor, ben de buna şaştım zaten. Sanki HDD içinde kontrolü elinde tutuyor. Bu nasıl bir virüs böyle? Şu anda bir partisyon oluşturdum ve oraya Macintosh formatı attım, size oradan bağlandım.
<> Sassar, sistemi kendiliğinden kapatır, internete bağlanılmaya çalışıldığında ya da cd/disket takıldığı anda devreye girer.
<> http://stu.uludag.edu.tr/modules.php?name=Forums&file=viewtopic&t=2900
<> Solucanı bilgisayardan temizlemeden yamayı kurmak bir işe yaramayacaktır. Öncellikle aşağıdaki linkte bulunan bu iş için özelleştirilmiş olan temizleme aracı ve bu işi nasıl yapacağını aşağıdaki sayfadan öğrenebilirsin.
<> Kısa süreli çözüm için bilgisayarının yeniden başlamasını engellemek istersen, denetim masası yönetimsel araçlardan hizmetleri seçip, oradan da uzaktan yordam çağrısına çift tıklayıp kurtarma sekmesinden bilgisayarı yeniden başlat seçeneğini eylem yürütme olarak değiştirirsen bilgisayarının yeniden başlatmasını engellemiş olursun.
<> http://securityresponse.symantec.com/avcenter/venc/data/w32.blaster.worm.removal.tool.html
Evet, ikinci yama W32.blaster idi.
<> Biz yamayı bulmuş ancak restart'ı engelleyemediğimiz için kuramamıştık.
Ben de engelleyemiyorum, illa ki yeniden başlıyor, başıma ilk kez geliyor, güvenli mod'da dahi reboot yapıyor.
<> Bir diğer yol:
<> Öncelikle, internete bağlanmadan önce, Windows XP kullananlar (2000 kullananlar dahil) start menüsünden run’a gelsinler ve regedit yazsınlar, daha sonra edit menüsünden find desinler, buraya msblast yazıp arama yaptırsınlar.
<> Arama sonucunda 1 ya da 2 yerde bu isimli registry key bulucaklar, hiç çekinmeden bu keyleri delete etsinler. Akabinde, windows explorer’ı açsınlar, açtıktan sonra (C dizini ise) C:\Windows\system32\ dizini altına geçsinler, burada msblast.exe isimli bir dosya görecekler.
<> Bu dosyayı silmeye çalıştıklarında silinemiyor uyarısını alırlar, nedeni bu dosyanın aktif durumda çalışıyor olmasından kaynaklanır, XP kullananlar task bar’a sağ mouse ile klikleyip Task Manager’ı seçsinler, burada Process kısmında msblast.exe isminde bir process görecekler, bunu endtask işlemi ile sonlandırsınlar.
<> Akabinde yukarda bulduğumuz msblast.exe isimli dosyayı silsinler. İşlem daha bitmedi, şerrefsiz evladı bu programı silinse bile tekrar yüklenmesi için bir pf dosyaya bunu saklamış, akabinde silinen dosya makina tekrar restart’landığı için oradan yükleniyor.
<> C:\Windows dizininde msbla ismini arattırsınlar, karşılarına msblast.exe... şeklinde devam eden bir dosya daha çıkacak, bu dosyayı silsinler... Makina restart, internete bağlan, patch indir geçmiş olsun...
Bunları hemen kaydedeyim.
<> Son öneri:
<> Sistemine çok bilindik bir virüs girmiş, Windows XP kullanıyorsan,
<> http://microsoft.com/downloads/details.aspx?displaylang=tr&FamilyID=2354406C-C5B6-44AC-9532-3DE40F69C074
<> çek ve kur. Sonra da bunu çek, virüsü temizle:
<> http://securityresponse.symantec.com/avcenter/FixBlast.exe
<> Şu son öneriyi denemekte fayda var. Bundan kurtulduktan sonra Kaspersky AV kurulabilir.
Kaspersky pek duyulmamış bir program, bu kadar başarılı mı? (Galiba bende de marka hastalığı oluşmuş,kendimi düzeltmeliyim.)
<> Panda ile tarattım 300 küsur virüs-trojan buldu. Kaspersky ile 600 küsurdu sayı. Üstelik Norton ve Panda gibi sistemi yavaşlatmıyor.
Allah Allah, bunu hemen kurmalıyız. Norton zaten pek çok trojanı atlıyordu, fark etmiştim. Bir de 2005 NDD çıkarmışlar; biri dedi çok iyi tarıyor, buluyor falan diye, bendeki 2003 Norton.
<> Norton süper şarlatanlığa vurdu kendini...
Ne demek yani, 2005'i mi satmaya çalışıyorlar? Buna inanırım. Zaten yönetim kurulu değişti (Symantec). Böyle durumlarda herşey olabilir. Panda bile yetersizmiş demek ki?
<> Kaspersky AV Personel 5.0.156
Kaspersky'yi nereden indireceğiz, kaç dolar? Bu iş çok önemli. Bu çağda elimdeki bilgisayar şu anda WEMBing'i yönetiyor. Parasına kıyıp en iyi korunma programlarını almak zorundayım.
Pazar gecesi ve Pazartesi (19:00’dan itibaren birbuçuk saat giremedim. Bendeki magnetik alana bağlamıştım, ama bir blaster’miş.
<> 41,50 $
Bunu hemen alalım. Belki onun trial bir süresi vardır, o süre içinde ödemeyi yapmalıyız. Trial olarak yüklenebiliyor mu?
<> Bu programın trial’ı yok. Yükleniyor fakat çalışmıyor.
Bunu hemen yüklemek isterdim, çalışmadıktan sonra değeri yok. Şu andaki bilgisayarım WEMB bilgisayarını dahi yönetiyor. Mesela şu bir koddur: Beattle<<<<Shuttle>>>>>Seattle. Bu ciddiydi.
Seattle'deki depremin durması için WEMB ile mekik kurdum. (Buna rağmen sallanacak.) Böyle şeylerle yoğunken bir de blaster’lere mi yenileceğiz burada?
Bunu yükleyince trial süre başlıyor mu? Selin lütfen kendine de bunu yükle. Çünkü benim bilgisayara bir şey olursa seninki daima yedeğim olacak. WEMBingo'ya bunlarla ulaşıyorum. İki bilgisayara emanetiz.
<> Bu solucan XP'nin bir açığından yararlanıyor. Asıl suç Microsoft'un...
MS aylardır sürekli güvenlik açığı yamaları yükleyip duruyor. Daha bitiremediler update'leri, ne bitmez güvenlik açığıymış! Acaba diyorum, ne olur ne olmaz, bir de Apple (Macintosh) dizüstü alsak mı?
<> Microsoft bu işleri yaptığı sürece bitmeyecek, bence kasıtlı yapıyorlar?
Büyük şirketler ve aileler bir süre sonra bir cıvıma ile yozlaşıyorlar. Geçen bir çocuğu sevindireyim dedim. YKM'de bir spor takım görmüş, bayramdı dedim götürdüm garibimi. Beğendiği takım fason bir marka, 155 milyon. (Aslında bununla üç çocuk sevindirirdim, ama keyfi kaçmasın diye aldım onu.)
Sonra bildiğimiz bir çarşıda aynı takım aynı marka kaç para dersiniz? Toplam 41 milyon...
Neymiş efendim, YKM. Marka yani. Cıvımış bunlar. Genç mirasyedi Harun bey, sanırım manken eşine (Ozan'ın eski hanımı) böyle para sağlıyor ve beni de kendisi ve Ebru Şallı hakkında dedikodu yapmaya zorluyor. Ailelerin bir yükselme, bir de inme tarihleri/süreleri vardır. Harun bunu yapıyor. Bu milleti salak yerine koyuyor. 41 YTL malı 109 lira fazlasına satıyor.
Daha önce de bir kızçocuğuna Barbi tipi bir okul çantası aldım, ünlü bir mağazadan. Aynı mal pazarda çeyrek fiyatınaydı. Bu yeni yetme çocuklara şu büyük mağazaları yasaklayıp, onları halk pazarlarında bir gezdirmeli velileri.
Büyük mağazaya en yoksul çocuklar gidiyor, bu ne iştir? Artık kimse yoksulluğun bilincinde değil mi? Eskiden Kemalettin Tuğcu kısa hikayeleri gibi dramatik olurdu yoksulluk. Şimdi en en en yoksul çocuk, benden sıradan bir dondurma değil (Maraş, Roma vb) en ünlü markaları istiyor. Alt tarafı dondurma yalayacaksın bitecek. Bunun Carte d'Or’u olur mu? (Allah'tan ki dondurmadan nefret ederim.)
<> Algida :)
Evet Algida. Bu Malta ada-devletinin bir markasıdır. Maltalılar, dörttü-üçü Arapça, kalanı bozuk bir İtalyanca olan tuhaf bir dil konuşurlar, bunu biliyor muydunuz? Yani AB üyesi ve masonluk merkezi Malta adasının Arapça konuştuğunu biliyor muydunuz?
Maltaca dili, Arapça’nın Latince’yle boca edilmiş en tuhaf lehçesidir. Sözlükleri Arapça’dır. Mesela La bella Nisa, güzel kadın demektir. (Oysa İtalyanca’sı donna’dır.)
<> Malta'nın melezliğini en güzel tanımlayan unsur, ülkenin resmi dili Malti, yani Magrip Arapçasının bir lehçesi... İçinde çok sayıda İngilizce, İtalyanca ve Arapça kelime barındırıyor. Semiyotik temeli ise eski Fenike dili...
İyi yakalamışsın. Aslında bu dil Mafia merkezi Sicilya'da da Mafya şifre dili olarak kullanılıyor. Şimdi ben bir harfitarif olan Arapça AL yanına yine Arapça olan ĞIDA kelimesini (besin demek) yazarsam ne olur?
<> ALGİDA
Gıda gerçekten, Fenike dilidir. Bu dil Araplar ve İbraniler bir gibiyken vardı. Bugün yoktur.
Bu arada o sevimsiz konuya dönmem gerekiyor. Verdiğiniz linkten Kaspersky'yi yükledim, ama açmadım henüz. Bunu diğer partisyona yükleyebilecek miyim? Yoksa bu partisyondan öteki partisyonu da arayıp bulabilecek mi?
Macos açık kodlu formattır, yani mac+OS (dos gibi) bu yüzden alır (Macintosh+OS). Şimdi bu indirdiğim programı açtığımda, öteki blasterli partisyonu (Windows) ayıklayabilecek mi? Şöyle diyelim. Blaster C diskinde, burası da E diski. (Tek HDD.)
<> Çalısan partisyondan öteki partisyonu temizlemesi gerekir. Linux olmadığı sürece problem olmaz; bütün ntfs, fat bölümleri tarar.
Bu partisyonu Linux üzerine kurdum zaten... Bir şey daha: Java galiba versiyonu yükseltmiş, farkında değildim. Bir de baktım ki yeni versiyon yüklenmiş. Fakat bu kez “ğışç” harfleri çıkmıyor! Mesela Yahoo'ya yazı yazamadım.
Bölge seçenekleri düzgün. HDD içinde mesela bir dosya açıp adını “ğışç” diye yazabiliyorum, ama size yazmaya gelince su koyveriyor. Bu da Java Applet yüklendikten sonra böyle oldu sanırım. Şu andaki klavyem Türkçe, hem de F. (Mac sadece Türkçe klavyedir.)
Yahoo'dan size yazmayı denedim, sonra vazgeçtim, çünkü bir rezaletti. Daha önce de oluyordu, fakat formatlayınca gideriliyordu yeniden yükleyince. Bu yeniden yüklemelerden illallah bıktım, bıktım, bıktım... Herşey sil baştan sinir bozuyor, bir daha başlıyorsunuz, ki bilirsiniz.
Windows gerçekten cıvımış. Log'u kaydettim. Yazdıklarınızı bu gece bir bir uygulayacağım. Aksi halde yeniden format atmam gerekecek, yardımlarınıza çok teşekkürler...
Son bir soru: Gerçekten (Kaspersky'yi kurduktan sonra) Panda ve NDD'yi sistemden çıkarayım mı?
<> Panda dursun, fakat aktif olmasın. Çift antivirüs her zaman iyidir. Norton’u ise silin.
Evet, Norton'u sileceğim. Bir şeye yaramadığı artık gün gibi açık. Basit virüsleri temizliyor; troyan, blaster, worm'ları ise içeri buyur ediyor. Bence tehlikeli solucanlar için gerçekten hiçbir ehliyeti yok NDD'nin. Sadece kendi ürettiklerini sözde hallediyor.
<> Son bir araştırmaya göre virüs silme konusunda en başarılı program Kaspersky seçildi. FBI’ının bile Kaspersky kullandığı söyleniyor...
McAfee nasıl, bu blasterleri bulup yok ediyor mu?
<> McAffee de güzel, tavsiye ederim. Hiçbir sorun yok.
Şunu öğrendik o zaman: Kasper ve Afee kullanacağız, diğerleri tehlikeli. Adeta kendileri birer virüs kaynağı. Ve en kısa olarak yazdıklarınızdan hangisi etkili olacak, birkaç yol yazdınız ya?
<> Son öneri:
<> Sistemine çok bilindik bir virüs girmiş, Windows XP kullanıyorsan,
<> http://microsoft.com/downloads/details.aspx?displaylang=tr&FamilyID=2354406C-C5B6-44AC-9532-3DE40F69C074
<> çek ve kur. Sonra da bunu çek, virüsü temizle:
<> http://securityresponse.symantec.com/avcenter/FixBlast.exe
<> Şu son öneriyi denemekte fayda var. Bundan kurtulduktan sonra Kaspersky AV kurulabilir.
<> 60 saniye içinde temizlik yapmak gerekiyor.
Sorun zaten 60 saniye, buna yetiştiremiyorum, ağırdan alıyor. Bu partisyondan (E) diğer arızalıyı (C) temizleme imkanım yok mu?
<> Unix kullanın, tüm sorunlarınız %99 hallolur ya da Linux...
Bu var, fakat ZigZag ve ZipZap ile adapte olamıyoruz. (ZigZag ile 64 bit üzerinden yazışmak zorundayım. Onların partisyonu (D) İngilizce Windows 64.) O nedenle elim mahkum Windows'u kullanıyorum, adamlar tekeli kurmuşlar. Ötekiler de yetersiz. Ben tüm Linux bulgularımı açtığım halde, kimse bana açmıyor, bulanlar saklıyorlar. Maalesef bu bencillik yüzünden Linux gelişemiyor.
<> 64 bitten kasıt Unicode tipi bir karakter seti mi, cpu mu?
Her ikisi de. Bizde çok özel bir Kara-şövalye (Black-knight) diye bir apayrı sistem var. (Bu aynı zamanda Hawking'in tekerleksi sandalyesini de çalıştırıyor.)
Apple ikinci güzel alternatif. Çünkü kodları yarı açık. Bir yeni programı indirirken, WİN ve MAC olarak veriyorlar, kimse Unix ve Linux'u vermiyor. Sıkıntı bu. Oturup da kendi programımızı kendimizin yazacak halimiz yok ya! Zaman bizim için çok önemli...
Bilgisayarım çöktüğü için 19:00'daki chat'e başlayamadım. Üstelik bu teknik konuları yazışarak saatler kaybettik. Yazışmak zorundayız. Ne yapayım, o bölümü kesip atamam ya...
<> Yedek bir bilgisayar almalıyız.
Yeni bilgisayar konusunda acele etmemek gerekiyor. Çünkü bundan itibaren artık kablosuz bağlantı, Centrino özelliği olan (Laptop) gibi şeylerle yani bluetooth teknolojileriyle ve tam mobile olarak her yerden yazışabilmeliyim. Onun için yeni bir bilgisayarı biraz beklemeliyiz diyorum.
<> Şimdi çoğu kablosuz bağlantıya uyumlu ve usb girişli bluetotth’lar var, 300 m’ye kadar etkili...
İşte bunu istiyorum ben, kendi adıma değil, yazışmamız ve selametimiz adına... Ve bilmez miyim 300 metreyi ;))) Onu ilk bilen bendim, pardon Manisa Tarzanı ile ben...
<> mfblaster virüsü (worm32) bulaşmışsa sistemi otomatik kapatan pencere çıktığında başlat-çalıştır’dan shutdown -a yazılarak geri sayım penceresi kapatılır.
<> securityresponse.symantec.com/lavcenter/fixblast.exe dosyası internetten indirip tarama yaptırırsanız sorun çözülür.
Direkt shutdown –a yazılacak. Bundan sonra da fixblast.exe ile taranacak, doğru anlamış mıyım? Vay canına, bu sizin başınıza geldiğinde niçin beni uyarmadınız? Hemen hemen yarınıza bu musibet isabet etmiş. Hesap sormuyorum, ne haddime. Ama ciddi bir şey, herkesin bilip hazırlıklı olması gerekiyor...
Bu arada Selin, seni rahatsız eden var mı? Yani yolda, okulda takip eden falan?
<> Şu son araba olayından sonra yok. Tel var sadece.
Eğer Ali Murat Güven'in seni evden arayıp tehdit ettiği telefon konuşmasını polise aktarabilirsek, sanırım çok muhtemelen aynı telefon çıkacak. Artık bu Ebi Leheb hakkında dava açalım. Ben 9 canlıyım ama sırf ikisini bu herif aldı. Aslında Allah indinde katildir o. A ve B arasında zigzag çizerek diri kalıyorum ya da gazi...
Ben burada resmi kanaldan sordurdum, bana söylenen şu: “Tedbirli olun. Bunlar hiç gözünüzün yaşına bakmaz,öldürürler...” Bu resmi bir ağız. Beni koruyacak yerde söylediği şeyler büyük safdillik.
İzmir tamamen kapkaççıların ve gece hırsızlarının elinde. Gece 22:00’de ünlü bir otelin tam önünde aydınlık sokak lambalarının altında bir arkadaşımın 500 milyon lirasını tabancayla gasp ediyorlar. “Eğer bir yere söylersen, biz oradan senin adresini ve telefonunu alır, seni vururuz.”
Arkadaşım bunu bir devriye arkadaşına söylüyor, aldığı yanıt aynen şöyle: "Evet bunu yapıyorlar, kaç kişiyi kalçalarından bıçakladılar, nasıl buluyorlar bilmiyoruz, ama şikayet edeni buluyorlar.”
Kapkaç, tiner, dur durak yok. Metropoller çöktü. İçeride köstebek veya adamları var, gidip şikayet ettiğinizde ve oraya adresinizi telefonunuzu yazdırdığınızda (zabıtlara) ellerine geçiyor. Sizi bulup hesap soruyorlar. En azından 6 ay sakat bırakıyorlar. Benim de başıma gelen buydu.
“Aman dikkat edin, kaçın, saklanın, sizi öldürürler” diyor buradaki yetkili ağızlar. “O zaman Jandarma ne diye var?” diye soruyor insan. Bunu komutana da sordum, “Biz ölüm tehlikesini ciddiye almayız, öldürülünce biz orada oluruz” dedi. (Kendisi arkadaşımdır.)
Yani, ben ölünce resmi çevreler işe koyulacak. Şimdi yapmam gereken, hiç görünmeden saklanmak. Bunları da konuşmak gerekiyordu. Devlet içinde, devlet içinde, mafyöz devlet var, matruşka gibi.
Allah'tan ben torpilliyim; A ve B fotonları var, biliyorsunuz. Bunlar birbiriyle tam paralel. Öyle ki, biri şaşırtıldığında diğeri de şaşırtılmadan aynı davranışı yapıyordu. Yani iki foton (a ve b) zaman içinde geri giderek ilk yaratıldıkları an'a dönüyor ve birbirlerine şaşırtma bilgisini veriyorlar. Benim çok özel olarak böyle bir torpilim var.
A evrenindeki bir olay bir şaşırtma olduğunda, mesela bana ateş ediliyor ve ölüyorum veya YUŞA öldürülüyor. Zamanda geriye giderek yani Dabbe noktasına ulaşıyor. Dabbe noktası tüm evrenlere (A, B, AB ve 0) eşit uzaklıkta (24 dakika) olduğundan, bu kuantum bilgisi zamanda geri giderek B evrenini de etkiliyor, geriye doğru V harfi gibi erişerek Yuşa'yı veya Hans’ı öldürmemek için B evreni devreye giriyor.
Çünkü Schrödinger Kedisi. Kedi ölü (A) mü, diri (B) mi, her ikisi (AB) mi? A ve B iki ihtimal de eşit olduğundan, bir evrende Yuşa/Hans öldürülürken, eşit ihtimal yasasına göre öteki evrende yaşaması gerekiyor. Ölen Yuşa veya Hans'ın bilgileri, takyon hızıyla geri gidiyor. Dabbe (the deep) veya Dubbed. (Çiftleme, dubbing, ikileme, ki bu zaten kelebek etkisidir.) The Deep aynı zamanda kalınlıksız olduğundan The Deepest'tir veya Deeper'dır. (Dabbe kelimesi aslında budur.)
Böylece Mirror Effect (ayna yansıması efekti) gereği Yuşa/Hans bir evrende öldüyse, ötekinde kuantum bilgisini takyonlar ışık hızından büyük hızlarla geriye taşıdığından, öteki Hans/Yuşa ölmemiş oluyor.
Bu her zaman değil, ancak 0 durumunda yani Levhi Mahfuz'da yazılı bir değiştirme emri varsa, o zaman bazı torpilli kişilere veya hayır duası alan kişilere özel olarak yansıtılıyor. A(ölü), B(Sağ) durumları birleşik olarak yerde AB (Schr. kedisi) zaten vardır, ama bunu ayıran Levhi Mahfuz'daki A değil, B değil, AB değil, 0 komutudur. (“Kimin istersek ömrünü uzatıyoruz...” ayeti sırrınca.)
Bu torpil yüzünden bugün de aranızdayım, henüz mezarım yok. (Oysa var idi.) A ve B'nin yeri değiştirildi, yani B'deki diri Hans/Yuşa A'daki ölü Hans ve Yuşa ile yer değiştirdi. Değişim iki evreni değiştirmiyor, iki birey durumunu (ölü veya diri), bu ikisini değiştiriyor. İki tarafın da evrenleri kendi halinde ilerliyor, sadece oradaki diri buraya gelince buradaki ölü oraya gidiyor. Yani bir kedi olarak kökende hem ölü hem diri aynı andalığa sahipken, A ve B eşit ihtimalleri nedeniyle bunlar kesinleşiyor. Hem ölü hem diri olmuyor, birinde ölü diğerinde diri oluyorsunuz. (Adler bunun için gri hiçlikteydi. AB uzayına gri hiçlik, Tarık seması da diyebiliriz.)
<> http://www.butterflyeffectmovie.com
Linki şimdi inceledim. Fakat henüz ham ve Sav durumunda. Gerçekte onun adı Mirror Effect veya yansıma veya Mahşer ayna düzlemi. Monitor ekranı (ki iki boyutludur) sahte derinlikler içermektedir, tıpkı Öklid Uzayı veya ayna gibi. İki boyutlu olduğu halde üç boyutlu gibi davranır.
Bunu ilk olarak (Kelebek adını koyan da Papillon demişti) gelmiş geçmiş en ünlü batılı erken usta Gauss buldu. Riemann zaten onun öğrencisiydi. Lobatçevski de Riemann'ın öğrencisi...
Şu anda bizim gördüğümüz uzay iki boyutludur ama aslında üç boyutludur. (Görünmeyen, kayıp düzlem,i Z axis'i...) Evrende görünmeyen gölge maddenin de yeri bu üçüncü kayıp evren düzlemidir. Onun için asla yakalayamıyorsunuz; varsayıyor, hissediyorsunuz. Hele hele çekim etkisi (gravitation) ve zaman enerjisi, her ikisi de bu üçüncü düzlemden geldiğinden, diğer düzlemdekiler gibi parçacık ve/veya dalgacık dualitesi yerine doğrudan parçacıksız dalgacık monolitesi uyguluyorlar. Böylece çekimin graviton ile gravitino gibi simetri ve süper simetri parçacıklarını elde edemiyoruz.
Veya magnetik alan buraya, elektrik alan diğer iki düzeleme ayrışıyor ya da bozonlar, özellikle nötrinolar, biri spinli tanecik diğeri ise bozino yani kuantlaşmayan spinsiz pariter nötrinoolarak (Şeytan vesvesesi budur) evrenimizde saklı duruyorlar.
Bunlara bugüne kadar Anomaly diye bakmıştık ama son chatlerde bunların Monom olduğunu yani Anom olmadığını söylemiştim. (Ayrıca Nonom, binom, polinom vb’den de söz etmiştim.) Anom (A, anti veya olumsuz; nome ise name, isim) anomal, anomali, aslında Monom değildir. Onun bir süper simetrisi vardır, buna Antinom diyoruz. Antinomu Kant da kullanmıştır ve tamamen matematikseldir, felsefi değildir.
Anomali kelimesi sanki abnormal (anormal, normlara uymayan) gibi bir şey oluyor. Oysa dikkat ederseniz abnormal terimi yerine ısrarla paranormal terimini kullandım. Çünkü Anormalde simetrisizlik fakat paranormal kavramında süper simetri vardır.
Neyse bu sıkıcı konuları bırakıp Allah'a torpili için hamd edip hamd edip ölmüşken ölmeyen paranormallerle bizim birlikteliğimizi devam ettiren Allah'ımıza şükür...
Eğer o Sünnetullâh olmasaydı; Yuşa, annesi, babası ve katil ettiği Musa, herkes güme gidecekti. Yuşa doğrudan Cehennemde ebedi olacaktı. İşte ben bu paranormaliteleri vurguluyorum.
Ve bu Sünnetullâh yasası olmasaydı; AMG tarafından öldürülmüş olacaktım. B evreninden buraya ithal edildiğim içindir ki, adımı (Uğur Mumcu gibi)bir Bulvar'a vermeyeceklerdi. AMG Şeytandan torpilli olduğundan hiçbir ceza görmeyecekti. Sadece ben (milyonlarca kişi gibi) öldürülmüş olacaktım. Böylece Mirror Effect’i anlattım.
Gelelim Papyon (kelebek) Effect’ine. O da kırmızı bir Suziki idi. Bize bunu alan herkese teşekkür. Allah onları da her evreninde daim ve şehit (yaşayan) kılsın. İşte Kelebek (Suzuki) buydu! Öteki evrende hayatımı kurtarıyordu. Burada ise bunun eksikliği nedeniyle tamamen ölüyordum. İnfakın güzelliği bu, bana bir galeriden satın alınmadı, öteki evrenden satın alındı. Onun içindir ki km göstergeleri inanılmaz bir hızla değişti, sıfır km iken birden yüzbin km oldu. Selin şimdi o kaç km’de?
<> 20.000 km.
Yine de fazla. 2003'de sıfır alınmış bir otomobil ve senin gibi şehir içinde (ev-okul) giden biri için 20 bin çoook fazla. Bunu hissettin zaten! Bunlar da paranormaller. Nasıl ki Bermuda, Philadelphia olaylarında araçların saatleri 20-28 dakika kadar geri kalıyorsa, bunun aynısı da Suzuki'nin göstergesine yansıyor; yüzbinden negatif olarak 20 bine düşüyor.
Mesela Jana çok acil bir nakil dolayısıyla kendi çağına gitti, kaç yaşında biliyor musunuz? 24 yıldan 19 yıl düşün, Jana şu anda 5 yaşında. (Hiçbir şeyi unutmuş değil, yaşadıkları baki.) Orada doğup yaşadığı, burada yaşadığı, dönüp beş yaşından sonra orada ölene kadar yaşayacakları yüzyılı aşıyor. Ama Jana beş yaşında. Yani Suzuki kaç km’de; 100 bin mi, 20 bin mi?
Jana'nın yola çıktığı yaşta olması için, burada 48 yaşına kadar yaşaması, sonra oraya 23 yaşında olarak inmesi gerekiyordu. Ama Aceh Challenger (Shuttle) dolayısıyla 5 yaşında olarak döndü. Bunu kavradık mı? Yola çıktığı yaşta yerine ulaşması için yaşının iki katı kadar burada yaşaması gerekmekteydi; ama birden program değişti. Adler gri hiçlikten çıkıp Aceh'de öldürülmek üzereyken Jana 10SCE 1N ile döndü.
Time Energy & Enoogy tepkimesi nedeniyle burada tüketmesi gereken enerjiyi tüketemediğinden, yaşını ikiye katlayamadığından, E=mc2 uyarınca evrenin üçüncü düzlemindeki ZilZal enerjini manuple etti. İstenen buydu...
Aceh şimdiki yerinden 300 metre kadar güneybatıya kaydırılırsa, Horace bölgesindeki Adler'i öldüren (öldürecek olan) ılık fusion H bombası isabet etmedi. Tabii ki 300 metre yetmez. Ayrıca yörünge ve 23 derece eksen üzerinde de oynandı. Böylece en az 4 km’lik bir şaşırtma ile hem Aceh Haniff merkezi hem de Adler korundu, kurtarıldı. Bütün bu değişiklikler sonucunda kutuplardan basılı duran dünya, daha da basık olmak zorunda kaldı. (Antarktika’daki manupilasyonumuz.)
Daha ileride ise Hüsuflar oluşacak. (Aynı nedenden Zilzal enerjileri.) Hüsuflar (San Anrdreas, Afrika Göller bölgesi vb) yanında Küsuflar oluşacak. (Örneğin Grönland ve Kanada (Nunavuk), ikisi birleşecek, aradaki deniz kaybedilerek global ısınma önüne geçilecek.) Bunları şu anda yazmama izin vermiyorlar ama anlayan anladı...
<Ahi_Jive> (bombanın atıldığı anda yapılan müdahale ve dolayısı ile zil zal etkisinin geriye dönük yansıması )
<> USA’dekiler biliyoruz.
Evet. Bir diğer küsuf ise; Behring Boğazı kalkacak, doğrudan Yakudistan ile Nunavuk birbiri üzerine binecek. Yine uyarıldım, bu konu tamam bitti...
Şimdi A ve B gizli değişkenleri hakkında sorularınız varsa onlara yer verelim, Kıyamet alametlerini daha sonra izinli bir dönemimiz olacak, o milatta tek tek bıktırana kadar anlatacağım. Şimdi sadece diğer ilgili sorulara açığım, yanıtlamaya hazırım.
<> İsa SS Ağustos sonu ile Eylül başı doğdu. Daha doğrusu 25 Ağustos’u 26’ya bağlayan gece olabilir. Neden Aralık 25’i 26’yı bağlayan 4 aylık gecikme ile kutlanıyor. Zamanda 4 aylık gecikme ya da kayıp mı var? Varsa nereden ileri gelmekte? İsa’nın doğumu ile Milat başladı, yıl 0. Dünyadan ayrıldığında 33 yaşında idi. 2000 yıl ilave edildiğinde 2033 olur. Orada ne kadar kalacağını bilmiyoruz. 270 yıllık fark falan doğuyor...
MESİH ve İSA. Biri 26 Ağustos’ça indi, diğeri ise 23 Aralık’ta doğdu. İsa ikinci kez doğmuyor, tek doğum tarihi var: 23 Aralık Sıfır yılı. Fakat Mesih'in indiği bir yıl var (ikinci bir doğum gibi), o da 26 Ağustos, tamam mı? (İsa ve Mesih iki ayrı kimlik fakat tek kişidir.) Yanıt tatminkar mı?
33 yaşın nedeni de şudur: Her 33 yılda bir artık yıl oluşur. (Ay ve Güneş takvimi gibi.) 300 yılda bu 9 yıl eder. İsa'nın yeniden gelişi onun 33+9=42 yaşına denk geliyor Yani 309 yıldan 33 çıkarılacak. (İsa'nın Ascencion yaşı 33'dür.) Bu, sorunun yanıtı oldu mu, olmadı mı? Sonra ötekilere geçeriz.
<> “Onlar, mağaralarında üçyüz yıl kadar kaldılar ve dokuz yıl da buna ilave etmişlerdir.” (Kehf 18/25)
Zamanda son yüzyılda bir kez sadece bir ay kayma oldu, o da benim Brezilya'da olduğum dönemdi. (23 Eylül yerine 21 Ekim eşitliği oluştu. Şu anda dahi günler kısalıyor. Oysa 21 Aralık’tan sonra uzamalıydı.)
<> 2000 + 309 yıl gibi bir denklem ile DenyMesih’in gelecekte açığa çıkacağı tarih nedir?
2000 son derece yuvarlaktır. Çünkü bunu bildiren Allah. “Bir günün bin yıl olduğunu” belirtir ama bu pi sayısı gibi hassas bir rakamdır, ki o sayı bir sabite olarak bize bırakılmıştır. Bu yüzden 2000 tam sayı, diğerleri de sanki onun küsuru oluyor, yani bu sayı 2000 banko garanti üzerinden (1999 değil) 2000+309.
Demek ki Kur'an'ı baz, esas, asıl aldığımızda iki tam gün var. Ayrıca Kehf suresindeki “Günün üçte biri kadar uyuduk” örneği var. Demek ki İsa için iki gün banko garanti, artı bir de 8 saat yani toplam 56 saat diyebiliriz. Onlara ne kadar uyuduk diye sorulunca verdikleri yanıt çok önemli?..
<> Kimi kaynaklar İsa SS'ın Ağustos sonu ile Eylül başı doğduğunu söylüyor?
“Hurmaya dayandı ve doğurdu.” Bu Meryem'dir. O ayetten Nasıra’nın (Nezareth) Aralık ayını yaşadığını anlıyoruz. İsterseniz ayrıntısına girerim.
İkinci delil de Yahya'nın orada oluşu. Ağustos hasatlarında Zekeriya kalır, Yahya kocayan babasının yerine Mısır, İran'a vb giderdi. Yahya ancak Ekim'den sonra babasının yanına gelirdi. Coğrafi konum nedeniyle Nezareth’de (Nasıra) kar ve soğuk olmadığından mevsimler de yok gibi, ama ayetlerdeki ince tafsil bize mevsimleri veriyor. Mesela “Urcuuni kadim” yani bir dal yeniyken tastamam bir ay (30 gün), sonra eskimiş hurma dalı gibi olur. Bunun yazıldığı surenin (Yasin) ayetinde subtropikal bölgelerde yılda dört hasat alınır.
<> “Hurma ağacının kütüğünü kendine doğru salla, üzerine olgun, taze hurma dökülecektir.” (Meryem 19/25)
Ayetten anlıyoruz ki son mahsul (Urcuunu Kadim) gereği silkelenmiş. Ay (The Moon) ile bunun zamanı (The month) ikisi de ay demektir, bunu fark ettiniz mi?
<> Saddam'ın yakalandığı gün çekilen resimlerin fonundaki hurma ağaçlarının konumundan, verilen tarihten aylar önce yakalanmış olduğu analiz edilmişti.
Evet, Gölge (Thales) Teoremi nedeniyle hangi günün hangi saati olduğunu bize anlatır.
<> Ay'a gelince, biz onun için de bir takım durak noktaları belirledik. Nihayet o, eski hurma sapının eğrilmişi (yay) gibi geri döner. (36/39)
<> “vel kamera kaddernahü menazile hatta ade kel urcunil kadiym”
Evet bu ayet. Dikkat ediniz asla Hilal kelimesi kullanılmamış. Hilal düzgün, hurma dalı ise kraterleri gösteren bir yapıya sahiptir. Bir de vahalar kururdu. Ancak Kasım’dan itibaren (Nasıra kuzeydedir) Anti-Lübnan dağlarından gelen artezyenler ile yeniden sulak olurdu. Zaten Vaftizci Yahya bu doğuma yetişir ve Meryem'in ölen çocuğuna su ile hayat verir. (O su sözünü ettiğim vahadaydı)
Yarın candaşlar yine 19:30 civarında birlikte olacağımızdan bugünlük izninizi arz ediyorum. 122 dakika dinlenip ZigZag'a döneceğim. 22 dakika uzanmak istiyorum, sırtım ağrıyor sürekli oturduğumda. ZigZag'dan sonra da hard diski kurtarmak üzere sabahın ilk ışıklarını görürüm herhalde.
Ekim Bey gider. KMA olarak yazar. Geronimo da RZİ MİH der ve paraşütünü açar. Allah'a emanet olun canım candaşlarım.
hoş-bye