Slm Slm
26 Mayıs 2004 tarihli chat (Güvenlik sebebiyle chat’in farklı yerlerinden –uzun veya kısa- bölümler çıkarılmıştır.):
selam selam
hoşbuluştuk
Siz öğretmensiniz. Gelecek hanifler sizin elinize teslim.
Ben farklı bir durumdan geldim. Soracağım şey sizi şaşırtmasın. Bana tam tarihi (ay gün, günün adı) söyleyebilir misiniz? Bugünün tarihi?
<> 26 mayıs 2004
Neden 27 mayıs görünüyor? Saati düzeltmeliyim, günlerden nedir?
<> Çarşamba
OK. Az bir süre veriniz. Benimle birlikte olan saatler de etkileniyor, sormasam 27 mayıs sanacaktım.
…
Yahoo da bir anormallik var mı? Yani haklanmadık değil mi?
<> Bazen aşırı yoğunluktan aksamalar olabiliyor.
Bu öyle değil, bütün gün uğraştım. Yahoo'yu açmak istemediğimden direkt buraya geldim.
Bu gece chat yoktu. Bugün tuhaf bir zaman kayması oldu. Bilgisayarın saati dahil, kolumdaki saat aynı tarihi gösterdiler. Yani manuel olarak ayarlanmaları gereken şeyler kendiliğinden böyle oldu.
Demek ki bir zelzele geçirdim. Herşey yolunda şimdi, saatleri düzelttim.
İzafiyet gereği biraz aşmışım normal zamanı; zil >>> gittim, zal >>> geldim, sıfırlandı. Hemen gelemeseydim -demek ki- yeşillenecektim. Saatler boyu zamanı 27 mayıs sanıyordum.
Telefonumun saati de 27 mayıs??? Bir saniye ayar!
Tamam :) Yarın bugündür diye bir dizi vardı, ona benzedim bugün.
…
Neyin hayır neyin şer olduğunu bilemeyiz elbette. Ama bizim entellektüalitemize yakışmayan acemilikler ve yersiz güvenmeler olabiliyor…
Vermezse mabut neylesin mahmut?
…
Daima BEN(im bağ) 1-0 baştan mağlup olarak başlıyoruz. Mesela karşı tarafın cinayet (MIB) hakkı var. Ama bizim yok. (Biz öldüremiyoruz.)
Bu dezavantaj içinde hep savunmada saklanmada ve korunma durumunda kalmalıyız. Onların MİB'i var diye biz de MİB kuramayız. Bir hırsız evinizi soydu diye siz de gidip başkasının evini soyarak zararınızı kurtaramazsınız.
Bu dezavantajları kastediyorum…
Zulkarneynlerin tamamına ALLAH sordu: “Dilersen kötülük yaparsın (MIB gibi), dilersen iyilikle davranırsın.”
Fesat karşı taraf (VAMP), birinci şıkkı tercih etti. Yoksa WEMB de bir MIB kurardı, tarihi radikal olarak değiştirirdi. Ama o ayet var ya… İşte o elimizi kolumuzu bağladı.
…
…
Yahu bir şey okudum:
Ben yıllardır yıkanmıyormuşum, yoksa yanlış mı okudum? O ne demek? Peki bu ne demek? Yani MANTIKLI BİR LAF mı?
Araziye çıkığımda, bir tek gün duş almazsam, kendimi kirli hissediyorum. Üç vakit namaz dışında, hep namaz abdestiyle geziyorum.
Ben elimi yüzümü yıkamam, sabah direkt duşa girerim, ne zaman suyun başına otursam. (Belki günde 15 kere…)
Sürekli namaz abdesti alırım, abdestli kalırım, abdestli yaşarım… Şimdi bu adam ne demek istiyor, anlayan BERİ GELSİN!!!
Kaldı ki iş çıkışı bir de küvette sefam vardır. Yahu yıkanmak böyle değilse nasıl olur, bana biri anlatın?
<> Senin yazdığın kitaplar insanları hipnoz ediyormuş, hem de toplu hipnoz!
Evet, bunu defalarca söyledi. Okurlara çizdiğim matriss'lerin muska olduğunu, onu okuyanın (kitabın içinde saklı olan cinlerim tarafından) hipnoz ettiğini hep anlattı.
…
Sadık Albayrak'ın oğlu ile Esra Erdoğan evlenecek diye, gazetede neler yapılıyormuş neler, bir dinleseniz siz de üşütürsünüz. Sanki İsa geri döndü…
İki yobazın çocukları evleniyorsa, buna niçin seviniyorlar ki? Saltanat mı kurulacak böylece? Osmanlı padişahı mı olacak Yeni Şafak çalışanları…
<> 2(Bakara)/75; Şimdi bunların, size hemen inanacaklarını ümit mi ediyorsunuz? Halbuki bunlardan bir grup vardı ki, Allah'ın kelâmını işitirlerdi de sonra ona akılları yattığı halde bile bile onu tahrif ederlerdi.
Ellerine sağlık…
Benim Cinim yok ama… onun kesin HANNAS ŞEYTANI VAR, kendisi şeytanlaşmış insan.
Şurada evren güzeli Haniflik, dünyanın en ileri ilmi varken, iki kere cennet varken, Şeytandan Allah'a sığınmak varken, sen git Hannas… minel… nas ol!
Hakikaten NEFS, yaman bir düşman insanın kendisine…
Empati yapıyorum (Kendimi onun yerine koyuyorum): “Ben gerçek müminlere saldırırsam, nasıl bir zevk alırDIM” diye…
Vallahi zevki falan yok bunun. Muziplik, hinlik falan değil, nefsin kendisine eziyeti…
“Selam selam” de,, “Yok olmaz, ben barış demem, istemem ben kavga savaş isterim”…
O iftiralar atarken iyi oluyor, ama onun için yazınca niye kötü oluyor?
…
Bunlara MİB olmak gerek, ama selam selam (barış barış) diyene bu asla yakışmaz. O zaman benim de nefsim şeytana yenilmiş olur.
<> ALLAH yolunda olanların ortak kaderidir: Saldırıya uğramak, iftira yemek, taciz edilmek, hatta öldürülmek!
Evet, milyarlarca yıldır böyle oldu bu. Ademden beri de onbinlerce yıl böyle oldu.
<> Allah’ın Sünnetullah’ı budur; değişmedi, değişmeyecek, değişmez!
Adam BANA değil, aslında KUR'AN'A, Kur'an'ın dostluğuna, ALLAH DOSTLUĞUNA karşı çıkıyor…
…
RTE de söz vermiş: “İmam Hatip en önce, sonra Türban'ı halledeceğim, sonra da orduyu halledip seni (Gülen'i) buraya devlet töreniyle getirteceğim” diye. Bunlar üç kutsal yeminiymiş RTE'nin…
Ve aslında "Şeyini şey ettiğimin şeyi" meselesi de bizzat KENDİNİNMİŞ (Kasımpaşalı).
Evet bunu kendi söylemek istermiş. Onun için, meclis başkanı söylediğinde, hiç özür mözür dilemediği gibi, üstelik RTE oralı bile olmadı. Yani bize küfretmek isteyen aslında başbakan.
(Dileyene şahitlerin adını verebilirim. Şahitsiz ve isimsiz konuşmam ASLA!!! Benden iftira ve komplo teorileri beklemeyin sakın.)
Ben DOMDOSDOĞRU kalacağım dostlar.
…
…
Mit ajanları bizde kim biliyor musun?
Biraz istihbarat polisleri, biraz da jandarma; zavallılar sabaha kadar, dışarıda, karda kışta adam izliyorlar.
Adam gidip evinde mışıl mışıl şöminenin yanında uyuyor, öteki dışarıda donuyor: Ya adam biraz sonra çıkıp da giderse diye…
Bizde bu komedidir. Herkesi masa başına koymazlar. Bütün mitçiler, yazın mısır, kışın kestane satıyorlar sokaklarda, bu hayat mı?
Üstelik maaşı >>> DEVLET MEMURU MAAŞI; yani ha polis olmuşsun ha, Mitçi…
Bizde Ordu istihbaratı güçlüdür. Mit aslında sadece içeriye çalışıyor. Yani Türkiye'nin de CIA gibi milli olarak DIŞARIYA çalışmasını gerektiren bir örgüt daha kurulmalı.
Bizimkiler hep içeride. Dışarıdakiler de torpilli akraba falan (Elçiliklerde). Yani CIA'in ve ABD'nin "Milli Güvenlik" birimlerinin tekniğinin milyarda biri bile yok…
Sıradan bir CIA ajanı, evin kapısında beklemez. Uydu'dan fotoğraf alır. Uyduyu kullanabilir. Talep yoğunsa AWAVCS uçağı kaldırıp yine izleyebilir.
Yani bana MİT falan komik…
Neyse, AWACS kaldırabiliyor ABD İçişleri Bakanlığı mensupları, bilirsin.
Bizimkiler de Egfoexin söylediği gibi "Sahte öğrenci" numarasıyla kendi öğrencilerimizi izliyorlar.
Mesela ben ve eşim, okulda "Kimlere not verip vermediğimizi" elbette biliyoruz. Yani bir düzine birileri var ki (Kulaklı küpeli delikanlılar, aşifte kızlar) onlar sınav falan derdi yok. Hep varlar…
Bilmem anlatabildim mi? ;)
Bizde Mit'in en büyük operasyonu işte bu kadar…
Kabak gibi belliler zaten. "Ajan olduklarını vurgulamak için" öyle kendilerini belli ediyorlar ki! Yani bir şekilde belli edecek. Bunlar ajan falan olmaz.
CIA gidip Güneydoğu Asya’da, Orta Amerika'da hükümet değiştiriyor, darbe yapıyor on kişiyle… Bize böyle bir NÜVE örgüt gerekiyor, bu daha kurulmadı…
Öyle maslahatgüzarlarla, kordiplomatik personelle MİT'çilik olmaz. Zaten diplomatlar ve katipler "İçişleri Bakanlığına değil, DIŞIŞLERI bakanlığına bağlı…
Gerçek anlamda bu işler çok başkadır (Türkiye uyuyadursun).
Elçibey ile Türkiye bir dönem neredeyse (Hani Bağımsız Devletler Topluluğu gibi) bir konfederasyon oluşturacaklardı. Az kalmıştı, Azerbaycan ile birleşecektik.
İran Azerbaycan’ı, Ermeni ve özellikle RUS istihbaratı, bir operasyon yaptı… İşler yattı.
Komünist birini başa getirdiler, o öldü, oğluna saltanat geçti.
Bu arada bizim MİT ne yaptı biliyor musunuz? Her zaman yaptığı şeyi… Rus kızlarıyla porno film seyrederek üç gün evde kalmışlar, çıkınca da bakmışlar ki Ebulfez Elçibey devrilmiş.
AYNEN böyle. AYNEN VAKİ'dir. Ve Rus kızlarının TAMAMI (Eski adıyla) KGB ajanıymış…
Buyrun gülün, gülmek serbest. Çok erkek milletiz, değil mi?
…
Bugün benim takvimim karıştı, halen beynim düzeltemiyor. Bugün >>> YARIN olmuş beynimde. Ve saatlerimde…
Demek ki bu bana beynimin oyunu değil ;) Yani aklım yerinde ŞÜKÜR!
<> Çok yoğunsunuz, biraz rahatlasanız.
Rahatlamak dediniz de, Whoops saatim geldi, şööööyle bir namaz abdesti, üzerine de teyemmüm alıp geliyorum.
(İki abdestle geziniz, iki selam veriniz, iki kez iman ediniz, iki cenneti hak ediniz.)
…
…
Araç beni AB ve B durumunda iki kez kurtardı.
Kırmızı Ş A R T konmuştu, onu bozamıyorum. Kim bilir, ben yeşil, araç kırmızı???? Acaba öyle bir kombinezon mu bu? (Vallahi bilmiyorum. Sadece işitip-itaat ediyorum.)
Ben otomobile toplasan 20, belki de 15 kere bindim.
Onun görevi benim hayatımı kurtarmak, o kadarını biliyorum. Kurtardı da! AB ve B durumlarında araç iki kez lazım oldu. Otomobil, Sülük… böyle garip şeyler benim hayatımı kurtarıyor.
Benim de ilmimin yetmediği bir sınır var. O sınırı sadece Majestik majisyenler biliyor. (Bana söylenmiyor ve söylenmeyecek de.)
Ben, (Adler'i saymazsak) iki PEYGAMBERE ve iki de onlar gibisine, işitip-itaat ediyorum.
İsa hiç ölmedi; “Efendimiz gibi TARİHTE kaldı” diyemeyiz. CANLI ve mesajcı Yahya'yı Kıyamet bile öldürmeyecek. Bunlar Resuller.
Gelelim RASUL kişilere:
Misak elçisi anlamında Dedem Korkut, Mighty, bunlar da RASUL (Resul değil).
Ve Zülkarneyn(ler):
Zülkarneynlerin ilki hariç öteki tamamına bir "SINIR" konuyor, iletilmiyor, Resul ve Rasul ortak JURY'sinde olup bitenler.
Yani Zülkarneyn demek, ikinci sınıf demek :(((( Hüngür… Sınıf snıf …
Artık Resul ve Rasul’un farkını biliyoruz, değil mi?
Resullerin tamamı enbiyadır. Rasullar enbiya değil, alimlerdir.
Hatemül Enbiya olan Efendimiz Resul idi. Messiah hem Resul, hem Rasul'dür. (İkinci gelişinde Nebi değil.)
Rasullere >>> Mürseller de deniyor. Ama Resuller, mürsel değildir. Mesela 313 mürseller vardır, hiç duydunuz mu?
Mesela Mehdi Rasul vardır (Onların başkanı). Mehdi, Hızır, Resul değil Rasul’dür. Bu farkları artık iyice biliyoruz. Zülkarneyn şahsında tüm iki zamanlı gezmenler de Rasul’dür.
Bunun isbatını anımsayınız:
Hristiyan olan Thule Qaarnaq adlı bir kişi, Kur'an'ı okuduğu halde eliyle itmiş ve hristiyan kalmış. Yıl 2200 bilmem kaç.
Adam Viking, bir de gırgır olsun diye Viking miğferi takmış. (Pilotların böyle maskotu vardır.) Gitmiş taaaa tarihin derinliklerine (yüzmilyarda bir rastlantıyla), bakmış ki paralel evrende değil, AB evreninde…
<> (24(Nur)/55; Allah; sizin, iman edip hayra ve barışa yönelik iyilikler yapanlarınıza şu vaatte bulunmuştur: Onlardan öncekileri halef kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka halef kılacak. Onlar için beğenip seçtiği dinlerini yine onlar için güç kaynağı yapacak, onları korkularının arkasından mutlaka güvene ulaştıracak. "Bana kulluk/ibadet edecekler, hiçbir şeyi bana ortak koşmayacaklar. Bundan sonra nankörlük edenlerse…
<> Bu ayetteki vaat?
Beni ve Haniflerin zaferini, ve de Mehdi'yi anlatan bu ayeti buldun ya, helal sana!!!!
:)
“Onlardan öncekileri halef kıldığı gibi…”
“Onlardan öncekileri halef kıldığı gibi…”
“Onlardan öncekileri halef kıldığı gibi…”
Bu İbrahim milletinin çıkış ucu,
“öncekileri halef”
“öncekileri halef”
Sonrakileri de >>>
“onları da yeryüzünde mutlaka halef kılacak…”
“onları da yeryüzünde mutlaka halef kılacak…”
Özellikle “…CAK” sonekine dikkat ediniz. Bu daha çıkmamıştır. (Haberimiz olurdu.)
“Allah; sizin, iman edip hayra ve barışa yönelik iyilikler yapanlarınıza…”
“Allah; sizin, iman edip hayra ve barışa yönelik iyilikler yapanlarınıza…”
(Bakınız Ali İmran 104, 110 ve 114)
Ve de İbrahim atamızın dini >>>
“Onlar için beğenip seçtiği dinlerini…”
“Onlar için beğenip seçtiği dinlerini…”
“Onlar için beğenip seçtiği dinlerini…”
Çünkü 228 bin peygamberden, sadece ve sadece İbrahim, DİNİ kendi seçmiş ve formatlamıştır. İbadetlerin beşini de kendi seçmiş ve formatlamıştır. Başka bir dinden söz edilmiyor ayette DİKKAT EDİNİZ!
Kalan tüm elçilere >>> HAZIRLOP kitap indirilmiştir. Hazırlop din ibadet indirilmiştir.
Onları Allah, bunu ise dostu olan İbrahim formatlamıştır. İbrahim atamız dışında hiçbir elçi, formatör değildir.
“Onlar için beğenip seçtiği dinlerini yine onlar için güç kaynağı yapacak, onları korkularının arkasından mutlaka güvene ulaştıracak…”
“Onlar için beğenip seçtiği dinlerini yine onlar için güç kaynağı yapacak, onları korkularının arkasından mutlaka güvene ulaştıracak…”
“Onlar için beğenip seçtiği dinlerini yine onlar için güç kaynağı yapacak, onları korkularının arkasından mutlaka güvene ulaştıracak…”
Sondaki “…CAK” ekine dikkat ediniz >>>
“onlar için güç kaynağı yapacak…”
“onlar için güç kaynağı yapacak…”
“onlar için güç kaynağı yapacak…”
Ve mehdi geliyor >>>>
“onları korkularının arkasından mutlaka güvene ulaştıracak…”
“onları korkularının arkasından mutlaka güvene ulaştıracak…”
“onları korkularının arkasından mutlaka güvene ulaştıracak…”
ve devamını Allah tırnak içinde yazıyor >>>
“ "Bana kulluk/ibadet edecekler, hiçbir şeyi bana ortak koşmayacaklar…" ”dedi O (hu)!
Orada BEN kelimesi yine yok. He said that: "Kendisine kulluk edileceğini…" (Indirect form.) Bunu hissettiniz mi?
Çeviri yanlış, orada hem “indirect speech” hem de “passive voice” var. Tercüme yanlış. Özellikle İngilizce bilenlere duyurulur.
<> 9. şahıs zamiri değil miydi?
Onun dışında, burada şu keyfiyet var (mesela): Allah ne dedi?
Yanıt 1. Allah dedi ki “Bana itaat etsinler”.
Yanıt 2. Allah “KENDİSİNE itaat edilmesini” söyledi.
Bu farkı görmenizi istiyorum. Allah birinci formu değil, ikincisini kullanıyor ve yine BEN dememiş oluyor! Bunun için dikkatinizi çektim…
<> I m a teacher >> Direct…
<> She said that she was a theatcher >> Indirect…
Sanskritçe bilmeyen, Arapça’yı ZERRECE bilemez! Sözlükten başka şansı yoktur. Ama sözlük kelimeleri, tıpkı renk körlüğü gibidir.
Hani anımsayınız; kelime KAR (bembeyaz), türevleri ise kır düşmek, kırağı yağmak, ama aynı kelime KARA oluyor. (Siyah???? Neden???)
Ve turanca bir kelime daha var: KAN… Yine beyazdan geliyor, ama kırmızı (Arapça dem). Sanskritçe nedeniyle bu böyle…
Mesela size Sanskritçe B-L ve B-R terkiplerinden, en az birbiriyle alakasız on renk yazabilirim. Deneyelim mi?
BLO >>> Mavi…
BLOD >>> Kırmızı (Kan)…
BLOND >>> Sarı (Sarışın)…
BLIND >>> Kara (ve Kör)…
Mavi, kırmızı, kara ve sarı, birbirine ne kadar benziyor????? Üstelik bunlar İngilizce’ye de girmiş. Yani İngilizce (Germen dilleri), bundan daha çok miras almışlar (Renk cebiri açısından).
Bunlar BL terkibi; bir de BR (brun, brunet, brown, braun gibi) var. Onları da yazmayayım artık.
Yani bunları bilirsek (Sanskritçe’yi bilirsek), Arapça’yı anlarız. Çünkü Arapça’da bunlar yok, ama KUR'AN'DA var oğlu var…
Beni hissettiniz mi? Bildiğiniz şey belki, ama yine de şaşırtıcıdır…
<> Norveç ve İsveç dilinde Blue => BLA, A'nın üstü noktalı, sanki “O” harfi gibi. Ve sanki Norveç dili Sanskritçe’ye yakın gibi gibi??
Sanskritçe de ona aynen benzer biçimde BLO (Blue, Blau vb)…
<> Bunu crow için de kontrol etmiştim,, Sanskritçe karata, Norveççe krake…
Evet karga. Almanca Krahe (die Krahe). Türkçe de aynı >>> KARGA (karka)…
<> Garip bir kelime yakınlığı var aralarında?
<> Garip (garib/garabe/karga)…
Evet, Babil kulesinden sonra ayrıştı; ama ayrışmadığı o dönemi Allah Kur’an içine saklamış. İbrahim demiş, Avram ve Abraham değil.
Babil öncesi adının İbrahim, bu olaydan sonra da Abraham ve Avram olduğunu görüyoruz. Çünkü Sanskritçe yerini bunlara bıraktı. “Komşu komşuyu anlamaz oldu.” (Babil kulesi olayı…)
…
Şimdi konuyu bitirmek istiyorum.
“Bana kulluk/ibadet edecekler, hiçbir şeyi bana ortak koşmayacaklar. Bundan sonra nankörlük edenlerse…”
<> “… onları korkularının arkasından mutlaka güvene ulaştıracak.”
Bu ayetde mi kalmışız diye baktım. Burada zaten anlatılan anlatılmış. İsa orada ayetin içinden bize el sallıyor adeta…
<> Bundan sonra inkar eden kimseler, işte onlar artık yoldan çıkmış olanlardır.
Zülkarneyn'i anlatıyordum…
Hristiyandı. 2200 lü yıllarda yola çıktı, inanılmaz bir istisnayla sonsuz everene değil, yine bu evrene (AB) çıktı. (Bu tarz yolculukta geriye gidip küçülüp yeniden doğmuyorsunuz. Bu zaman yolculuğu değil, paralel evrenler arası yolculuk çünkü…)
Zülkarneyn baktı ki, dünyanın en arkaik antik çağları; bir de yecüc Mecüc var, yapay karanokta var, ki iyice anlatmıştım, yapay aknokta var (ki anlatmam yasaklanmıştı), sibernetik kitaplığında Zülkarneyn'in Kur’an’ı da var, Kur'an'ı…
Okuyor o sırada, bir de bakıyor ki, KENDİSİNİ anlatıyor.
2200 yılının haşarı hristiyanı, onbinlerce yıl önceye gidiyor ve KUR'AN'I hasbelkader okuyup, kendisinin orada anlatıldığını görünce, işte o zaman müslüman oluyor.
Kaderin güçlülüğüne bakınız. Uzuuuuuuuuun asırlar sonraki bir hristiyan ufonotu alıp, geçmişte MÜSLÜMAN yapıyor.
Kader bunun için güçlü ve Kur'an bunun için MUCİZE!
<> Onun geldiği gelecek de artık yok, değil mi? (Kehf 83'ün Zülkarneyn'i yani…)
Yok. Onun geldiği gelecekte, ZİLZAL denen zaman zelzelesi olacak; yani her tepeden ve vadiden (tepe-vadi >>> ZİLZAL'dır) Yecüc ve Mecüc İÇİÇE akacak.
Ayet iki yerde geçiyor. O zaman “VAH bize” diyecekler. Ve Akdelik (sur da üfürülmüştür) ayetleri…
<> 18(Kehf)/
<> 92; Sonra da başka bir sebebi takip etti.
<> 93; Nihayet iki set arasına vardığı zaman, önlerinde neredeyse hiç söz anlamayan bir kavim buldu.
<> 94; Onlar: "Ey Zulkarneyn, haberin olsun, Ye'cuc ve Me'cuc bu yerde fesat çıkarıyorlar; bu yüzden onlarla bizim aramızda bir set yapman şartıyla sana bir vergi ödesek olur mu dediler.
<> 95; Dedi ki: "Rabbimin beni içinde bulundurduğu iktidar daha hayırlıdır; haydi siz bana bedenen yardım edin de sizinle onların arasına sağlam bir engel yapayım.
<> 96; Bana demir kütleleri getirin. Iki ucu denkleştirdiği vakit: "Körükleyin!" dedi. Demiri bir ateş haline getirince: "Getirin bana üzerine erimiş bakır dökeyim!" dedi.
<> 97; Artık ne onu aşabildiler, ne de delebildiler.
<> 98; Zulkaneyn : " Bu, Rabbimin bir rahmetidir. Rabbimin va'dettiği an gelince, onu dümdüz edecektir. Rabbimin va'di de haklır.
(Sur >>> Corn Hole >>> Yapay Akdelik.)
<> 21(Enbiya)/96; Nihayet Ye'cuc ve Me'cuc(un seddi) açılıp da her tepeden saldırdıkları…
<> 21(Enbiya)/96; Ye'cûc ve Me'cûc'ün önü açıldığı zaman onlar, her tepeden akın ederler.
Bir de bunun devamı (Aknokta'nın Corn Hole'u) 97 yok mu?
<> 21(Enbiya)/97; Ve gerçek va'd yaklaştığı vakit, işte o zaman o küfredenlerin gözleri belerecek (bir noktaya dikilip kalacak): "Eyvah bizlere, biz bundan gaflet ettik! Hayır, kendimize zulmetmiş olduk!" diyecekler.
98?
<> 21(Enbiya)/98; Haberiniz olsun ki, siz ve Allah'tan başka taptığınız nesneler cehennem mermisisiniz; siz oraya gireceksiniz.
“O gün sur'a da üflenmiştir hepsini bir araya toplamışızdır” ayeti yok mu? (Dedem mi saklıyor?)
“O gün sur'a da üflenmiştir hepsini bir araya toplamışızdır” ayeti yok mu?
<> 18(Kehf)/99; Ve terakna ba'dahüm yevmeiziy yemucü fi ba'div ve nüfiha fis suri fe cema'nahüm cem'a
<> 18(Kehf)/99; Ve o gün Biz onları, birbirlerinin içinde dalgalanır bir durumda bırakıvermişizdir sura da üfürülmüştür, artık hepsini toplamış da toplamışızdır.
Evet çok teşekkür.
Zulkarneyn bunları yaptı ama zaman zelzelesi,
“birbirlerinin içinde dalgalanır…”
“birbirlerinin içinde dalgalanır…”
“birbirlerinin içinde dalgalanır…”
biçiminde Akdelik CORN HOLE'unu açmıştır. Akdelik geri tepmesini sadece İSA önleyebilir. Yani İsa’nın yapısı, bu zilzal'ı tutabilecek özel bir güçtedir.
(Dede yasaklayınca böyle kaypak anlatıyorum. Dün de öyleydi…)
<> slm slm
Yo dede gelmedi! Sadece bu bir kaç konuyu yasaklıyor.
Dün “Mahşerin altına MIKNATIS konacak……” derken beni kesti. Çünkü yeniden yaratılışın sırrıydı bu. TUVA olacaktı orası.
Hani ayakkabı meselesi… Hani onları saçlarından ve topuklarından tutarız meselesi… Hani topuğa NAL (magnetik) korsan, yapışırsın düzleme meselesi… Ama bunu çıkarırsan…… ???
Anlattırılmıyor…
Size “kaypak nasıl anlatılır” bunu sergiledim .
<> Haşr da, evrenin özü olan ZQR dalgaları mekaniği olabilir mi acaba? (Haşr ilk ayette ve Saff ilk ayette geçiyor sanki…)
İşte bunlar anlattırılmıyor. Hani hani… evrende hiç bir ses görüntü kaybolmaz… Hani hani… Bilmem analataMAdım mı? ;)
<> Geçmiş ekranize edilebilir mi?
AnlataMAdıklarımdan sordun yine…
<> Çok önceden duymuştum, tıpkı tv gibi…
Evet, VORTEX teoremi ile bu, gelecekte gerçekleştirilecek. (Vorteks sadece anafor demek değil.)
<> Tepe?
Ben bilmem ;)
Çünkü son 30 satır forbidden zone, bunları ben belirlemiyorum. Anlatırken, birden engellenince, anlıyorum ki yasak bölge, forbidden area…
<> Zilzal’daki zerre hayr ve şerrin sayılması gibi… Torunlar bilecekler galiba?
Bilmesinler keşke. SUR borusu yapılabilir bir teknoloji, bunu bilmesinler.
Her zaman AMG gibi deliler vardır dünyada; aklına estikçe sur'a üfleyecek ve zaman zelzelesini oraya toplayacak deliler vardır.
İnsan denetlenemez…
…