selam selam candaşlar hoşbuluştuk

Evet bir chat daha başlıyor, biraz reel ekonomiden söz edelim:

Dollar 1300 TL idi, şimdi 1550 tl, 1500 diyelim... % kaç artmış?

<> %16

Evet, TÜRKİYE'de % 16  d e v a l ü s y o n  yapıldı. Dikkatleri sürtüşmelere çatışmalara çekerken, Türkiye sonunda deavalüasyon gördü. Gözümüz aydın! Haberiniz var mıydı?

<> $ artışından evet.

Dollar artmadı. Devalüasyon yapıldı, otomatikman artmış oldu. Yineliyorum: Dolar artmadı!!!!

İşte ekonomimiz ASLINDA buydu... Bir yerde fire verecekti. Verdi.

İmam-hatip derken, KİMSE uyanmadan, Ekonomiden sorumlu Babacan ve Maliyeden sorumlu Unakıtan, dikkatleri Milli Eğitim üzerine çekerek, GİZLİ devalüasyonu yaptılar.

Ne CHP, ne bağımsız mali kuruluşlar bunu fark etmedi. 

N A S I L   O L U R ?

Eğer dollar arttıysa, zaten enflasyon körüklenmiş demektir. Eğer dollar devalüe edildiyse SİNSİ bir oyun oynanıyor.

“ABD'de faizler artırıldı, bu da tüm dünyayı etkiledi,” yalanına sığınıyorsak, dolların sadece 40 bin lira falan artması gerekirdi.

Yok eğer “Petrol fiyatları birden zamlandı (Rusya bol miktarda sattığı için)”
derseniz, biz zaten dünyanın EN PAHALI varil fiyatına sahip şampiyon devletiz.

Petrol sorumluysa o zaman hükümetin sübvanse etmesi (içeride ucuza satması) gerekirdi. Yani zammı yansıtmamış olurdu. Tersine paket halinde zamlar geliyor. Petrol ürünleri ve taşımacılık maliyetleri yaza rağmen çıldıracak.

<> İhracat yapanlar için iyi ama ithalat için kötü oldu... Özellikle hammaddeyi veya yarı mamul maddeyi dışarıdan ithal etmek zoruna olan kuruluşlar için kötü

Evet, aramızda ihracatçı olmadığına göre (Müsiad bundan sorumludur) bu millet çatır çatır farkı ve devalue kazığını cebinden ödeyecek...

Kışın kar yağdı ve en ucuz balık (Kedilere veriyordum) 2.5 milyondan 5 milyona kadar tırmandı. Kıştı kar yağmıştı, takalar denize açılamamıştı vb. Şimdi yaz geldi: Aynı balık (istavrit) 3.5 milyan TL kilosu...???

Ne oluyor böyle???

Enflasyon bu kalem mallarla ölçülüyor. Balıkla ölçülüyor. Ananas suyuyla değil!

Ve 2004 yılının daha başındayız. İthalat ile ihracat farkı aleyhimize, % 63 açık veriyor bütçe... Üç ayda bunu nasıl becerdiler??? Nasıl oluyor da oluyor???

Bunu BİZ cebimizden ödeyeceğiz.

IMF'yi  d a v e t  e t t i l e r. Nasıl oluyor???? IMF kendisi gelir daima... Bunun dışına çıkılmamıştır...

Çünkü gizli DEVALÜASYON yapıldı... Geçmiş olsun! İhracatçılar dışında kalan tüm meslek erbabı bu kazığı ödeyecek!

Borçlarımız da % 17 (Birleşik faiz ile % 25) büyüdü... Hani işler tıkırında gidiyordu????? ???????

<> Haklısınız, enflasyon ilginç şeylerle ölçülüyor mesela birisi çok ilginç.. "Gazyağı lambası Fitili"

Ve Ananas turşusuyla...

Aramızda ola ki bazılarımız “ekonomi düzeldi, piyasalar rahat, borsa tırmanıyor, faizler düştü,” diye hayallere kapılıp rehavet yaşadıysa, işte acı gerçek ve raund 1...

İkinci round'da 128 milyar dollar dış borcumuzun ödeme planı var: İktidarın gitmesine iki yıl var. Üçüncü yıl 80 milyar dollar ödeyeceğiz???????????????????? Nasıl ödeyeceğiz.

GSMH'miz sadece 1500 dollar/yılda, borcumuz 13.000 dollar/yılda, nasıl ödeyeceğiz?

Ben bunu yazmıştım: "Kaçacaklar yurtdışına" diye, kaçacaklar... Ama büyük kazık atarak. Yüce divan bile onları bulamayacak. Yargılayamayacak.

Haydi diyelim ki borcu 8 yıl vadeyle ve daha büyük faizle ertelediler... O zaman 6 yıl sonra BATIYORUZ. (Borcu ertelerler. Çünkü RTE CBaşkanı olacak en az dört yıl.) Ölü toprağı üzerimizde...

Muhalefet ve bilim adamları/ekonomistler FARKINDA değil, devalüasyon olduğuna BİR TEK BEN UYANDIM! Ve sizleri uyandırıyorum... Takke düştü kel göründü.

Önümüzdeki haftayı FB'nin kutlamalarıyla geçiririz milletçe.. Sonra İstanbul’a Bush gelir. Nato ansamblesi toplanır. Okullar da dolayısıyla erken tatil edilir. Millet kıyılara koşar ve yaz tatili başlar. Yaz sıcak bir rehavet bir rehavet...

Yaz biter okullar açılır. Havalar daha iki ay iyi gider. Sonra karakış gelir. Yakıt, zamlı zamlı yakıt! O zaman uyanacağız.

Şimdi rahat olunuz, içimizi karartmayalım. Reel ekonomi diye... Hatta reel politikayı da boş verelim. Reel >>> Yani sapsahici/en hakiki >>> demek.

<> Müdahele için Merkez Bankasının yeterli Dolar rezervi olmasına rağmen bile bile müdahele etmediler bunu bugün itiraf da ettiler... demek ki bilinçli

Evet, kendileri manüple ettiler. Merkez bankasına KENDİLERİ (Anadolu kaplanları numarası) mevduat açtılar.

Bunu nereden anladım? Çünkü bankalar arası gecelik faiz işi birden % 6'ya indirildi. Zamanında Özer+Tansu Çiller de bunu yapmıştı. Pekiyi neden baştan % 6 değildi. Dün yarı yarıya indirildi?

Çünkü beyler ve aveneleri (Müsiad, Anadolu kaplanları vb) bu manüpilasyon ile KAZANDILAR, zıkkım olsun! Paralarını gecelik faize yatırdılar, kazandılar, iş bitince de gecelik faizler birden % 6'ya indi.

Düğün değil, bayram değil, enişte baldızı neden öptü?

Rektörler ile birlikteydim. Anayasa diyor ki: "Üniversiteler özerktir. Puanları, sözeli mözeli kendileri belirler." Milli eğitim veya siyasiler belirlemez. Yani imam-hatip taban puanını ve katsayıları Üniversitelerarası kurullar ve YÖK belirler. Anayasaya göre siyasilerin belirlemesi YASAKTIR!

Ve bizim TSK bir bildiri yayınlıyor ama ŞUNU AKIL EDEMIYOR: "Üniversiteler özerktir. Hükümet vb Yök mök işlerine karışamaz. Ancak milli eğitime ölçü getirebilir.”

Allah'ım! NEDEN bu anayasal hakkı ve hukuğu görmüyorlar ve KAPI gibi kullanmıyorlar? Bir sürü mıy mıy... Dedim dedi dedikodu...

Haşim bey de teslim oldu (Anayasa Mahkemesi Başkanı), o da hükümete tav oldu. Belki de AKP'den adaylığını bile koyacak. (Erbakan'ın rüyasıydı bu.)

Hanif uyanıktır. Kül yutmaz. Bunun için anlatıyorum bunları. Durum değerlendirmesini size bırakıyorum.

Sessiz sedasız devalüasyonu gördük. Demek ki ev sahipleri kontrat yenilerken kiracılara tek haneli enflasyon rakamı olan % 9 kira artışı değil, eskisi gibi %25 artırım yapacaklar. Yani normalin üç katı...

Bütün bunlar sadece bu milletime yansıyacak. Ve enflasyon bakınız ne kadar düşmüş?

Yoksulluk sınırı belirlendi >>> 1 milyar 650 milyon... Maaşınız bu değilse siz YOKSULSUNUZ! Bunun yarısı ise AÇSINIZ! İşte herşey yalan gerçek bu!

<> %45 oy verirken düşünmeyene %16 devalüasyon az bile!

Evet, birleşik faiz olarak bunu % 25 olarak düşünebilirsin. Bu iki günde yapılan devalüasyon. Bunlar toplam % 33 yapmadan durmayacaklar. Veya Dollar, Euro'yu geçmezse durmayacaklar...

IMF'yi acil çağırdılar. Meydan okumaya kalktılar. Ama el oğlu öyle bir tuzak açtı ki, "Enflasyona dokunmayacağım, ama devalüasyon ile seni oyacağım", bunu yaptılar.

Kanımız canımız, IMF'ye ve bu danışıklı dövüşü uygulayan Ampul partisine feda olsun. Başbakanım çok yaşa!

Ah be bir erken seçim olsa da başbakanı bu sefer % 60 ile işbaşına getirip, CHP'yi de meclisten silsek! Tek başımıza iktidar olsak!

Atatürk geri geldi, RTE adıyla, başbakanım, müstakbel reisi cumhurum çok yaşa!

Türk ekonomisi düzlüğe çıktı, dollar bin liraya indi, mutfakta bir bereket bir bereket, milletçe şişmanlamaya başladık.

Atatürk bile RTE'nin yanında bir hiç! Çok yaşa başbakanım!

Durum bu candaşlar... Boşuna "Eyvah!" demedim, daha bunlar işbaşına geldiğinde...

<> Kur’an’da “kafirleri dost edinmek” anlayışıyla bir ilgisi var mı bu olayların?

Kafirleri dost edinmekten öte, kendileri gidip o klüplere kaydoldular.

<> 60/13'de, "Allah'ın gazap ettiği kavmi mütevelli edinmeyin" deniyor.

Hükümetin üyelerinin kurmayları, Mason ve BBerg klüplerine kaydoldular, kapalı kapılar ardında... Uyarmıştım...

Malta (Maltız) Ahtapot nişanları, haçlarla donanmış madalyalar, bitmez tükenmez yurtdışı seyahatleri, bu seyahatlerde "anlamlı biçimde" beş-altı saat kaybolmalar / başa baş görüşmeler.

Ne pahasına olursa olsun bu ritüellerde "Eşleri yanağından öpmek" vardır. O da geldi başımıza... Kapalı kapılar ardında da RTE, Natacha karamanlis'i öptü...

AA ve TRT'ye bunların yayınlanması yasaklandı. Mason ritüellerine uyuldu yani... Veya bu şekilde tescil edildiler. (Kabullenmiş oldular.) Gitti yobazların namusu!

<> Aynı TRT değil mi, Denktaş'ın seçim öncesi konuşmasını kesip spor haberleri veren?

TRT de özerktir sözde... Üniversiteler gibi...

Üniversiteleri de böyle LİSE yapmak istiyorlar. Gönüllerinde yatan, Akaid, Fıkıh, Arapça öğretmek.. Kime? Herkese!

Yani lise son'a kadar eğitim mecburi olacak. Lise dört yıl olacak. Bunun içinde hadis, şeriat da mecburi ders olacak.

Gönüllerinde yatan bu! Evet bunu istiyorlar... Aynen bunu...

İngilizce gibi, Arapça da yabancı dil sayılacak. İngilizce ve Arapça, İlkokul dördüncü sınıfta başlayacak.

Bunu yapamazlarsa çözüm hazır: Ortaokulda "İKİNCİ yabancı dil" mecburiyeti olacak. Bunlar: Fransızca, Almanca, Arapça. Bilmem anlatabildim mi?

Ben -tipik- bir veli olsam, çocuğum ingilizce zaten öğreniyor, ikinci yabancı dilini Arapça seçerim.

Arapça gazete mecmua okutmayacaklar tabii, DİNİ eğitim okutacaklar, adı da "İkinci yabancı dil" olacak...

Bunlar AKP'nin gizli gündemi dostlar... Yıldırım hızıyla hayata geçebilir.

"Hocam ne zararı var, daha iyi ya Arapça öğrensinler!"

Fransızca’yı moda dergileri tipinde öğrenirken, Arapçayı öyle öğrenmeyecekler: HADİS, FIKIH ve hiç bilmedikleri kelam ve Tefsir!

<> Tabii bir de Arapça hocası lazım söyle 10 -15 bin kadar.

300 bin kadar. Kadro ihtilali yapacaklar, öğretmenlerden başlayarak..

Bütün belediyelerde % 100 bu yapıldı. (İnanmayan gezip görsün, dinlesin mağdurları.) Kadın memurları (eskiden kalma) çöpçü yaptılar sokaklara (en az 30 belediye)!

Boşuna mı ilk günden beri bunlara kafa tuttum? Boşuna mı "Niçin bunlara oy verdiniz?" diye sitem ettim sizlere/bazılarımıza...

Ve bunlar beni asimile etmek için, tıpkı Yaşar Nuri Öztürk gibi, danışmanlıktan milletvekilliğine ve bakanlığa kadar, bana geçen 15 gün önce teklifte bulundular. (Özal da, Uzan da bunu önermişti.)

Bakın beni her şeye Mydonose edecek kadar, önemli olduğumu hatırlatıyorlar bana.. Ama arkada asıl mimar >>> ŞEYTAN!

Bende şeytan fobisi yoktur. Ama gel gelelim ki Şeytan APAÇIK iyice panik halinde ve seri yanlışlıklarla bana saldırıyor. Benim için şeytan somutlaştırıldı adeta... Demek ki Allah'ın iyi bir kuluymuşum!

Ve beni dinleyenler (Ben=Kur'an) sizler de elbette iyi kullardan oluşmuş şu meşhur ve mahut MIH'siniz. Bu Allah'tan size bir nişandır.

Bugün, incirin çekirdeği ve de Zeytin'in çekirdeği, ikisi de ekildi >>> HANİF ağaç ortaya çıksın diye....

İncir çekirdeği deyip geçmeyin, -Allah'ımız inşa edince- İncirliova olacağız gelecekte. Ve de zeytinlik ormanı...

Sizler KUTSALSINIZ! Bunu söylemeye mezun kılındım. Kutsal, nasıl ki Ashab (Resulullah'ın) ve Ashabı Kehf ve kısmen biz RAKIM ehli, bunlar Kur'an'da kutsanarak anlatılmıştır.

En kutsanmışı söyleyeyim: Milleti İbrahiyme ve Hanifa... İnanmayan baksın, Kur'an'da bunu göreceksiniz...

<> 4(Nisa)/125; Hem kimdir o kimseden daha güzel dinli ki özü muhsin olarak yüzünü tertemiz islâm ile Allaha tutmuş ve hanîf (sâde hakka boyun eğer muvahhid müslim) olarak İbrahim milletine uymuştur, Allah ki İbrahimi halil edindi

Sizlere kutsal dememin başka nedenleri de var: ŞEHİDLER kutsaldır. Aranızda çok miktarda şehid var. Aranızda Alimler de var! OLACAK!

Siz ÇEKİRDEK kadrosusunuz >>> ALLAH'ın... Herbirinizin ardında 5 bin melek! Var mı sizden daha kutsanmış!

<> 2(Bakara)/130. İbrahim’in milletinden kim yüz çevirir? Ancak kendine kıyan sefîh (beyinsiz)! Hakikat biz onu dünyada ıstıfa ettik (seçtik), ahırette de o hiç şüphe yok salâhile seçilenlerdendir (Salihlerdendir).

Daha nasıl işaret ve alamet bekliyorsunuz? Allah'ın inip resmen bunu size söylemesini mi?

<> Dabbete ve söylediklerinin doğruluğuna şahidiz. İnsanların hüsranına şahidiz. Allah bizi şahid göstersin. Amin.

Şehidlik çok güzel bir duygu...

Gittim ve döndüm. Gördüm öldüm adeta döndüm. Yerin altında mezarımdaydım. Orası Dabbe yurdu... Öteki gök ve yer yuvarlarına kubbelere benzemez... Orası Mahşer meydanıdır, o meydanın altında bir mezar, yemyeşil nur yağar.

KEHF değildir orası; kehf için üstte gök, altta yer gerekir.

Mahşer meydanında ise bu ikisi yoktur. KEHF yoktur. Bir iki metre yüksekliğindedir. Kehf yoktur, yani RAKİM (Rakım) vardır!

Rakim nedir, bildiniz mi şimdi? "Bir iki metre yükseklik" demektir. Gök ve yer arası bir iki metre, hepsi bu >>> Rakim budur! Bildiniz mi şimdi?

Rakım=Yükseklik ne kadarmış? Gök ne kadar yukarıda, UFO'ya zıplayacak kadar yukarıda, zıpladın mı üstte SEMA var. Zıplamadın mı RAKİM'desin! Bir iki metre kadar... Bildiniz mi şimdi?

<> 22(Hac)/78; Ve cihat edin (caahitler olun) Allah[yolun]da, haq cihad (ile); HUwe/O, icaabe(t) etti (cevab verdi) size; ve el diyn'de size haractan (zorluk) kılmadı; milleti atanız ibraahiym(in); HUwe/O, isimlendirdi sizi, el müslimler, önceden, ve bu(nda); olsun (diye) el rsul, şahiyd, size; ve olun (diye) şahiydler, insanlara; o halde, salaatı iqayme edin, zekaatı verin, ve Allah (tarafından) korunun (Allah'a sarılın); HUwe/O'dur sizin Mewlaa'nız; (o halde) ne güzel Mewlaa, ve ne güzel Nasıyr.

<> Arz üstü + Sema kalınlığı kadar, yani ~2m anladığım

<> 4(Nisa)/125; Hem kimdir o kimseden daha güzel dinli ki özü muhsin olarak yüzünü tertemiz islâm ile Allaha tutmuş ve hanîf (sâde hakka boyun eğer muvahhid müslim) olarak İbrahim milletine uymuştur, Allah ki İbrahimi halil edindi

Ne güzel ayetler...

Ayetler demek bana ters geliyor. ALLAH'ın KONUŞMASI bunlar Allah'ın sesi! Allah’ımızın konuşma balonu!

Ayet diyerek bunları kısıtlamak istemem. Allah'ın kelimesi, kelamıdır bu ayetler! Allah konuşuyor! Allah yazıyor.

O halde İKRA onları! Candaşların sesi oldu Allah ve konuştu.

<> 22(Hac)/78; Allah uğrunda O'na yaraşır bir gayretle didinin. O sizi seçmiş ve dinde size hiçbir güçlük çıkarmamıştır. Babanız Ibrahim'in milletini esas alın. Allah sizi, önceden de şu Kitap'ta da "Müslümanlar" diye adlandırdı ki, resul sizin üzerinize bir ŞAHID olsun, siz de insanlar üzerine ŞAHIDLER olasınız. O halde namazı kılın, zekâtı verin ve Allah'a sarılın. O'dur sizin Mevlâ'nız. Ne güzel Mevlâ'dır O, ne güzel yardımcıdır O.

“Allah uğrunda O'na yaraşır bir gayretle didinin...” “Bugün Allah için ne yaptın?” sorusunun yanıtıdır bu.

“Allah'ın anıldığı evlerde” Allah'ı haşyetle ve vecd ile andık. Buna AŞK denir ama korktuğumuz için aynı zamanda SAYGI denir. Biz didiniyoruz neden?

Yazmıştım: "Hocam beş vakit namaz kılsam daha iyi olur."

Bununla kalmaz ki: "Hocam ne olmuş yani orucu yarım saat önce açmışsam?" "Hocam ne olmuş yani dört ay yerine dört gün hacca gitsem?" "Hocam ne olmuş yani..........."

Elinin körü olmuş!

Tut bütün Kur'an'ı al değiştir baştan yaz! Uydur hadislere göre bu dini...

Sonra da “Hocam iyi olmuş mu?” diye maaşlı papazlarına ve benim teptiğim her şeytani makama dünden razı olan Şeyhlere sor. Sana aferin desinler. Los Bravos!

“O sizi seçmiş ve dinde size hiçbir güçlük çıkarmamıştır.” 2 rekat üç vakit, teyemmüm bile var.

“Babanız İbrahim’in milletini esas alın. Allah sizi, önceden de şu Kitap'ta da "Müslümanlar" diye adlandırdı.”

Evet, tüm dinler, tüm kitaplar ve vahyedilen hitaplar, cinlenden beri MÜSLÜMANLIK! Ama siz müslümanlığı ÖRNEK almayın! Tek örneğiniz şu >>> “Babanız İbrahim’in milletini esas alın.”

“resul sizin üzerinize bir ŞAHID olsun, siz de insanlar üzerine ŞAHIDLER olasınız.”

MISAK RESULÜDÜR bu, sakın Efendimiz sanmayınız! Ayetteki Misak resulüdür.

“O halde namazı kılın, zekâtı verin ve Allah'a sarılın. O'dur sizin Mevlâ'nız. Ne güzel Mevlâ'dır O, ne güzel yardımcıdır O.”

Evet namazı (kolay olan) diyor ayet ve de İbrahim’den söz ediyor, demek ki İbrahim’in ve misak’ın NAMAZINI (üç vakit x ikişer rekat) kılacaksınız.

Bunu ayetten IYI  O K U  dunuz mu? Okudunuz mu iyicene? Direkt bu anlamı gördünüz mü?

Ve zekat verin. "Kurban kesin" demiyor! Dikkat zekat verin! Onu okudunuz mu??

<> EVET

Ve bunları yaptıktan sonra; sırada >>> “ve Allah'a sarılın. O'dur sizin Mevlâ'nız.”

Allah'a/ipine nasıl sarılınır? Nasıl? Kolay: “Din’i Allah'a has ve halis kılın.”

Yukarıdan bir ip iner. O Allah'ın ipidir. Öteki ipler Allah'a has ve halis değildir. Şeyhin meyhin kuyruğudur, kuyruğu tutmuşsunuzdur. Önünüzdeki eşeğin kuyruğunu tutan, bin deveden oluşmuş kervanları anımsayınız!

Biz deve miyiz? Eşeğin peşinden gideceğiz cehenneme!

Hayır, kaldır başını yukarı bak, "Lebbeyk" (tut elimden) yarabbi".

Ben deve değilim, ben senin kulunum! Ben İbrahim milletinin tuttuğu ipi isterim; Sünni, Alevi, Şafii, Nakşibendi falan değil! Ben şeyhime teslim olmam. Ben Allah’a teslimimdir! Allah’a teslim >>> MÜSLÜMAN demek!

<> 2(Bakara)/131. Rabbi ona, "Bana teslim ol!" emrini verince, "Alemlerin Rabbine teslim oldum," dedi. 

Ve sakın ha evliyaların ipiyle cehenneme gönüllü olmayın; çünkü, “ve Allah'a sarılın. O'dur sizin Mevlâ'nız.”

MEVLAMIZ yani gerçek ve tek VELİ Allah'tır! O'ndan başka yardımcımız ve yarimiz ve de yarenimiz yoktur! O'nun yardımını istemeyenin yurdu Cehennemdir.

<> 7(Araf)/156. “Bize hem bu dünyada güzellik yaz hem de ahirette. Dönüp dolaşıp sana geldik.” Buyurdu ki: “Azabıma dilediğimi çarptırırım. Rahmetime gelince, o her şeyi çepeçevre kuşatmıştır. Ben onu, sakınıp korunanlara, zekatı verenlere, ayetlerimize inananlara yazacağım.”

“Allah'a sarılın. O'dur sizin Mevlâ'nız. Ne güzel Mevlâ'dır O, ne güzel yardımcıdır O.”

Topluca Allah’ın ipine tutunun. Sakın mezheblere bölünüp başka iplere tutunmayın. SELAM SELAM diniyle gönüllerimiz uzlaşır ve de bizler, selama KARDEŞ, iki kez selama ÖZBEÖZKARDEŞ oluruz! Aksi halde bir cehennem uçurumunun kıyısında aşağı uçmaya hazır oluruz.

<mehmedim> Hanifliğin özü ALLAH'ı İLMİYLE bilmek ve ALLAH AHLAKIYLA AHLAK'lanarak, kendi varsandığımız  varlığımızdan ALLAH'IN varlığına göç ederek arınmışlığın adı HANIFLIK olan bu DINDEN ayırma BIZ’leri ALLAH’ım.

Aranızda bunları emreden ve bunların tersinden sakındıran bir grup çıksın. Bir MİLLET çıksın. Ayrılsın. İbrahim nasıl ayrıldıysa, sizler de ayrılın! (Ali İmran 102 ila 104.)

<> 3(Aliİmran)/102; Ey o bütün iman edenler! Allaha nasıl korunmak gerekse öyle korunun, hakkile müttaki olun ve her halde müslim olarak can verin

<> 3(Aliİmran)/103; Topunuz bir Allah ipine sımsıkı tutunun, birbirinizden ayrılmayın ve Allah’ın üzerinizdeki nimetini düşünün, sizler birbirinize düşmanlar iken o sizin kalplerinizin arasında ülfet husule getirip yanaştırdı da nimeti sayesinde uyanıp kardeş oldunuz, hem sizler ateşten bir çukurun tam kenarında bulunuyordunuz da o tuttu sizi ondan kurtardı, şimdi böyle size âyetlerini beyan ediyor ki Allah’a doğru gidebilesiniz.

<> 3(Aliİmran)/104; Hem sizden müteşekkil, önde gider, hayra davet eder, maruf ile emir ve münkerden nehy eder bir ümmet olsun, işte onlardır o felâhı bulacaklar.

Ayrılın şu Müslümanlardan. SİZ HANİF müslümansınız!

<> yed'une=>yed_one=>hand_one=>bir_avuç ayrılsın.

Evet burada bir avucuz! Ya da incir çekirdeği kadarız. Zeytin çekirdeği kadarız.

<> 3(Aliİmran)/102; Ey iman edenler! Allah'tan, kendisinden korkmaya yaraşır biçimde korkun. Müslümanlar olmanın/Allah'a teslim olmanın dışında bir hal üzere sakın can vermeyin.

<> 3(Aliİmran)/103; Hep birlikte Allah'ın ipine yapışın, fırkalara bölünüp parçalanmayın; Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Birbirinizin düşmanı idiniz, Allah kalplerinizi uzlaştırıp kaynaştırdı da O'nun nimeti sayesinde kardeşler haline geldiniz. Ateşten bir çukurun kenarında idiniz; sizi oradan kurtardı. Allah size ayetlerini bu şekilde açıklıyor ki, doğruya ve güzele yol bulasınız.

<> 3(Aliİmran)/104; İçinizden hayra çağıran, doğruluk ve güzelliği belirlenene özendiren, kötülük ve çirkinlik belirlenenden sakındıran bir topluluk olsun. Kurtuluş ve zafere erenler işte onlardır.

“Allah size ayetlerini bu şekilde açıklıyor ki, doğruya ve güzele yol bulasınız.”
“Allah size ayetlerini bu şekilde açıklıyor ki, doğruya ve güzele yol bulasınız.”
“Allah size ayetlerini bu şekilde açıklıyor ki, doğruya ve güzele yol bulasınız.”

Ve dostlar, bütün canlılar (ben sen hepimiz), sadece birer sarmaldan oluştuk. Bir minicik sarmal çiftinden... İncir çekirdeği deyip geçmeyin. “Vet Tini vez Zeytuni...” Burada bir çift SPİRAL var.

<> 95(Tin)/
<> 1; Tîn'e ve Zeytun'a,
<> 2; Sina dağına
<> 3; Ve bu güvenli beldeye andolsun ki,
<> 4; Biz insanı en güzel biçimde yarattık.
<> 5; Sonra da çevirdik aşağıların aşağısına attık.
<> 6; Ancak iman edip iyi işler yapanlar başka; onlar için kesintisiz bir ecir vardır.
<> 7; O halde sana dini ne yalanlatır?
<> 8; Allah, hakimlerin hakimi değil mi?

Sağol. Allah şahsında konuştu yine...

Yunus olsa ne derdi? “Yazar elif elif diye.” (Ak elleri kalem tutar.)

Teşekkür, dostu Kur'an’ı TAM YERINDE yazan, dostu Kur'an ile tam yerinde konuşan tüm candaşlara...

Biliyor muydunuz, Kur'an’ın bu kadar güzel olduğunu? Doyamazsınız tadına tadına. O yemyeşil bir nurdur. Bir metre alttaki toprağın tek ışığı. Bir rakim mesafesi kalınlığında ve tek renk yeraltında...

Yeraltı mı? Hayır yer gök bitişik. (Zaten bitişikti, onları ayırmıştı.) O halde YER ve altı diyemeyiz. Güneş yukarıda kavuruyor saçınıza değiyor.

Gök nerede? Elimi kaldırınca güneşe giriyor -upuzun- uzatılmış. Ayak tabanınızın altında YEŞIL nur serin mi serin. Ve başınızın tepesinde güneş sıcak mı sıcak. Orası Mahşer!

Ve Dabbe olacaksınız her biriniz! Dabbeyi yaşayacaksınız. Yeşil Nur’u önünüze lamba koyacak takvanız ve amelleriniz.

Kur’an’ın nurudur bu... Öylece gidilecek merkezi meydana/mahşere... Ve herkes bir ipi tutmuş olacak!

Bizim ipimiz belli >>> Allah’ın ipi. Bir de bakacağız ki, İbrahim milleti olan hanifler de aynı ipi tutmuşuz.

Bir de bakacağız ki o ip(ler) meğer Arş'ın GÖLGESİYMİŞ (Mahşerdeki TEK/biricik gölge). Arş, güneş ile aramıza gölge yapmış. Yeşil bir serinlikte kalmışız!

Ve emin olarak, teslim olarak, hak etmiş olarak, DAHA FAZLA bekletilmemek için, “Önce hadi MİH girecek. Ey Dostum İbrahim, kıyamete kadar bütün gelmiş geçmiş milletini topla ve şu kısa HALI'yı geçin bakalım. İlk girenler bana en yakın olan Cennet’e girsin. Sabıkun/mukarrebun/Naim cennete.”

<> 89(Fecr)/
<> 27; Ey sükûna kavuşmuş benlik!
<> 28; Dön Rabbine, razı etmiş ve razı edilmiş olarak!
<> 29; Gir kullarımın arasına!
<> 30; Gir cennetime!

Sonra sıra diğerlerine gelecektir! diğer cennetlere.. Bir günün bin yıl hatta 50 bin yıl olduğu o günler boyu beklemekten kurtularak...

Bir gününüz bin yıl mı oldu? O halde siz sabredenlerdendiniz!

Sizlere sabırı tavsiye ediyorum. Ne kadar sabrederseniz, mahşerdeki bekleme azabı o Kadar kısalacaktır. Sırat da bir halı boyunda olacaktır. Cehennemi örtecektir. Tel cambazı olmanıza gerek kalmadan...

Allah size bu kolaylıkların hepsini versin.

<> Amin
<> Amin amin ya rabbim

Allah’tan ona yakışır biçimde korkun! Allah'a aşık olmayın! Korkun! Korktukça aşık olursunuz (Cemal)  ama önce aşık olursanız KORKMAZSINIZ. Allah'tan korkarak AŞIK olabilirsiniz! Her mütteki hem korkar hem aşıktır ama her aşık MÜTTEKI değildir, korkusuzdur!

Korkmakla emrolunan RUHUM değil  N E F S I M  her şeyden korkar; kediden, köpekten, böcekten, parasız kalmaktan...

Bir de Allah'tan kork ya HU! Bir kere de Allah'tan kork!

"Ölümden korkuyorum!"

Hoppala, ölmeyeceksen nasıl şehid olacaksın? Canını Allah'a vereceksin. (Öteki adıyla ölümden korkmadığın için Allah'tan korkmuş olacaksın.)

Ölümden korkulur mu kaz kafalılar? (Sözüm meclisten dışarı.)

<> 39(Zümer)/10; Tarafımdan söyle: "Ey iman eden kullarım, Rabbinizden korkun! Bu dünya hayatında güzel düşünüp güzel davrananlara güzellik vardır. Allah'ın toprağı/yeryüzü geniştir. Sadece sabredenlere, ücretleri hesapsız ödenecektir."

Ölüm şudur: EBEDIYEN ve hiç ölmemek sonsuza kadar yaşamak için bir geçiş...

Vay be! Kapıdan mı korkuyorsun? Bilmiyor musun her an ölmek üzere yaratıldığını? ÖMRÜNÜ bitirmeden EBEDİ HAYATA DOĞAMAZSIN! Allah’tan kork! (Ötede cehennem de ebedi...)

Ölümden korkma! Allah'tan kork!

ŞEHIDLER korkmaz! Zaten ölümün keskin darbelerini de duymaz!

Çırpınan nefsindir! “Bu dünyada kalmak istiyorum” diye yırtınır. Bu dünya bir TATİL idi, sen asıl yurdundan gelmedin mi? Sen insandın. Cennetten kovulmadın mı?

Demediler mi sana: “Gidip biraz sürgün yaşa dönüş buraya=Allah'adır.” Bilmiyor muydun? "Koktuğumuz ölüm bu muydu (bu kadar kolay mıydı)?” Bu da ayettir!

<> 45(Casiye)/21; Kötülüklere cesaretle dalanlar sanıyorlar mı ki, biz kendilerini, iman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlarla aynı tutacağız. Hayatları ve ölümler onlarla aynı mı olacak?! Ne kötü hüküm veriyorlar bunlar!

<> Kendiliğinden sürüklenen taşların sırrı ne?

Çok basit: Bir kağıt, altında mıknatıs, üstünde taşlar (demir tozları). Magnetik alan doğrultusunda yürüyorlar.

Magnetizmal kuvvet (EM field) çekimden çooooook daha güçlü olduğundan, çekimi alt ederek, yani yokuş yukarı da olsa tırmanabilir.

Sadece taşlar değil, Musa'nın denizi de böylece yarıldı. Sıvılar da baş yukarı hareket edebilir. Yani bu mıknatıs-aşırı teoremi sıvılara da uygulayabilirsin.

Su molekülleri yer magnetizmasında (5,5 Gauss) zıt kutupların birbirini çekmesi gibi yapışırlar ama ters polarizlendiklerinde aynı kutupların birbirini itmesi gibi iterler. (Böylece deniz yarılır.)

Yuşa bir yürüyen kaya görmüştü. Balık da onun bir gözesine girmiş ve suya atlamıştı. Zaten o yürüyen kayanın olduğu yerde deniz gelecekte YARILACAKTI. O bir işaretti. Musa'nın beklediği işaretti.

<> 18(Kefh)/60; Bir vakit Musa genç hizmetçisine demişti ki: " İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar durmayacağım, yahut senelerce gideceğim."

<> 18(Kefh)/61; Bunun üzerine ikisi de iki denizin birleştiği yere vardıklarında balıklarını unuttular. O zaman balık denizde bir deliğe doğru yolunu tutmuştu.

<> 18(Kefh)/62; Bu şekilde geçtikleri zaman genç hizmetçisine: "Getir kuşluk yemeğimizi; gerçekten biz bu yolculuğumuzda yorulduk." dedi.

<> 18(Kefh)/63; Genç: "Gördün mü dedi kayaya sığındığımız vakit doğrusu ben balığı unuttum; onu hatırlamamı muhakkak şeytan unutturdu. O şaşılacak bir şekilde denizdeki yolunu tutmuştur."

<> 18(Kefh)/64; Musa da dedi ki: "Işte aradığımız oydu!" Bunun üzerine izlerini takip ederek gerisin geri döndüler;

“Gördün mü dedi kayaya sığındığımız vakit doğrusu ben balığı unuttum; onu hatırlamamı muhakkak şeytan unutturdu. O şaşılacak bir şekilde denizdeki yolunu tutmuştur.”

“Gördün mü dedi kayaya sığındığımız vakit doğrusu ben balığı unuttum; onu hatırlamamı muhakkak şeytan unutturdu. O şaşılacak bir şekilde denizdeki yolunu tutmuştur.”

“Gördün mü dedi kayaya sığındığımız vakit doğrusu ben balığı unuttum; onu hatırlamamı muhakkak şeytan unutturdu. O şaşılacak bir şekilde denizdeki yolunu tutmuştur.”

“Gördün mü dedi kayaya sığındığımız vakit”
“Gördün mü dedi kayaya sığındığımız vakit”
“Gördün mü dedi kayaya sığındığımız vakit”

“balık denizde bir deliğe doğru yolunu tutmuştu.”
“balık denizde bir deliğe doğru yolunu tutmuştu.”
“balık denizde bir deliğe doğru yolunu tutmuştu.”

İşte yürüyen kayaların sırrı. Denizde DELIK ne arar? Var mı öyle şey? Olur mu? Ve niçin bir kayaya sığınırlar?

Ve kaya HAREKETLİDİR, denize doğru hareket eder. Üstünde Musa, Yuşa ve Balık (erzak) bulunmakta. Hadid suresi 25.ayet lütfen

<> 57(Hadid)/25; Andolsun ki, Biz peygamberlerimizi açık delillerle gönderdik; beraberlerinde kitap ve mizan (terazi, ölçü) indirdik ki, insanlar adaletle tutunsunlar. Bir de demiri indirdik ki, onda hem çetin bir sertlik, hem de insanlar için birçok faydalar vardır. Çünkü Allah kendisine ve peygamberlerine gıyabında yardım edenleri belli edecektir. Şüphesiz Allah çok güçlüdür, üstündür.

“Andolsun ki, Biz peygamberlerimizi açık delillerle gönderdik; beraberlerinde kitap”

Bu Musa’nın delillerinden bir delildir.

“ve mizan (terazi, ölçü) indirdik ki,”

MIZAN sistemin dengede olması hali, kararlı denge hali. (Artı ve eksi yüklerin birbirini dengelemiş hali. Ne kadar eksi kutup varsa tastamam o kadar artı kutup vardır: ne bir fazladır ne bir eksiktir.)

Ve aslında 26.ayet olan şurası >>>

“Bir de demiri indirdik ki, onda hem çetin bir sertlik, hem de insanlar için birçok faydalar vardır.”

Yani terazinin insana sosyal olarak ADALET tartı getirdiğini, Demirin de bir çok yararı (Maden çağından başlayarak) olduğunu yine sosyal olarak anlatıyor. (Sosyalden kasıt uygarlık ilkeleri.)

Gelelim demire:

“Bir de demiri indirdik ki, onda  çetin bir sertlik,” ........... vardır.

Demir neden SERT olsun? Demek ki kelime/misal aşırı yüklenmiş Elektromagnetik alanlardır. Burada doğanın dört kuvvetinden ikincisinin AŞIRI halini anlatıyor.

"Toprak çetindir" derken misal şunu anlatır:

Toprak >>> Çekim kuvveti  a ş ı r ı  olunca >>> Karadelik çekmesi oluşur.

Bunun gibi Demir’in de (Elektromagnetizma) temsil ettiği kuvvetin aşırı hali tıpkı Philadelphia experiment veya Bermuda triangle gibi gemileri ışınlayacak haldedir. Bu magnetik aşırı durumda, gemiler, kayalar , aklınıza ne gelirse, bir PARTICLE olarak yürür!

Musa ve Yuşa bu magnetik alana yakalanmışlardı. Orada gelecekte DENIZ yarılacaktı ve Musa’nın ümmeti oradan karşıya geçeceklerdi.

Ama daha bunu Musa ve Yuşa bilmiyordu. Elbette Hızır biliyordu. Çünkü zamanın efendisinin gelmesi demek, uzayın yürümesi demektir. Yani uzay size yürür.

Ama buna aşağıdan bakarsanız garip bir durum çıkar: Kayalar yürür. (Aynı mantıkla Bermuda üçgeninde gemiler uçaklar da yürür. Konu elektromagnetizma.) (Bence kayanın yürümesi küçük mesele, koca şileplerin kaybolması daha büyük bir gösterge.)

Elektromagnetik alan nasıl bu paranormalliklere neden olur? Mekanizması nedir?

1. Normal (mizan=Denge) alanda elektromagnetik kuvvetin iki bileşeni yani elektrik alan ve magnetik alan ikisi yatay düzlemde bitişik ve yapışıktır.

2. Eğer elektrik alanı yüksek elektrik verirseniz yatayda tutarsınız.

Ama verdiğiniz elektriğin eşidi kadar ve dikine (dipole) bir MAGNETIK alan oluşur. Yani iki alan birbirine dikgendir.

Magnetik alan, elektrik alanın tersine YUKARI (Sultan güç Z ekseni dikmesi , h yüksekliği) doğru dikgen olur.

Yatay olan Elektrik alandaki dalga (ki birbirinin ikizidir) ile bu dik dalga, birbirlerine düğüm noktasında bitişik, fakat karın noktasında EN uzaktırlar.

Yani bir kitabın bir sayfasını yatırmayın dik tutun... İki alan birbiriyle aynıdır ama birbirlerinden dik açıyla AYRILMIŞLARDIR.

İşte deniz böylece YARILMIŞTIR. Zaten kaya ve kayanın gözeneği bu YARILMANIN işaretini ayette açıkça vermiştir.

Hızır bundan etkilenmez. O dipole olmak yerine başka bir şey olur >>> Polarizasyon düzleminde 45 açı derecesi.

Dikgen de rahmaniler fakat 45 derece polarizlenmiş en alanında ise "ŞEYTAN" düzlemi vardır. (Şeytan bunu bana unutturdu gibi sırları daha önce açmıştım.)

Polarize düzlemde biliyorsunuz iki şeyden birini şaşırtırsanız, şaşırtmadığınız parçacık da aynı hareketi yapmaya zorlanır.

Şeytanın zamanı önce ileri, sonra geri osilasyon yaparak akmaktadır. İster istemez bu alana da Yuşa kapılmıştır. Ve o panik ta ki 45 derece yerine 90 dik açı olunca (rahmanidir) Hızır görünmüştür.

Konu böyle dostlar...

<> Microsoft’la görüşme nasıl geçti acaba?

Türkiye'deki bütün öğretmenlere milli Eğitim bütçesiyle ulaşacağız. En pahalı bilgisayarımız 300 USD olacak (120 usd'den başlıyor.) Görüşme buna bağlandı.

Herkese bilgisayar, işte bana bu yakışır. Bütün öğretmenler şahsi bilgisayar (vestel) alacaklar. Sonra da öğrencilere bir şekilde (önce okulda bire bir ) bilgisayar verilecek.

İşlemci için celeron'a karar kıldık. Evet imalat hattını açtık. İşlemciler gelir gelmez monte edilecek.

Ve Milli eğitim aracılığıyla Üniversiteden geriye ilkokula kadar (yeni adı ilköğrenim) bunu yaygınlaştıracağız.

Vestel'de olmamın bir amacı da buydu. 300 dollar olduğuna bakmayın o en az iki katı ediyor piyasada.. (Sürümden kazanmak için bir tür sübvansiyon.)

<> Akp de nemalanmak ister mutlaka bu işten!

İstemez mi? "Önce imam hatiplere verin" diyecektir bahse girerim... Gördünüz mü bahse giremiyorsunuz ;) Görünen köy kılavuz istemez.

Öğrenci miktarı 1 milyon diye benimsedi Mr. Ballmer, on iki yılda iki katına katlanabilir diye profil çizdi. Bunlar yedek parça (arıza yenileme vb) ile ve de diğer insanlarımızın talepleriyle 30 milyon vestel bilgisayar edecek(miş).

Haydi hayırlısı...

<> Adamın gözleri hoş bakışlı(Ballmer’in resminden).

Evet çok cana yakın, tipi değil ama karakteri şu bizim pier van Hooijdonk gibi, sarılıp öpesin geliyor.

<> Ball gibi adam Ballmer:)

Evet, paraya doymuşlar,  İ D E A L  peşindeler; van Hooijdonk  dedim onun için.

FB'lileri kutlarım bu arada !

<> FB şampiyon olsun demiştiniz..oldu..tşk.ler

Evet 13 puan geriden geldi, bir maç tekrar edildi, 11 oldu, sonra sekiz fark, derken geldi geçti.

TS de en büyük kupayı aldı.

<> GS da tşk.ler bu arada :)

(GS'a teşekkür ederiz.) ;)

Bütün İzmir ve Manisa sokağa dökülmüşken, ben ise Ballmer ile live USA bağlantısındaydık (Hüngüür). Ertesi gün tur attım ancak.

FB cumhuriyeti dememişler boşuna, İzmir’in neredeyse tamamı FB için tur attı.

<> GS şampiyonluğa doyduğu için sanırım jest yaptı...

Galiba GS'lisin. GS'lilerden korkuyorum. Candan bana bir tokat atmıştı, fanatik GS'lidir o (Erçetin). O günden beri GS ve lisesinden mezun olanlara temkinli yaklaşıyorum.

O Makedonyalı bir cadıdır. Ama turnelerde benden vazgeçemez. Radyo Fener'deydi bir zamanlar. (Kapıma dayanma sakın... şarkısı zamanı.)

Ben de adı üzerinde radyo Fener(bahçe)de diskjokeydim. Biraz kızdırayım dedim, neredeyse ciddi bir tokat attı (Radyodan sesi duyuldu), ama hemen yanağımı öptü. (Bunu da radyodan herkes duydu. Eşim de bizi izliyordu üstelik.)

<> Mete Özgencil'i de anmak lazım bu arada.(Candan Erçetin'e katkısı çok.)

Evet andım bil bile, moda cümleyle "Buradan kendisine sevgilerimi gönderiyorum".

Hey Allah’ım. Radyoculuk bile yaptım. Vallahi o dönem Cem Ceminay'dan daha çok prim ve reklam alıyordum, ben bir numaraydım. (Kasma kendini Hans -kendime pardon-.)

<> Şimdi Bay J ve geveze moda.

Kadir Çöpdemir de o dönem parlamıştı.

Bize üç DJ derlerdi. İkisini de şimdi TV'de görüyorum. Biri dizi çeviriyor, biri de Jüri’de, Pelin’in canına okuyor (Pelin Akad).

Siz o yarışmayı izliyor musunuz? Akademi Türkiye, inanın süpeeeeeer. Türkiye'nin en yetenekli gençleri orada. Ama elene elene avuç içi kaldılar. 16 kişilerdi.

Geçenlerde yazdım, Pınar Aydın da elendi. (Kemancı’da daha önce çıkardı.) Bizim şantöz bir de baktım Akademi Türkiye’de ortalığı kasıp kavuruyor. Özgür'e de aşık olmuş. (Paparazzileri geçtim, biri beni durdursun.)

Cem Ceminay, Pelin Akad, Pınar Aydın ve elenenlerden birini müzik piyasasından tanıyordum. İyi bir yarışma ama Pelin’i kesinlikle dövmek isterdim.

<> Sabatay mı yoksa? :)

Yok yahu, çok zalim, lanetin teki hep öyleydi. Güzel gördü mü kıskanır, kriz derecesinde.

<> kocasına sabrlar dilemek lazım o halde

Kocası zavallı, tam ona uygun. Hani bir zamanların Avukat Timur’u vardı, aynen öyle.

Sürücü arkadaş gelmedi, oyalanıyorum. O beni çağıracak. (Mahsus bir konuya girmedim ki yarım kalmasın.)

<> Arada bir multimedyada lazım Kaptanım :)

Elbette lazım. Ben müzisyenim hem de tanınmış idim o zamanlar. Üstelik futbol da oynadım. Ne yani, eklektik olamaz mıyım? (Çok yönlü.)

Evet ben kapıyorum...

geronimoo
hoş-bye