Slm Slm
31 Mayıs 2004 tarihli chat:
selam MİHbody selam
selam/barış herkesbory'ye
(Yeni terim: Herkesbody ;)
<> slm slm
E sen misin?
<> Evet
:))))
Az daha gazeteye ilan verecektim ;) Dostları özlediğimi bilmiyor musunuz? Sizin gidişleriniz bana EZİYET, hem de hiç hak etmediğim… :(
Özlemek bir anlamda işkence. Sizleri KMA olarak göremiyorum, ama burada bir arada oluyoruz, hasret gideriyoruz. Bani ondan mahrum olmayalım… :((
Candaşlar, canandaşlar, hepiniz için geçerlidir bu.
MİH'in karakteri budur! MİH T E K İ L değildir, illa ki Ç O Ğ U L 'dur. Bireysel gidişler NEFS'tendir, nefsin kaçışıdır, bölünmedir.
Allah'ın ipi ise >>> MİH'tedir >>> BİZCİLLİK RUHU, yani BİZ+LER…
Bizler topluca Allah'ın ipine tutunduk. O ipi artık Allah'tan başka kimse elimizden alamaz. Allah o ipin (Şahdamarının) içinde bize bizden yakın.
Allah'ın ipi ARŞ'a asılı durmuyor! O ip SİZİN İÇİNİZDE (Hablillahi = HablilVerid). O ipin bir çapı yoktur. Ama bedenimizin devasa bir çapı var.
Allah içimizde => Biz Allah'ın içindeyiz. Allah burada-şurada-orada-BİZLER'de.
Allah'ımızı bir hissedin, şeytan'dan Allah'ımıza sığının ve vira bismillah başlayalım.
Allah'ın adının anıldığı bu evlerde ŞEYTAN barınamaz. Burası sterilizedir Şeytana ve her Hannas'a.
O ip >>> HUNNES'tendir. Bu benim adım. Yahya'dan çok bu bana yakın duruyor.
Herkese sevgilerimin Allah katındaki eşdeğerliliğini sunuyorum. Herkese saygılarımı sunuyorum. Selamlarımı iki kere sunuyorum
Ve top sizde: İlk soru?
<> 14(İbrahim)/24,25,26;
<> Görmedin mi Allah, nasıl bir misal getirdi: Güzel bir sözü, kökü (yerde) sabit, dalları gökte olan güzel bir ağaca (benzetti).
<> (O ağaç), Rabbinin izniyle her zaman yemişini verir. Öğüt alsınlar diye Allah insanlara misaller getirir.
<> Kötü bir sözün misali, gövdesi yerden koparılmış, o yüzden ayakta durma imkânı olmayan (kötü) bir ağaca benzer.
Candaşım, Kur'an sana dost olmuş (Hissedebilirsen). Yani sana bir “istisna” olmuş; sen yakınlaşacağın yerde, Kur'an sana yakınlaşmış. (Ben asla nefsimden konuşmam!)
<> Tarık Seması 7 boyutun birleştiği yerden 70 cm yukarda. Peki 70 cm’nin üstünde ne var. Açılmamış 4 boyut burada mı saklı ?
İpucunu unutmayalım:
0 Kelvin derece EN soğuk, -1 Kelvin derece en sıcaktır (Bigbang). İkisi arasında bir birim mesafe vardır. Sorunun yanıtı da böyle.
Tarık semasının üstünde ne var? >>> ARZ'ın derinliği var.
Gök ve yer -aslında- BİTİŞİKTİR. Ancak, Allah ruhundan üfleyince, yer ve gök ani şişme ile birbirinden ayrıldı, düzlem yerini küreye bıraktı.
Şimdi bu TEMEL üzerine daha ayrıntılı SORU istiyorum?
“Tarık semasının üstünde ne var? ARZ'ın derinliği var.” Temel bu… Buna göre soru geliştirmeliyiz.
??
Pekala ikinci soruya geçelim. (Sükut halinde böyle yapıyorum.)
<> Zaman, doğrusal bir hareket olan, aynı zamanda enerjiye sahip, boyutlu bir yapıdır. <>İleriye doğru olan bu süreçte, biz’i oluşturan ben’lerin durumunu nasıl açıklayabiliyoruz?
<> Yani 2004 yılındaki ben, 50 yıl sonrasına giden birisi ile konuşuyor (ölmemişsem yani) ve aynı ileriye giden birinin de o zaman dilimindeki ben’i yok mu? Benim ileri gitmem, ileri zamandaki ben’i nasıl açıklar? Ben, girdiğim dilimdeki ben’i mi öteliyorum?
<> Kısaca; 2054 yılına giden bir gezmen ile 2054 deki ben konuşuyor muyum? İleriye giden Jana, geleceğin olmasından mı başka Jana’sı ile karşılaşmaz?
<> Ben, aynı zaman diliminde konuştuklarımla mı ben oluyorum? Ben dediğin ben ne oluyor? İzah mantığımız nasıl işliyor?
Sırayla açıklayayım:
<> Zaman, doğrusal bir hareket olan, aynı zamanda enerjiye sahip, boyutlu bir yapıdır.
Zaman, soyut xyz üç ekseninden oluşmuş Ahıret mekanının adıdır. Yani burada ZAMAN, ama ötede AHIRET boyutlarıdır.
Çünkü zaman:
a) x ise lineer bir tek boyuttur.
b) xy ise, membran (world sheet) bir YÜZEY (Mahşer böyledir).
c) xyz ise ÖKLİD yapıdır.
Yani ötedeki ZAMAN => AHIRET MEKANI/yurdudur. Buradaki mekan ise, o yurdun Z A M A N I 'dır. (Reel zaman tanımına bakınız.)
Buradaki zamanımız bize ORADA mekan -mesela mezar- olarak eşlik eder.
Zaman salt lineer değildir, doğrusal ve tek boyut değildir. Bu karadelik tekilliğinde veya ölümün tüneline çekildiğimizdeki durumumuzdur.
Bir İPLİK gibi çekiliriz, mahşerde ise bir zar (membran) olarak açılırız. Ve o zardan asla dışarı çıkamayız. (Aynaya hapsolmuştuk ya…)
Eğer zaman lineer olsaydı, alan-zaman da kare olurdu ve oylum zaman da >>> KÜB olurdu. Ama biliyoruz ki, eğri evrende, DAİRE-ÇEMBER tipi bir mahşer var.
Quant teoremi bizlere, kuantların nokta olmadığını, birer iplik olduğunu sundu.
Bu görüş de devrini tamamlayınca, o ipliklerin ANKEBUT >>> bir ağ biçiminde MEMBRANI dokuduğu ve sonuncu -temelli- olarak da bu zar yüzeyinin aslında TÜNEL biçiminde kıvrıldığı anlaşılır. (Kuvviret-Tekvir sure ve ayetleri.)
Ve özellikle bir tünelin şu durumları vardır:
1. Aktarıs Semavat'tır >>> YANİ ÇAPI VARDIR. (Yüzeyin ise çapı yoktur.) (Referans ayet Rahman-33.)
2. Yine Kur'an'dan çözümlüyoruz ki; bu tüneller aynı zamanda HABL (Kablo'nun Sanskritçesi) ve HABLİL VERİD (Şahdamarı) olduğunu görüyoruz.
3. Bu bağlamda şunları da sentezliyoruz:
SUR BORUSU >>> BU TÜNELLERİN tamamıdır. Nefhi sur >>> HORN HOLE, daha küçük kuantum tünelleri ise CORN HOLE, mini kuantum tünelleri ise WORM HOLE. (Bunların ayrıntılarına yeniden girmeyeceğim…)
Sadece HOLOGRAM kuramına göre (Burada HOLE-o-gram) herşey diğer herşey ile ilintilidir ve hologramın bir parçasıdır. (TOE=Theory of everything'i araştırınız.)
Sentezi sizler de sürdürebilirsiniz:
Tüm tüneller (Worm Holes) bir SÜPER uzayın dokusudur. Süper uzay bununla örülmüştür. Süper uzayın da Aşağı misal alemi olduğunu ve bunun da Yukarı misal alemi olan Hyper uzay tünelleriyle örüldüğünü biliyoruz.
SONUÇ:
Nefhi Sur denen HORN HOLE'a ulaşıyoruz. O halde zamanın lineer veya sheet veya cube bir yapısı yok. Bunun yerine TÜNELLER'i oluşturmaktadır.
<> Zaman, doğrusal bir hareket olan, aynı zamanda enerjiye sahip, boyutlu bir yapıdır.
betimlemesi aslında bu anlattıklarımdır…
<>İleriye doğru olan bu süreçte, biz’i oluşturan ben’lerin durumunu nasıl açıklayabiliyoruz?
Zamanda ileri gitmek HİÇ DE MESELE değildir. Yani ışık hızına ne kadar yaklaşırsanız o kadar zamanda ileri gidersiniz. (Astronotlarda bir ayda 5 saniye; yılda 1 dakika GENÇ olunuyor.)
Zamanın NEDEN ve SONUÇ iki ucu (iki CORN'u) vardır.
Neden ve sonuç birbirine ne kadar UZAK ise, o kadar yavaşızdır. Veya tersi olarak; hızlandığımızda, neden ve sonuç arasındaki mesafe azalır. Geleceğe ERKEN geçeriz.
Eğer ışık hızına çok yakın bir hızla giderseniz, bıraktığınız ikizinizin 14 yılına/yaşına karşılık bir yıl yaşlanırsınız. Yani siz geride kalmış bir BEN değilsiniz. Gittiğiniz zaman dilimindeki BEN'siniz.
Çünkü, ikiziniz –mesela- sizin on yıl yaşlanmanıza karşılık 140 yıl yaşlanmış olduğundan der ki: “Benim ikizim 140 yıl önce bir gitti, bir daha da görmedik.”
Bunun tersine; siz on yıl sonra döndüğünüzde, ikizinizin on yaş yaşlanacağı yerde, 140 yaş yaşlanıp çoktan öldüğünü görürsünüz.
Siz de şöyle düşünürsünüz: “On yılda nasıl olur da 140 yıl yaşlanır İKİZİM?”
Zamanda ileriye (ZİG ve ZİL) gittiğinizde siz kendinizi taşırsınız. Yani “BEN” dediğiniz BEN, sizsiniz.
Elbette geleceğe geçen şaşkınlık yaşar:
Bir yıl önce doğan çocuğu, 14 yaşına gelmiştir. Üç yılda çocuğu, 42 yaşındadır ve babasından yaşlıdır. Kim yaşça büyük veya küçük, bu paranormlar yaşanır.
Ama çocuğunuzdan küçük de olsanız, siz yine sizsiniz. Geride bir SİZ bırakmadınız.
BEN dediğiniz yine KENDİNİZSİNİZDİR. Kendinizi GELECEK zamana taşımışsınızdır. (Bu anlattıklarımı zaten biliyorsunuz.)
Bunun tersine platformda (ZAG ve ZAL durumu), kendinizi geçmişe “ZAMAN İÇİNDE BEBEKLEŞEREK” taşırsınız.
Zamanda ileri gezmenlik ve zamanda arda gezmenlik (Zig ve Zag) çok farklıdır.
Zamanda ileri gittiğinizde, zaman genleştiğinden siz genç kalırsınız. Ama YAŞLANIRSINIZ.
Oysa tersine (ZAG ve ZAL); zaman oku sizi gençleştirir => Zamanınız tersine akar. Yani geri gezmenlik ÇOOOOOOOOOOK ÖZEL statülere sahiptir.
Zaman okunu tersine çevirdiğiniz için, sıfır yaşına gelirsiniz ve “İlkah noktasında” DURUR, yeniden zamanda ileriye gitmece (ki normal) doğarsınız.
Bundan sonra zamanınız HEP ama HEP İLERİ AKACAKTIR. Geldiğiniz çağa dönmek isteseniz bile, zamanınız İLERİ akacaktır. Artık asla, zamanda geriye gitme şansınız olmayacaktır.
Bu bir kez verilmiş şanstır.
Zamanda geri gelenler, REEL zaman oku yönünde olduklarından, yola çıktıkları yaş doğup da aynı yaşa geldikleri toplam yaş (mesela 25+25=50 olsun) bu kişi 50 yıl yaşamasına rağmen, 25 yaş görüntüsündedir.
Çünkü cebirsel olarak, geriye küçülen zaman, cebirsel olarak toplanır; yani çıkarılmış olur.
Bu kişi bir 25 yaş daha kalsın GERİ zamanda… Aritmetik yaşı 75 olur. Ve dünyadaki yaşı da 50…
Eğer bu kişi zamanda ileri gitmeye kalkışırsa, YOLA ÇIKMADAN amacına ulaşmış olacağından (Takyon teoremi budur) indiği yaş da 25 yaş olacaktır. Yani 25 yaşında yola çıkan biri, yine 25 yaşında dönmüş olacaktır.
Ayrıca kalan ömrünü de hesaplarsak (Mesela 70 yaşına kadar yaşasın); 70-25=45 yıl daha yaşayacaktır. Dolayısıyla toplam ömrü ARİTMETİK olarak 145 olacaktır. Ama kendisi halen 25 yaşındadır.
…
[[ Özeller ve tlf sebebiyle chat devam edemedi… ]]