Slm Slm
03 Ağustos 2004 tarihli chat:
ss candaşlar
DSL (adsl) diye bir şey var ;)
Bende de biri “Gelecek/Linux” ve diğeri WİN (MS) diye iki ayrı partition var. Birine DSL yüklemişiz, ötekine yüklememişiz.
Derken KISACA biraz geciktim. Beni mahkemeye verebilirsiniz.
<> estf..
ESTUF diyeceğinizi biliyordum ;)
Gerek el-HaMD (Ahmed, Muhammed, Abdülhamid, Hamdi vb), gerekse Esteban (Estağfurullah gibi, Mustafa vb) Efendimizin adıdır.
O tertemizdir (muSTaFa). O esta(ğ)firullahi ile korunmuştur.
Estefa >>> Mustafa. Estağfirullah >>> DEDİĞİN GİBİ olsun demek. Estaf(urullah) >>> Allah’ın dediği gibi olsun demek.
ESTA(ayn)+Ğayn >>> “Dediğin gibidir” demek (ĞAYN korsanız). Estai(ğayn yok)fil Allah >>> Allah’ın dediği gibi olsun demektir.
Bu gereksiz ayrıntıyı niye verdim? Çünkü gerçekten efendimizin adı geçmiyordu :(
Benim için efendimiz çok önemlidir. O İbrahim atamın kanı, geni ve son ahfadıdır. Onun uğruna ölürüm. O İbrahim atamızın zürriyetinin SONUNCUSUDUR. (Ehli beyt ile İbrahim atamızın İsmail dalı SON bulmuştur.)
<> 33(Ahzap)/40; Muhammed, sizin (erkek/dişi) rajalarınızdan hiçbirinin ebası (babası/atası/dedesi) değildir; o, Allah’ın resulü ve nebilerin sonuncusudur. Allah
külli şey’in’e (her şeye) Alîm’dir.
O Kevser’dir. Kimin soyunun kuruduğunu, kimin kısır olmadığını görsünler diye, EBTER, VENHAR, KEVSER; anlayan bilir bunları, ne demek istediğimi.
Ona sonsuz bir ECİR vardır, sevab defteri devam etmektedir... Fakat >>>>>> HANİF (İbrahim’in bereketi) soyundan, onun milletinden olan kimselerle...
Efendimize “Salli Ala” (Ümmet), İbrahim atamıza “Kema barakte ala İbrahıyme”...
Bunları niye yazıyorum? Böyle bir şey olmaz candaşlar! EFENDİMİZİN bizim dualarımıza ihtiyacı var İMİŞ. (Doğrulandı.)
Bizden selavat istiyor, ama “Kema barekte” iseniz, İbrahim dininden iseniz.
Bunları bir “mesaj” üzerine hızla yazdım. Dağınık gibi oldu. Fakat biliniz ki, İbrahim bereketine, “Salli ala...”dan daha çok ihtiyacı var.
Teyid edildi. Efendimizin ecir defteri açık ve lütfen, lütfen, lütfen de lütfen, efendimize “selam selam” deyiniz. BUNU ÖZELLİKLE dedem istedi.
<> SelamenSelam
<> SalatüsSelam
Bu bir devrimdir: Efendimizin dualarımıza ihtiyacı olduğunu söylemiştim. Onun defteri sonsuz ECİR için açık, açık tutulmuş yegane defter.
Onun kredisi “Hanifoğlu Hanif kulların selatüsselam”ı ile DOLDURULACAKTIR. Efendimizin defteri açık, SİZİN İÇİN açık, ona çok bağlanın.
Bunun için;
1. Asla ve asla (Hızır’ın => Şahidin doğrulamadığı) hiçbir HADİS’e inanmayınız.
2. Sünneti Muhammed’e inanmayınız.
3. Efendimiz ile ilgili mezheb içtihadlarına inanmayınız. (İlmihal palavraları.)
Efendimiz size-bana-BİZLERE Kur’an’dan başka H İ Ç B İ R şey getirmedi. O asla kendiliğinden (Ayet olarak) konuşmadı. O Kelamullah olarak vahy aldı.
Efendimiz bize İBRAHİM ATAMIZ’ın sonuncu vasiyetidir. Ehlibeyt’i yok edildi. İbrahim soyu İSMAİL dalında EBEDİYEN tükendi. İsrail dalı ise LANETLENDİ. O bir mırdardır.
EFENDİMİZ ÖKSÜZ KALDI.
Efendimize (Muhammed sallalahü aleyhivesselem veya kısaca selatüs selam) İBRAHİM adına ve aşkına bağlanın, onu yad edin.
O BİZİMLE iftihar ediyor, bizimle KIVANÇ duyuyor, gurur duyuyor. “Salli Ala Muhammed”e selam ve selam.
Efendimizin soyu kurumadı. İbrahim atamızın da soyu kurumadı. HANİF MİLLET diye bir kavram hepsinin yerine J O K E R gibi geçti. “Allahümme barik ala”...
Efendimizden mesaj var (Dedeler yalancı değildir), der ki: “DAHA ÇOK SS ister E R B A B I olan Hanif milletten...”
<> 33(Ahzab)/56; Şüphesiz Allah ve melekleri, nebîye salat ederler. Ey iman edenler, siz de ona salat ve SeLaM edin SeLaMa girerek.
<> İki kez SELAM edenlerin SalatüsSELAM’ı.
Çok zor bir ilhamı veya dolaylı vahyi kelimelere dökmek... Ama ben dökmeye çalıştım.
Efendimiz bize MUHTAÇ demiştim, bunu yine tekrarlıyorum. Efendimize sarılınız. Bize muhtaç. KEVSER(ihlas) suresinin h a k k ı n ı veriniz.
Bildiniz mi neymiş KEVSER SURESİ???
<> 108(Kevser)/
<> 1; İnna a’taynakel kevser
<> 2; Fe salli li rabbike venhar
<> 3; İnne şanieke hüvel’ebter
<> 1; Muhakkak Biz, sana Kevseri’i verdik.
<> 2; Sen de Rabbin için namaz kıl ve kurban kes!
<> 3; Doğrusu sana kin besleyendir soyu kesik olan!
“sana Kevseri’i verdik.”
“sana Kevseri’i verdik.”
“sana Kevseri’i verdik.”
Kesiri, kesintisiz KREDİ defterini, küsuru, teksir’i vb verdik. Sana apaçık bir defter tuttuk.
Senin hakkını verenlerce => Sana emrettiğimiz Hanifliği yaşayanlarca, onlardan gelecek İHLASLI selatüsselamlar ile ve Allah ve Meleklerinin selatüsselamından BAŞKA YAPTIRIM GÜCÜ OLAN HANİF KULLARIN selatüsselamlarıyla, seni kesintisiz (kevser budur) bir kesir ile ödüllendireceğiz.
“Fe salli li rabbike venhar”
“Fe salli li rabbike venhar”
“Fe salli li rabbike venhar”
Rabbinin (Senin Rabbinin) İbrahim duasında küçük oğlunun, en küçük oğlu olan sana (Muhammed ss) İsmail’i VENHAR KILDIK.
İsmail venhar idi >>> Kurban olarak adanmıştı. İsmail’i senin için (Sen onun soyundan geleceksin diye) KURBAN ETTİRİP KESTİRMEDİK, onun yerine bir VENHAR (kefaret) gönderdik.
Eğer o, o gün kurban edilseydi, BUGÜN sen olmayacaktın Muhammed (ss).
Beni anladınız değil mi? Beni içtenlikle anladınız değil mi? Beni en maksimum ihlas ile anladınız değil mi? Ve de İHLAS’ı (Bu “kul hüvellahi” olmayan ihlastır) anladık değil mi?
“İnne şanieke hüvel’ebter”
“İnne şanieke hüvel’ebter”
“İnne şanieke hüvel’ebter”
“inne” >>> Yanlış olan => Muhakkak veya doğrusu.
Doğru olan >>> “İnne” => Biz >>> Şanieke => Senin ŞAN’ını >>> hüve => O >>> al (Harfitarif) >>> E B T E R => Ebter, bu kelime Sanskritçe’dir.
Bed => Kötü. Bed nam => Kötü isimli gibi. KÖTÜ demek, bedbindeki gibi, İngilizce’deki BAD gibi.
Dikkat ediniz >>> Bad, Worse, Worst. Dikkat ediniz >>> GOOD, BETTER, BEST.
BAD neden BETter oldu? Good neden BET (aslı bad) oldu, better oldu? Old English (Angloca) Badder (daha kötü değil) daha iyi demek.
Olması gereken şudur >>> BAD, BADDER, BASTARD, ama öyle değil, GOOD, BETTER, BEST.
Bastard Sanskritçe’dir, İngilizce’de de kullanılır. Anlamı??? Bastard? Sözlüğe bakınız ltf...
<> Gayri meşru çocuk?
Evet, EBTER budur.
Şimdi, Rabbim, Kevser (aslında İhlas) suresinde ne demek istemiş, yorumlarınızı bekliyorum, buradayım?
<> Alışılmamış şekilde şanını artıracağız.
Evet doğru, devam ltf...
<> Çokluk ve bereket verilmiş.
Evet devam...
<> Peygamberi alaya alanları alaya aldıkları konuyla kuşatacağız.
Evet devam (7 anlamlıdır devam lütfen)...
<> Senin soyundan olmayan gayri meşru soyunla seni yücelteceğiz. Duyulmamış, şu ana kadar bilinememiş Haniflerce şanın artırılacak.
Efendimize ve İsa Mesih’e “PİÇ” dediler :(((
<> A’tayna: ita ve atiye’den, verdik, anlamınadır?
“A’tayna” >>> Kesintisiz akan. Kevser >>> Kesintisiz küsur (Bereketle katlanan anlamında). Ebter >>> PİÇ (Nesebi gayrı sahih).
Kısacası, Kevser’i özellikle bunun için okuyoruz.
Burada, İSMAİL soyundan efendimiz ve İSRAİL soyundan (aslında Huri) Mesih, ikisinin birden EBTER (piç) olmadığı ve ikisinin de soyunun ALLAH tarafından d e ğ i l KULLAR tarafından bitirildiği...
Efendimizin tüm Ehli Beyt denen ahfadını Emeviye Kurayzası bitirdi, katletti ve EBTER’i yaşattıklarını sandılar.
İsa Mesih’in çocuğu olmadığını, evlenmeden öldürüldüğünü, yani EBTER olduğunu söylediler. Oysa EBTER için XX ve XY genleri geçerlidir. İsa ise (annesi Meryem dolayısıyla) YY’dir.
Her 8 kuşakta (7. kişi tarafından) mutlaka bir YY kanı ortaya çıkar. Yani YY kanı EBTER değildir, DOĞALDIR, 8 kuşakta (7.kişi olarak) ortaya çıkar.
XX’i sadeleştirirseniz, X’tir. YY’yi sadeleştirirseniz, Y’dir. Ve ikisini karma ederseniz, XY’dir.
Şu anlama geliyor: XX’den >>> X, YY’den >>> Y, ikisinin bileşiminden >>> XY doğar, değil mi?
Denklem eksik >>> YY >>> ??? O nerede?
Rabbim, XX(Havva) ile XY(Adem)i evlendirdi, ilk ve tek çift onlar. Pekiyi XY’nin Y’si nereden geldi??? (Erkek XY’dir, YY değildir, ama YY olmalıydı mantıken, bu doğru değil mi?)
Adem’in en en en önce iki çocuğu oldu, ikiz olduklarından 4 sayıyoruz. Kabil gerçek çocuklarıydı, Habil ise YY.
Evlenmesi yasak olanlar KARDEŞLERDİ, yani Kabil ve kızkardeşi (Labuda) birbiriyle evlenemezdi.
Ama malum cinayet bunu engelledi. Kabil (İnsan) kendi batınından Labuda (Huri) ile evlendi, zorla kızkardeşine sahip oldu ve denge bozuldu.
Hurilik her kuşakta çıkacağına, 8 kuşakta (7inci taşıyıcıdır) çıkmaya baladı ve insan soyu ifsad ile bozulmaya koyuldu.
Oysa YY olanlar, XY ve XX ile ÖZKARDEŞ değillerdir. YY cinsi Cennet’ten (kovulma olmaksızın) indirilmiş bir çifttir. Bunlar bir insan + bir huri biçiminde bir çift yaratıldılar.
<> Göğüsten doğan Labuda (YYx), Rahimden doğan Kabil (XXy), aynı anadan, dolayısı ile kardeşler, değil mi?
Evet kaburga-omurga doğumu.
<> Biri göğüsten, diğeri rahimden, ama ana aynı.
Ana aynıdan öte, birinin annesi diğerinin taşıyıcı annesi ve/veya tüp annesi. Adem’in KABURGA kemiği meselini biliyoruz değil mi??
<> Hadis değil mi?
Hadis bir yana, TEVRAT’ın baş umdelerinden biri. Yani Hadis onun yanında hafif kalır. Bir kaburgadan Havva, bir omurgadan da >>> HURİ yaratıldı dersem, ne anlama gelir?
<> YARATILIŞ KİTABI: Yar.2: 21 RAB Tanrı Adem’e derin bir uyku verdi. Adem uyurken, RAB Tanrı onun kaburga kemiklerinden birini alıp yerini etle kapadı.
Yani bunun yanında HADİS önemsiz kalır :)
<> YARATILIŞ KİTABI: Yar.2: 22 Adem’den aldığı kaburga kemiğinden bir kadın atarak onu Adem’e getirdi.
<> EYÜP: Eyüp.40: 18 Kemikleri tunç* borular,Kaburgaları demir çubuklar gibidir.
<> DANİEL: Dan.7: 5 “İkinci yaratık ayıya benziyordu. Bir yanı üzerinde doğrulmuştu. Ağzında, dişleri arasında üç kaburga kemiği vardı.Ona, ‘Haydi kalk, yiyebildiğin kadar et ye! dediler.
Evet biliyorum, Tevrat’ın tamamına yalan dememek için Allah Tevrat’ı çoğu yerde yüceltmektedir (Kur’an’da). Bunun aksini söyleyebilir misiniz?
Hiç Allah’ımız Tevrat’ı yerden yere vuruyor mu? Asla.
Sadece “Vay o kitabı elleriyle değiştirenlere” diyerek, “Vay onların yazdıklarına ve bir kaç kuruşa sattıklarına” diyerek, TEVRAT’ı değil, onların yazdığı KİTABI (Talmud gibi) yerden yere vurmaktadır.
Hiç Tevrat’ın aşağılandığını gördünüz mü? Varsa bu ayeti bulunuz ltf.
<> 5(Maide)/43; İçinde Allah’ın hükmü bulunan Tevrat yanlarında iken, nasıl oluyor da senin hakemliğine başvuruyorlar? Daha sonra da verilen hükümden yüz çeviriyorlar. Bunlar inanan kişiler değillerdir.
<> 5(Maide)/66; Tevrat’ı, İncil’i ve kendilerine indirilenleri uygulasalardı onları baştan ayağa nimetlere boğardık. İçlerinde ılımlı bir toplum varsa da çoğu kötülük işlemekte.
Evet. Tevrat’ı Allah dışarlamıyor.
Din sınıfı diye bir şey var. Bunlar yetkin olup, teoloji bilgileriyle bu kitapları tefsir ve meal olarak te’vil ederler. (Yani haber veren Ahbarlardır.)
Bunlara yanlışlıkla DİN alimi diyenler de var! Din’in alimi olmaz! Din’in ruhbanı, papazı olur!!!
Bunların MAAŞI olmaz. Bunlara –mesela- kiliselere veya cami derneklerine, altın (maaş) ve gümüş (yan gelirler >>> lojman, nikah ve cenaze için ücret vb) VERİLEMEZ.
<> 6(Enam)/91; Allah’ı, kadrine/şanına yaraşır şekilde tanıyamadılar. Çünkü “Allah, insana hiçbir şey vahyetmemiştir.” dediler. De ki: “Mûsa’nın insanlara bir ışık, bir kılavuz olarak getirdiği Kitap’ı kim indirdi? Siz o Kitap’ı birtakım parşömenler yapıp ortaya sürüyorsunuz, birçoğunu da saklıyorsunuz. Size, sizin de atalarınızın da bilmediği şeyler öğretildi.” “Allah” de, sonra bırak onları saplandıkları batakta oynayadursunlar.
Çooook doğru söylüyorsun. Ve bu onların dini. (Bizim dinimiz kuşkusuz Allah indindeki tek makbul din olan Hanif İslam’dır.)
<> 5/44,63,82; 9/31,34
Onların dini onlara, benim dinim bana, ben onların taptığına tapmam. Onlar da benim taptığıma tapmazlar.
Onların taptıkları >>> ALLAH. O’nun uğruna zavallı TÜRK şoförümüzü, ALLAH ve DİN adına, üç kurşun sıkarak şehid ediyorlar.
Ben onların ALLAH’ına tapmam. Ben onların dininden de değilim! Ben MÜSLÜMAN DEĞİLİM, ben HANİF MÜSLÜMANIM.
HANİF kelimesi yanında olmazsa, tüm islamları REDDEDİYORUM. Alsınlar İslamlarını başlarına çalsınlar.
<> Düşmanı esir alacak kadar erkek/yürek olmayınca, gariban şöförü esir alır kepaze Arap.
Benim TIR söförümün başına kurşun sıkanlara söylüyorum. Sanal alemde nick arkasına saklanan sahte kabadayılar gibi, bir de yüzlerini KAPAMIŞLAR, saklanıyorlar. Korkak müslümanlar!
<> Baştan direnip savaşmadın, şimdi gariban soförlere mi erkek oldun!
Müslümanlar korkaktır. Müslümanlar, intihar yasak olduğu halde, canlı bomba olarak intihar ederler. (Yağmurda bile savaşmak yoktur.) Müslümanlar cahildir. Müslümanlar aşağılıktır.
Ama neyse ki BİZLER H A N İ F Müslümanlarız.
Unutmayınız candaşlar, asla MÜSLÜMAN olduğunuzu söylemeyin, hep ve daima HANİF müslüman olduğunuzu kıvançla belirtiniz.
<> 5(Maide)/65; Şüphesiz el kitap ehli iman etse idi, ve itteqa etse (mütteqı olsa) idi, kefrederdik/örterdik onlardan kötülüklerini, ve dahil ederdik onları NAİM CENNETe.
<> 5(Maide)/66; Şüphesiz onlar, iqâme (QıYâM/QaYyiM) etseler idi, el Tewrat’ı, ve el İncil’i, ve Rablerinden kendilerine indirileni (Kur’ân’ı), besenirlerdi/yerlerdi (nimetlenirlerdi) üstlerinden ve ayakları altından; ve onlardan muqtesıd (ıqtısadlı) bir ümme(t) vardır; ve onlardan çoğu(nun) yaptıkları (işledikleri) kötüdür.
Her semavi din MÜSLÜMANLIKTIR, ama Allah indinde tek müslümanlık var: H A N İ F ’liktir
<> Mecusilik de, Sabiilik de Müslümanlık.
Evet, Mecusilik özellikle İslam dinidir. Allah (Hürmüz) ve Şeytan’ı (Ehrimen) birlikte tanrı kabul eder.
<> 5(Maide)/69; Şüphesiz iman edenler, ve hâdûlar, ve sâbiîler, ve nasrâniler; [onlardan] kim, iman eder [ise], Allah’a, ve ahır güne, ve amel eder/işler salıh olarak; o halde havf/korku yok onlara ve onlar hüzünlenmezler/üzülmezler (mahzûn olmazlar).
<> 22(Hacc)/17; Şüphesiz iman edenler, ve hâdûlar, ve sâbiîler, ve nasrâniler, ve mecûsiler, ve şirk koşanlar; şüphesiz Allah, qıyâmet günü onların arasını fasıl eder. Şüphesiz Allah, külli şey’in’e (her şeye) Şehîd/Şâhîd’dir.
Ahuramazda dini, İSLAM dinidir. Vedd dini (Budizm), İslam dinidir. Bunlar Şamanizm ve Paganizm değildir, çıkışları İslamdır.
Taoizm, bu da ilk kuşak İslamdır. Buddhacı cinler bile var. Minat denen put bile İSLAM sembolüdür. Böyle yüzlerce İslam var.
Ama bana öyle bir islam söyleyin ki, Allah’ın indindeki TEK VE EN DOĞRU ve EN GÜZEL DİN OLSUN! Allah İbrahim’i dost edinsin!
Bana bu dini belgeleyin ltf. Neden sadece İbrahim dost edinildi Rabbi tarafından? Neden bu kadar peygamber EDİLMEDİ?
<> “lâ ilâhe illâllâh”
EN GÜZEL İSLAM DİNİNİ BULDUĞU İÇİN. En güzel İslam dini ne demek? H A N İ F demek...
<> 30(Rum)/30; O halde, iqâme et vechini, hanif olarak el dîn'e (Hanif Diyn'e); [ki Hanif Dîn] Allah'ın fıtratı'dır; [Allah'ın fıtratı] odur ki, el nâs'ı onun üzerine fatr etmiştir. Allah'ın halq edişi bedellenemez/değiştirilemez. İşte budur Qayyim Dîn. Velâkin, el nâs'ın ekserisi/ENÇOĞU bilmez!
Evet işte bu mücbir nedenlerden dolayı, ALLAH indinde tek bir İslam var >>> HANİF İSLAM DİNİ.
<> 2(Bakara)/130; Nefsini beyinsizliğe itenden başka kim, “İbrahim Milleti”nden yüz çevirir? Biz onu dünyada seçtik. Şüphesiz o, ahırette de salıhlardandır.
Siz o dinin mensubusunuz. Bunun için İbrahim atamıza ve geçmiş MİH ile gelecek MİH’e “selam selam” deyiniz, haydi durmayın.
Selam >>> Allah’ın adıdır. Allah’ı zikretmekten mi kaçıyorsunuz?
NAİM (Sabıkun) Cennet ehli birbirine “selam selam” der. Diğer aşağı sınıf ise “Allah’ın selamı üzerine olsun” der.
CÜMLE baştan yanlış!!! ES-SELAM zaten Allah’ın adı. “Es-Selam’ın selamı üzerinize olsun” ne demek?
<> -Haşa- “Allah üzerine olsun” demek.
Sanki Allah bir paketmiş gibi, “al bu paketi” dercesine...
Selam, Allah’ın adı olan Es-Selam’dır (Al Salaam). Allah’ın SELAMI olur mu? Bir düşünün tuhaf değil mi? “Hans’ın hans’ı” der gibi...
<> Allah Es Selam’dır zaten.
O halde asla kendimizi Allah yerine koyup (şirk budur) “Esselamü aleyküm...” demeyiniz.
Bizim bu klasik saçmalıklarla yolumuz ayrıldı. Biz birbirimize selam verirken, Allah’ın ES-SELAM adını iki kez yineliyoruz. “Allah’ın Allah’ını senin üzerine (aleyküm)” diye saçmalamıyoruz.
Ve Allah der ki: “Benim selamım => Selametim, barışım, şu şu şunların üzerine olsun.”
Bu ALLAH’ın bir cümlesidir, sen onu taşıyamazsın. Mesela Allah bir tektir, “Ben de bir tekim” diyemezsin. Beni NET anladınız mı? (Anladığınızı biliyorum, ama GELECEK için de bunları yazmak için soruyorum.)
<> “Selamün aleyke”nin kimlere kullanıldığını keşke bilselerdi.
Evet, “selamen aleyke” >>> “Selam üzerlerine olsun” >>> Bu kelimeyi sadece ALLAH kullanabilir. BİZ ALLAH mıyız?!
“Sadece sana mahsus olmak üzere gece namaz kıl!” >>> Ben kılmıyorum, çünkü ben PEYGAMBER MİYİM?
“Sadece peygamber eşlerine ve refakatçiylerine mahsus olmak üzere CİLBAB giysinler.” Benim eşim cilbab giyemez! Ne ben peygamberim, ne de eşim peygamber karısıdır.
İslam aleminin neredeyse tamamı CİLBAB giyiyor, hem de kara çarşaf haline sokmuşlar, çift kat peçe takmışlar. Yuh be! Yuh ki yuh!
Herkes peygamber olmuş, eşleri de peygamber karısı olmuş, yani annelerimiz olmuşlar. Tövbe yarabbi!
Ve tüm klasik öğretilerde, herkes Kur’an’ı çözdüğünü söyleyegelmiş. Hiçbiri Kur’an’ı bilmiyor.
Sanskritçe bilen bir tek müslüman din adamına rastlamadım. Bilselerdi “Ğussa*e” kelimesinin PETROL olduğunu bilirlerdi.
“KHUS” >>> Sanskritçe bildiğimiz anlamda “KUSmak” demek. “SAE” >>> Turanca “Su”, İngilizce “Sea” gibi.
ĞUSUL, Ğasil, bunları bilmeden AYETLERİ kendilerine göre yorumluyorlar. Oysa Sanskritçe ANA dilimizdi. Babil’den ayrılmadan önce tek dil kullanıyorduk.
Kusu >>> Turanca kusmak’tan ve su’dan türeme. Yani bir SIVI vardı daima, bu sıvı dönüşmüş bir PETROL idi.
Eğer biraz bilselerdi, biraz anlasalardı mealciler, zaten petrolün ğussa’e olduğunu çoktaaaaaaaan söyleyeceklerdi. (Ala suresi 5.)
<> 87(Ala)/5; fece’alehu ğusaen ahva
<> [087.005] [FK] Sonra da onları kupkuru çöpe çevirendir.
<> [087.005] [IK] Sonra da onu kupkuru, siyah bir çöpe
çevirmiştir.
<> [087.005] [ON] Sonra onu kapkara, kuruca bir ota çevirdi.
<> [087.005] [TK] Ardından onu kuru, kara bir duruma soktu.
<> Adamlar süper meâl etmişler. (Üstteki meâlleri, görülsün -ibret olsun- diye paste ettim.)
Haklısınız.
Pekiyi YNÖ neden ĞASİL/ĞÜSUL’ün suyla ilgili olduğunu bilir de, aynı KÖKTEN gelen ĞUSSA’nın SU/Sıvı yerine geçtiğini AKIL EDEMEZ?
İyi ki reel anlamda bir DİN ALİMİ yok. (Din, ilim değildir; ilimler, din’in itikadı için ibret dersidir.)
İlim, insanın Allah’ını bilme (kulluk) borcudur. Din, bir borç değildir. Din, bir mekanizma değildir.
Din, Hanif için vardır. Hanif, DİN için yoktur! Bu bakımdan Hanifler, Ortodoks ve Katolik Müslümanlardan kesinkes ayrılmışlardır.
Adamların yüzlerinde kar maskesi, arkalarında kelime-i tevhid yazılı, ellerinde tabanca, beyne sıkılan üç kurşun. (Nefsi müdafaa da yok.)
Bunlar DİN için var! Bunlar Ortodoks ve Katolik Müslümanlar. El Kaide veya Hizbullah her ne zıkkımsa, bunlar din için var!
Bunlar canlı bomba olarak din adına intihar etmek için var! Bunlar Hablemitoğlu’nu öldürmek için var.
<> Bunlar “Allâhu ekber” diyerek insanları uzaklaştırıyorlar. Allah’ın ismini kullanan şerefsiz köpekler.
Bunun adı DİN, bunlar DİN için varlar.
Ama benim için DİN, Allah’ın bana “lütfettiği” dindir. Yani DİN BENİM İÇİN var! Ben din için yokum!
<> Ençoğu atalarına “eslamna”cı onların.
Alsınlar dinlerini başlarına çalsınlar! Gonca Kuriş’i bunlar kabadayılık yaparak öldürerek DİN’lerini kullanıyorlar.
Bunun barış (selam selam) neresinde? Adları müslüman (barışık) demek değil bunların! Ben müslüman değilim. Ben HANİF MÜSLÜMANIM.
<> “lâ ikrâhe fî el dîni”
Dinden ikrah ettirdiler beni bile. Haniflik olmasaydı -şayet olmasaydı- yemin ederim ben dünyanın en büyük ateisti olurdum.
<> Kapkara karafatmalar gibi geziyorlar ortalıkta, ikrah ediyor insanlar. Gelen turistler, “Bu mu İslam?” diyor, çekiniyor. Cuma günü camilerden sokaklara taşıyorlar, yolları tıkıyorlar, ikrah ettiriyorlar insanları.
Görevimiz bu dini sevdirmek ve kolaylatmak, Allah’ın ölçüleri zaten bu kolaylığa dayalı, işimize geleni okumak, iyi örnek olmak.
<> “Dinde ZORLAMA yoktur” mu diyor ayette, “İKRAH YOK” diyor Allah. İKRAH demek ZORLAMA (Darb, Cebr) demek mi?!
Yani iyiliği emredip, kötülüğü emretmemek (104,114,110).
<> Canlı yayında insan katlediyorlar, İslam adına, Allah adına (Allahu ekber diyerek). Canilikleri bir tarafa, ikrah ettiriyorlar.
(İkrah => Kerahat => Tiksinmek, iğrenmek, nefret etmek, demek.)
Ve başardılar >>> Ben İslamiyetten İKRAH EDİYORUM, NEFRET EDİYORUM. Hele hele canlı yayınlarda tiksiniyorum.
Ben sadece HANİF İSLAMI SEVİYORUM. Protestant İslamı seviyorum. Allah’ımızın sevdiğini seviyorum. Allah’ımızın sevmediğini ise protesto ediyorum.
<> Allah kahretsin onları.
Allah kahretsin -evet- onları. Amerikan askerleri esirlere taciz ve kötü şeyler uyguluyorlarmış. Kıyaslayın bakalım, bir şoförün, bir sivilin -üstelik müslüman- gözlerini bağlayıp beynine kurşun sıkmak, ikisini kıyaslayın bakalım!
Görünüz hristiyan Amerikan askeri ile müslüman din kardeşimin yaptıklarını. Sonra ikisini İLAHİ bir mahkemede yargılayın.
<> Baktım mı şeytanı görüyorum onlarda. Ne İsevi, ne Musevi, ne Muhammedi...
Şeytan yanlarında masum kalır. Çünkü şeytan bugüne kadar bir tek kişiyi öldürmüş değildir. (Öldürseydi Adem’i öldürürdü.)
Ama müslümanlar Kuriş’i, Hablemitoğlu’nu, şoförü ve gizli mezarlarında yatan sayısız kişileri öldürmekle meşhurdur.
Neyse ki müslüman değilim, HANİF MÜSLÜMANIM!
Bu bir denklemdir. (Arada eşittir işareti var.) >>> Müslüman değilim = HANİF MÜSLÜMANIM. Bu bir eşitliktir...
...
[[ ...
Bu kesimi, hatalı algılamalar/çıkarımlar olduğunu, konunun ilerleyen süreçte –dataylarıyla birlikte- tekrar açılacağını ve geleceğin, Filtre-2054 üzerinden ana chat log’unu okuduğunu düşünerek, ChatDD’den çıkardım.
Eğer olduğu gibi kalması gerekiyor idiyse, günümüzde ve gelecekte MİH’ten özür diliyorum.
... ]]
...
Yusuf’un rüyasını yazar mısınız?
<> 12(Yusuf)/43; Kral dedi ki: “Rüyamda yedi semiz inek görüyorum, onları yedi zayıf inek yiyor; ayrıca yedi yeşil ve yedi kuru başak... Ey seçkinler, rüyaların yorumunu yapabiliyorsanız bu rüyamı bana çözüverin.”
Evet, 8 kuşakta bir Hurilik çıkar. (7incisi Huridir.)
12/43’ün diğer yorumu şudur >>> SEKİZİNCİ OLAN YUSUF’tur. Bunların da formülasyonu var, bu saatlerde formül anlatmak sıkıcı gelecektir.
8 kuşaktır, bunlardan sonuncusu (onlara Danseden Kraliçe deniyor) taşıyıcı annedir. O mutlaka göğüsten doğurur.
Irk ve dil önemli değildir, herhangi bir ırktan doğabilir. (Unutmayalım ki ATAMIZ BİRDİR.)
Jana’nın çıkışı (gelecekte) HURİ değil, ama geçmişte doğumunda MUTLAKA HURİ bir anneye rastlaması gerekiyordu.
Dolayısıyla geçmişteki atasından da ister istemez huri geni aldı. (Geri giderek küçülüp doğduğu için, ikinci anneden huriliği alıyor.) Ama ilk annesinde bu yok.
Tıpkı Zülkarneyn-1’in müslüman olmadığı halde, geçmişte MÜSLÜMAN olması gibi. (Anlatabildiğimi umarım...)
...
...
<> 7(Araf)/33; “Rabbim, ancak şunları haram kıldı: İğrençlikleri-görünenini, gizli olanı-günahı, haksız yere saldırmayı, hakkında hiçbir kanıt indirmediği şeyi Allah’a ortak koşmayı, bir de Allah hakkında bilmediğiniz şeyler söylemeyi.”
<> Bu ayette ki diğer tercümelere göre her günah haram mı? O zaman içki içip sarhoş olmak günah olduğuna göre, içki içmek ve günah kazanmak haram mı oluyor? İçki içmek
haram mı oluyor? Her günah işlemek haram mı oluyor kısaca?
Alt alta yazarak okumaya çalışıyorum.
Kelime fuhuş değil >>> FAHİŞ (Fahiş fiyat gibi). Fakat ayette CÛNAH (günah) kelimesi yok. Günah kelimesi hiç geçmiyor. Sadece HARRAME (haram kılınanlar) var.
<> 7(Araf)/33; Kul innema harrame rabbiyel fevahışe ma zahera minha ve ma betane vel isme vel bağye bi ğayril hakkı ve en tüşriku billahi ma lem yünezzil bihı sültanev ve en tekulu alellahi ma la ta’lemun
<> 7(Araf)/33; “Rabbım” de, “ancak şunları haram buyurdu: Bütün fuhşiyyatı, açığını, gizlisini ve her türlü vebali, ve haksızlıkla bağyi ve Allah’a hiç bir zaman bir bürhan indirmediği her hangi bir şeyi şirk koşmanızı, ve Allah’a bilmediğiniz şeyler isnad etmenizi.”
Şimdi bunu açalım:
İçkiliyken namaz kılınabilir, ama sarhoşken kılınamaz. İçki haram değil, günah değil; fakat sarhoşken namaz kılmak GÜNAHTIR, ama dinden çıkmazsınız.
Bu farkı iyice anlayalım.
SEKRET halinde namaz kılmak HARAMDIR. Ama alkollüyken (hatta uyuşturucu etkisindeyken) namaz kılabilirsiniz, ne haramdır, ne de günahtır.
Tıpkı trafik polislerinin belli bir promil alkole izin vermeleri gibi, aynı şekilde Allah da böyle bir izin veriyor.
Çünkü tarihin yarısı ve dünyanın yarısı, içki başta her beyni örten şeyi kullanıyor.
Bütün bu insanlar içinde iyi, Allah’a yakın ve namaz vb kılmak isteyen yok mu? Kesin bir çizgi çekerek hepsini CEHENNEME mi göndereceğiz?
Veya teokrat bir rejim kurup kafalarına kurşun sıkıp öldürecek miyiz?
<> Cünâx için ; 2/158,198,229,230, 233,234,235,236,240,282; 4/23,24,101,128; 5/93; 24/29,58,60,61 ; 33/5,51,55; 60/10
İÇKİLİYKEN namaz kılınabilir, S A R H O Ş K E N kılınamaz (Cunahtır).
<> “SEKRET halinde namaz kılmak HARAMDIR.” Peki sekret nedir?
İçkili ve sarhoş olmak, ikisini ALLAH’ımız ayırmıştır. Birinciyi mazur görürken, ikinciyi (Sekar hali => Kusmak, sızmak, çift görmek, yürüyememek, konuşamamak, saçmalamak vb) hoşgörmez.
“Sarhoşken namaza yaklaşmayın” ayetini yazar mısınız?
<> 4/43’de; “yâ eyyühelldhîne âmenû lâ taqrebû al Salâte we entüm sükârà xattà ta’lemû mâ teqûlûne...” “ey imân edenler, salâta yaklaşmayın, sükârà/sâkir/sarhoş iseniz, tâ ki söylediğinizi bilinceye değin...”
<> Demek ki sükârà/sâkir/sarhoş olmak, ne dediğini bilmemek. Yani içkili olmak değil.
“sükârà/sâkir/sarhoş iseniz...”
<> Bir insan hipnoz, ilizyon, aşırı ve kontrolsüz (sözde) zikir, saatlerce dönerek, kafasını oraya buraya sallayarak da bilinçsizleşebilir, bunlar da sarhoşluğa yol açabilir. Bilincin yitikliğini sadece teskin edici maddelerin aşırı kullanımına bağlayamayız.
Evet haklısın.
Kendilerini sahte ekstazilere, dinsel fantazilere, vecd ve haşyeti bir tür tören-ayin içinde toplu hipnoz gibi kullananlara, yani obsesyon denen sahte tadları almaya da bir tür esrime (sarhoşluk) diyebiliriz.
<> A => İçkiliyim: Namaz kılmam ne gunah, ne de haram. B => Sarhoşum: Namaz kılmam GÜNAH. C => Sekret halinde namaz kılmam HARAM? B ve C deki fark nedir?
B=C, “sükârà/sâkir/sarhoş iseniz...”
Yani A ve B var, C yok. Şarap=Sirke, aynı şeydir. (Alkol veya sirke asidi ikisinde de vardır.) Üzüm şyırası bekletilirse kendiliğinden şaraba döner. (Resmen hissedersiniz ve içerseniz, kafayı buldurur.)
<> Peyqamberimiz sirkeyi çok severdi deniyor, bu doğru mu acaba?
Her salataya mutlaka sirke kordu. (Turunçlar bilinmiyordu, ekşiltmek için sirke kullanılıyordu.)
Şarap muhtevasına tuz eklerseniz, tuz asidi yoluyla SİRKE asidi oluşur. (Sirke bir asittir, organik asittir.)
İnsan doğasında ise BAZ özelliği vardır. Sirke ve şarap pH değerimizi nötrler.
Elbette bu saydıklarım asla “İçki için keyfinize bakın” demek değildir. Beni örnek alacak iseniz (ki tavsiye etmem) son üç ayda iki kez içtim...
<> Bazı konular ilim olmayınca ister istemez putlaştırılıyor. Teskin edici ot çiğneyen bedevinin içkiyi, hapı haram ilan etmesi gibi...
Afganistan ahalisi olduğu gibi haşhaş çiğnerler, dünyaya buradan gizli satış yapılır. Fetva ile bu otlar legalleştirilmiştir. Ama kolonya yasaklanmıştır.
Kolonya ile ilgili fetva’da: “Güzel koku kadını çağrıştırır. Bu bakımdan erkek ve kadınların güzel kokuları (parfümeri) ve zındık adetlerini bırakıp, çiçek özleriyle veya gülsularıyla yetinmeleri gerekir.”
Çelişki şu ki: Gülsuyu da güzel bir koku değil midir?
Ve çiçek usarelerinden yapılan alkolsüz preperatlar, daha kötü bir alkol türüyle, öldürücü ve kanserojen alkol (etil alkol değil metil alkol) ile yapılmaktadır.
Hatırlarsanız bu sahte fakat öldürücü alkolden, sahte rakı ve votkalarr üretilmiş, bir kaç kişi de komaya girip ölmüştü.
Şimdi bu alkol, tüm tesettür ve islami mağazalarında satılıyor, bunları sürüyorlar, sürüştürüyorlar.
İslamda yeni bir adet: Kardeşim ben müslümanım, etil alkol değil metil alkol kullanırım ;)
Yani Alkoller ikiye ayrılır:
a) Yararlı etil alkoller, ki bunu ayyaşlar ve şehvaniler kullanır.
b) Zararlı metil alkoller, ki bunu da müslümanlar kullanır.
Bir dinde bu kadar çelişki nasıl bir araya getirilmiş???
<> 5(Maide)/91; “inne mâ yürîdü el şeyTânü en yûqıA beyne küm el Adâwete we el bağDâe fi el khamrı we el meysiri we yeSudde küm An dhikrillâhi we An el Salâte fe hel entüm müntehûne”
<> Bu âyet de yanlış yorumlanıyor.
HAMR >>> Beyni örten. MEYSİR >>> ???
<> “Şeytânın, aramıza düşmanlık ve bağz sokmasına + Allah’ın zikrinden bizi uzaklaştırmasına” izin verecek hale gelmekten nehyolunmak olarak da düşünülemez mi?
Şimdi ayetin Türkçe’sini yazar mısınız?
<> 5(Maide)/91; Şüphesiz şeytan, murad eder, aranıza düşmalık ve bağz sokmayı, hamr ve meysir içinde,, ve sizi Allah’ın zikrinden uzaklaştırmak, ve salattan. O hâlde (artık siz) nehyeden/nehyetmiş/nehyedilmişlersiniz, değil mi?
HAMR ve MEYSİR (hımar ve kumar) için YASAK yok. Burada nefsiniz ile şeytan arasında bir savaş veya işbirliğinden söz ediliyor.
HAMR (tüm uyuşturucular) sizi sarhoş etmedikçe Z A T E N namaz kılabilirsiniz, değil mi?
<> “Hamr ve meysir”in nehyi değil de, şeytan’a uymaktan nehy olunmak gibi. “O hale gelmeyin izin vermeyin” deniyor?
Evet, NEFSİN zaafından söz ediliyor, ki “Nefsin tutkuları 72 şeytan kuvvetindedir” denilegelmiştir.
Ben dinimizi değiştirmiyorum, kesinlikle ödün vermiyorum, kesinlikle tavizsiz OLDUĞU GİBİ Kur’an’a dayalı olanı anlatıyorum.
“İçkiliyken namaz kılınır” demek, “Arkadaşlar için ve namaz kılın” demek değildir.
“Ben uyuşturucu bağımlısıyım” diyen varsa -ola ki- “Yok arkadaş sen sakın namaz kılma” mı diyeceğiz?
<> 2(Bakara)/219; Sana sarhoş edicilerden ve kumardan sorarlar: “O ikisinde büyük bir günah ve insanlar için yararlar var; ancak günahları yararlarından daha büyüktür,” de. Ayrıca, sadaka olarak neyi vereceklerini senden sorarlar: “Artanı,” de. ALLAH ayetlerini işte böyle açıklıyor ki düşünesiniz...
Ancak orada bulunan büyük günah, ikisi birden yok, ayette bu geçmez (isni), ayetin Arapça’sı lütfen.
<> 2(Bakara)/219; Yes’eluneke anil hamri vel meysir* kul fihima ismün kebiruv ve menafiu lin nasi ve ismühüma ekberu min nef’ihima* ve yes’eluneke maza yünfikun* kulil afv kezalike yübeyyinüllahü lekümül ayati lealleküm tetefekkerun
“Kaçınılması gereken başlıca...” demek, “başlıca” anlamında; “ism” >>> Kaçınmak (eş anlamlısı imtina ve uzak durmak ve yaklaşmamak) ama GÜNAH değil.
Cunah ve harram kelimeleri kullanılmamıştır.
<> Cünâx için ; 2/158,198,229,230, 233,234,235,236,240,282; 4/23,24,101,128; 5/93; 24/29,58,60,61 ; 33/5,51,55; 60/10
“Ve Kebirun” HER İKİ anlamdadır. Başlıca YARAR (menafi) ve başlıca ZARAR, bu ikisinde de büyük-başlıca EŞİT sayıda YARAR ve ZARAR (insanlık için) vardır.
Bu teraziyi sizin davranışınız bozabilir.
“ism” (peltek s ile) GÜNAH demek değildir. Günah zaten “Cunah”tır ve Haram zaten “Harrame”dir.
“ism” >>> Kaçınılması gereken, “ismin Kebir” >>> Başlıca kaçınılması gereken şey; ama devam ediyor ve yine BAŞLICA faydaları (meNaFi) olduğu da söyleniyor.
Kimin için? “Lil Nasi” >>> İNSANLAR için.
Niçin cinler için değil? O da zaten önceden verilmişti >>> “Şeytan bu yollarla aranıza buğuz ve adavat sokar” diye...
Şeytan kuşkusuz cinlerdendir...
<> 5(Maide)/90; Ey o bütün iyman edenler! İçki, kumar, putlar, kısmet çekilen zarlar, hep Şeytan işi murdar bir şeydir, onun için siz ondan kaçının ki yakayı kurtarasınız.
Evet, bu ayette de düzeltilecek şeyler var: Hımar, kumar’ı bağlamıyor. (Oysa önceki ayette bağlıyordu.)
Cincilik, cindarlık, yani ÜÇÜNCÜ şey, bu doğrudan şeytanlarla direkt temastan doğan bir ameldir deniyor.
Burada murdar dediği şu: Cinciliğin özü, hulasası >>> ŞEYTANLARLA İŞBİRLİĞİNE dayanmaktadır.
Oysa HAMR’da şeytan (mesela alkolikler için) kabuslar biçiminde görünür, ama burada direkt şeytana sığınma ve işbirliği yoktur.
Meysir’de de öyle, şeytan ve nefs ikilemi olarak direksiyon sizin elinizdedir.
<> Eğer 5/90’daki, tüm sayılanları kapsasa idi, “fectenibu HÜ” yerine “fectenibu HÜM” yazmalı değil miydi?
Evet, “hu” ve “hum” ikisi farklıdır, “onu” ve “onları” anlamında :)
<> “ezlamü” için geçerli.
<> 2(Bakara)/219’de; Sana hamr ve meysir’den soruyorlar. “O ikisinde de zarar ve faydalar vardır, ancak zararlar boyutu, fayda ölçütünü aştığında daha zarar verici olur” DE... diye çevirsek uygun olur sanırım?
Evet bu tercüme doğrudur.
<> Allah, “fayda vardır” dediği hamr ve meysir için “ŞEYTAN RİCSİ/PİSLİĞİ” der mi?
Şeytan pisliği açıkça tek bir şeydir >>> CİNCİLERİN çağrı yöntemleri. İlk ikisi geçerli değildir.
<> Melei Ala’dan beyinlere yapılan yayın ile ayni idi yanılmıyorsam, yani şeytan pisliği?
Bir bakıma evet...
Cin suresinde, insanların cinlere sığınıp onların azgınlığını artırdığını ve Nas suresinde de cinlerin ve bunlara uyan insanların birer ŞEYTAN olduğu bildirilmiştir.
<> 72(Cinn)/6; Ne var ki bazı insanlar, bazı cinlere sığınırlardı ve bu da onların azgınlıklarını arttırırdı.
Bakara suresinde ise büyünün kaynağı ve operatörlerinin ŞEYTANLAR olduğu bildirilmiştir. Mesela bunlar aslında İfrit denen bir cin tayfasıdır. (Süleyman’ın musahhar kıldıkları.)
Bunlara baktığımızda büyünün/sihrin kaynağının >>> (Bakara-102) >>> CİNLER (ve dolayısıyla şeytanlaşmış cinler) olduğu anlaşılıyor.
<> Bir ayette (23/89) şöyle deniyor: “... Allah, derler. Öyleyse nasıl sihirleniyorlar?”
Evet. Musahhar kılınmak, sihirlenmek. Mecnun olmak >>> Cinlenmek, yani yine sihirlenmektir.
Mecnun kelimesi çok iğrenç bir kelimedir. (Leyla ve Mecnun’a rağmen.) Efendimizin olmayacağı TEŞ ŞEY MECNUN olmaktır.
İşte şeytan pisliği kelimesinin açılımları bunlardır candaşlar.
<> Cohen için Büyücü ve Profeet yani Peyqamber diyor Hollandaca sözlükte?
Cohen >>> Kâhin (Aahbar) demektir >>> Kehanette bulunan.
Prophet biçimindeki Profet ise >>> EN SAYGIN MESLEK demektir. Daha sonra Peygamberliğe atıfta bulunulmuştur.
Mesela tüm Mısır rahipleri birer prophetus’tur. Ama ayrıca tapınaklara gelmiş (Athon gibi) peygamberler vardır ki, bunlar asıl peygamberlerdir. (Aten dininden söz etmiştim.)
...
Geronimo gelmiş
ss
RZİ
;)