09 Aralık 2003 Tarihli Chat:

 

ss
hoşbuluştuk
başkanım ve candaşlar

<> Sorulara geçmeden önce bir ayrıntıyı söylemeliyim: 2 ay önceki bir chatte ve 28.12.2001 tarihli chatlere var => İsa'nın göğe alınması ile ilgili olarak 19/15. ayet log kayıtlarına geçmiş. Bu şekilde yansımış. Okuyucula buna dikkat etmeli. 19/15 => Yahya ss ile ilgili olan ayet. İsa ss ile ilgili olan ayet ise 19/33.

İkisi de aynı mı?

<> Yukarıdaki yazdıklarım log olarak asılırsa dikkat edilir sanırım.

Tamam, DÜZELTİ YAZARIZ! Beşer >>> Şaşar. Beşerim. Zaten bilimsel formüller dışında hiç RAKAM aklımda tutamam. Okul numaralarımı hatırlamıyorum. Telefon numaramı sormak için eşimi otomatik arıyorum. İnsan telefon numarasını bilmez mi? :((((

<> Hayır ayeti sen yazmamışsın. Dört beş kez arka arkaya "Bu doğru mu?" diye sorduğun halde fark edilememiş.

Ayet doğru muymuş? Biri Misak elçisi, diğeri Mighty ascension'u değil mi?

<> Evet. Zaten içeriği aynı olduğu için fark edilememiş.

<> Dr. âyet konu itibari ile aynı ama Yahya SS İle İsa SS ile ilgili olan karışmıştı, redaksiyonda hallederiz diye müdâhale edilmemişti.

OK.

Geçenlerde ilacı gönderiyorum, adresimde kapı numarası ve daire numarası yer değiştirmiş. Cifir'in tamamı aklımda, tüm Kur'an sayıları aklımda, tüm bilimsel formüller aklımda, fakat basit şeyler asla kafamda yer etmiyor. Ben otistik bir vak'ayım galiba. Dünyevi numaraları aklımda tutamıyorum.

Ekmeğin fiyatını bugün öğrendim: 250 bin imiş. Galiba otistiğim ;))) Niye bugün öğrendim biliyor musunuz? İlk kez sadece "Ekmek" aldığım için. (Yanında gazete, sigara, hayvanlara süt vb alıyorum ya, toptan ödüyorum.)

<> Ölüm anı?
<> Okunan Kur'an'ın ölülere ulaşması?

Enbiya 104 lütfen.

<> 21(Enbiya)/104. Gün olur göğü, yazı tomarlarını dürer gibi düreriz. İlk yaratılışta başladığımız gibi onu baştan yaparız. Üzerimizde bir vaat olarak biz bunu mutlaka yapacağız.

<> 21(Enbiya)/104. yewme naTwî el semâe ke Tayyî el sicilli lil kütübi ke mâ bede'nâ ewwele Halqın nuIyduhu wA'den Aleynâ innâ künnâ fâIlîne

Tam olarak bu ayet şöyle: Başlangıçta yaptığımız gibi, göğü bir kitabın tomarı gibi rulo (Corn Hole / kağıt külah) yaparız. Sonra aynı biçimde onu İADE edderiz. (Tersine çeviririz.) Bu üstlendiğimiz bir vaaddir.

Şimdi analize geçelim:

 

1. BİZ >>> İNNA deniyor. Yani Allah ve zatından üflediği R U H (lar).

2. Aknokta/Bigbang başlıyor ÖNCE!

3. Evrenimiz bir kitap sayfası gibi (Kitabın kendisi Süper Uzay),

4. Önce düz iken, yani çapı/kutru yokken,

5. Kuvviret/Kıvırmak ile, bir kağıt külah gibi ÇAP kazanıyor. >>> EVREN ANİDEN ŞİŞMİŞ oluyor. >>> Yer(Arz) ve Gök(Tarık) bitişik iken, birbirine en uzak köşegenlere kaçıyor. (Ani şişme teoremi.)

6. Evren genişledikçe bu kez soğuyor, kararıyor ve kayıp/gizli madde etkisiyle yeniden bir tek noktaya büzülüyor. Bunun adı karadelik! (Akdeliğin İADESİ => ÖDEMESİ / Compansating Hole.) Evren karadeliğine çöküyor. (Kıyamet.)

7. Sonra yeniden Süper Uzay'a (Aşağı Misal Alemi) dönüyor.

8. Sur (Horn Hole) yeniden üfleniyor.

9. Evren BİR KİTAP SAYFASI gibi dümdüz açılıyor. (Mahşer meydanı.)

10. Sur ikinci kez üfleniyor ve RUH genişletilmesi yeniden gerçekleşiyor; nefs'ler yeniden RUH İADE'si ile diriliyor.

11. Hesap başlıyor vb vb.

Şimdi evrenin => EVREN RUHU'nun yaratılışını şöyle bir özetledim.

Evren yaşayan bir organizmadır. Yani madde EVREN'in  b e d e n i d i r . OL denmiş olmuş! Fakat -Zariyat 47'deki gibi- RUH ayrıca üflenmiş ve evren YAŞAMAYA başlamış. Ayet lütfen.

<> 51(Zariyat)/47. Göğü kendi ellerimizle biz kurduk ve biz (onu) elbette genişleticiyiz.

<> 51(Zariyat)/47. we el semâe beneynâhâ bi eydin we innâ le mu~siU~ne

Burada RUH üflenmiş. Üflendiği için evren genişliyor. Evren CANLI organizmadır!

Son olarak "RÜCU => Geri döndürülüş ile ilgili pekçok ayet var. Bir tanesini yazar mısınız? "Allah'tan geldiniz, yine O'na çevrileceksiniz" gibi. Allah'a döndürüleceksiniz gibi. Bir tek ayet yeterli örnek olacaktır.

<> 2(Bakara)/156. O sabredenler, kendilerine bir belâ geldiği zaman, "Biz Allah'ın kullarıyız ve O'na döneceğiz," derler.

<> 2(Bakara)/156. elledhîne idhâ eSâbethüm muSîbetün qâlu~ innâ lillâhi innâ ileyhi râciU~ne

<> RÜCU'da geri çekilme, gelinen yere geri dönme.

1. RÜCU
2. AVDET veya İADE

İkisinin FARKI/furkanı var! Rücu'nun 49 anlamından biri de elektromagnetik halka çifti çizip aynı yerde tekrar buluşmak demektir. Boomerang'ı anlatıyor ayet. Aborgine'in eline -yeniden- dönüyor. Raci, Ricat vb değil mi?

<> Evet
<> Merci

O zaman şu sonuçlara ulaşıyoruz:

1. CANSIZ OLAN (Külli şey*inden her bir şey => ihtimal) için OL => KÛN deniyor. Bu canlı olmuyor. Ama bu BEDENE Allah'ımız güzelim RUH'undan ÜF'lediğinde, o şey BİLİNÇLİ oluyor. Birincide İADE fiili var. (Geriye avdet.)

2. İkinci de ise >>> RÜCU >>> RUH'un Allah'a geri dönmesi eylemi var! Ya da KUN denen(beden)e (O'nun RUH'u) ÜF'lenirse, o şey BİLİNÇ kazanıyor. Cansız ise zaten sonsuz ihtimaller okyanusu içinde idi, orada duruyor. (Külli şey*inden idi, yine orada.) Canlı ise, o zaman ÜFLENEN RUH, geldiği kaynağa (source, quelle, fountain, fundemental varlık), yani Allah'a geri dönüyor. (Bizim tasavvufumuz bile bilim kokuyor.)

Demek ki, Allah'ımız "VERDİĞİNİ" geri alıyor! Niçin geri alıyor, CİMRİ Mİ? Hayır VAAD olduğu için! Nasıl bir vaad?? Ayeti bulunuz lütfen: "Ey Rabbimiz, bizi İ K İ kez dirilttin; İ K İ kez öldürdün. Bundan çıkmaya bir yol var mı?" Kısır döngüye girmeksiniz, ÜÇÜNCÜ yaratılışa bir WAY var mı? Yoksa no way out mu?

<> 40(Mümin)/11. Onlar, "Rabbimiz, bizi iki defa öldürdün, iki defa dirilttin. Biz de günahlarımızı itiraf ettik. Bir daha (bu ateşten) çıkmaya yol var mıdır?" derler.

<> 40(Mümin)/11. qâlu~ rabbenâ emettenâ ethneteyni we axyeytenâ ethneteyni fA'terefnâ bi dhunu~binâ fe hel ilâ Huru~cin min sebîlin

<> 51(Zariyat)/23. Göğün ve yerin Rabbine andolsun ki bu vaad, sizin konuşmanız gibi kesin ve gerçektir.

<> 51(Zariyat)/23. fe we rabbi el semâi we el arDı innehu le xaqqun mithle mâ enneküm tenTıqu~ne

(VAAD önemli bir kelimeydi.)

Ayetler 7 ASIL anlamlı.

1. Biliyoruz ki ilk yaratılışımız KALU BELA'da idi, misaklaşmıştık. Kulluk sözü vermiştik. Bundan önce yaratılMAmıştık => ÖLÜ İDİK! Bize ÜÇ karanlık ardından (Allah Rahminden, Ana rahmine kadar) BEDENLENEREK DOĞUŞ verildi. Her doğan ölmeye aday olduğu için ardından ÖLÜM verildi. Ve herşeyin ölümü anlamında kıyamet verildi. Sonra İADE ile bu ortam yeniden yaratıldı. Bu kez ÖLMEYECEĞİZ. EBEDİ CENNET+LERDE veya CEHENNEMDE! ALLAH GİBİ EBEDİ olacağız! Bir daha ölmeyeceğiz (Cenneteyn ve Cehennemde).

Ama Allah gibi EZELİ olamayacağız! Yani bir türlü ALLAH olamayacağız (El Evvel). Demek ki, bizim alamayacağımız esmalardan ilki "EL EVVELA"dır. Bu "İsmi Azam"ı (Esma'nın en büyük adı) asla alamayacağız.

Mesela Allah'ımız Halik/Hallak'tır >>> Yaratır. Biz de yaratırız >>> TASARIMCIYIZ. Desinatör, dekoratörüz; bilgisayarı ve yapay zekayı YARATTIK! Maymunların yapamadığını İLMİ başardık. Bizim de "to Create ve Genesis" yetilerimiz var.

Ama biz asla EL EVVEL değiliz. Onun için El Evvel >>> "İSMİ AZAM"dır. Ve BİNARY sistemin ta kendisidir. El EVVELİ => HU! (Hüve)

Ne zaman El Evvela? Allah bizi HİÇ YARATMASAYDI! O, ilk ve son EL EVVELA idi. Bizi yaratınca da (Görünmez boyutta, aktarıssemavat'ta => Z ekseninde olduğundan) HU => O (İngilizce HE) oldu. Ardından yarattıklare kendisine ŞİRK olmasın diye LA İLAHE İLLALLAH geldi.

H harfleri illa ki >>> HU demek. Diğer lamelif ve tersi olan harfitarif (Article) ise, 0 ve 1 BİNEER ikilisi (Binary). 0 => BEDEN (Külli şey'in ve Kun diye yaratılan). 1 => ÜFLENEN (Ruh, şişen bilinç).

0 ve/veya 0 >>> Yaratılmayan külli şey*in. 0 and/or 1 >>> Bedene RUH üflenmiş. 1 ev/ve 0 >>> Ruh geri alınmış, beden ÇÜRÜYOR. 1 ve 1 >>> İKİNCİ canlanış. Bunun içindir ki, İKİ DEFA (Binary) öldürdün ve iki defa DİRİLTTİN diyor ayet!

EV => OR/VEYA, VE => AND/VE,, Digital komutlar.
EL(1)+EV(OR)+VE(AND)+LA(0) >>> Yani EVVELA!

AND ve OR için >>> DİREKTİF diyoruz veya Allah Command'ı, Allah'ın KOMUTU! Komut'un Arapçası nedir??

<> Emir

Evet. "Sana Ruh'tan sorarlar de ki, O Allah'ın EMRİNDENDİR. Sizlere Kalil bir miktar verilmiştir!" (Ayettir.)

<> 17(İsra)/85. Ve sana ruhtan sorarlar. De ki: "Ruh, Rabbimin emrindendir. Ve size, ilimden sadece az bir şey verilmiştir."

<> 17(İsra)/85. we yes'elu~neke An el ru~xı qul el ru~xu min emri rabbî ve mâ u~tîtüm min el Ilmi illâ qalîl

Kalil bir ilm verilmiştir. O Kalil'i de burada ÇÖZDÜK! 0 ve 1 'in olası commandları/direksiyonları. İşte "CESET => 0" ve "RUH => 1" ve olası "EMR"ler. (And, or, not, nor vb.)

Ceset niçin 0 (Sıfır)? >>> Çünkü külli şey*in içinde her bir ŞEY zaten sıfır ve KUN denince yaratılır. Ruh neden 1 (Bir)? >>> Çünkü ALLAH'dan üflenmiştir! Yani VARLIĞIN >>> mutlak VAR!'ın bir ÜRÜNÜDÜR! Artık ölüm anına geçmek için son rotüjleri (Rötüş de deniyor;) yapalım.

1. KUN FEYA KUN!
2. ÜFFÜN

Birincide CANSIZLAR oluşuyor, ölmeye aday beden oluşuyor. Onlar yine aynı ORTAMDA. (Külli şey*in içinde, tümce/küme içinde idiler, orada durmaya devam ediyorlar.) Bu STATİK (Durağan) Hyper Uzay'ı (Yukarı Misal Alemini) >>> DİNAMİK (Devingin) kılan bir aksiyon/effect var: ÜFF! ünlemi. BEDENSİZ dinamikler (Geon) böylece BEDENLİ STATİKLER ile birleşiyor.

Misal Aleminin bileşkesi şudur: Aşağı Misal Aleminden (Süper Uzay'dan) DİNAMİS alıyor. Yani cevval ve seyyal bir RUH var gibi gibi. Ama BEDEN denen ve Yukarı Misal Aleminde bulunan STATUS'larla birlik/kombinezon olmayınca, ikisi dipole olmayınca yaşam olmuyor.

Daha basit bir ifadeyle:

1. RUH var, fakat daha üflenmemiş! (Hiç doğmamış.) Yani bedensiz.
2. RUH var, fakat ölmüş => Bedenini yitirmiş. Geri dönmesini bir berzah engelliyor. (Ariter damardan geri dönüş olmaz. Arterler tıkalı, yeniden bedenlenemiyor. Arterler ONE WAY çalışıyor, VEN damarları gibi geri gelemiyor.)

Tüm ölmüş ruhlar bin pişman >>> Çünkü kalubela sözlerini son nefeste hatırladılar. "Bizi bir daha gönder, hep sana kulluk yapacağız" diye İKİNCİ İMTİHAN hakkını istiyorlar.

Ama Ayet diyor ki >>> "Onların geri dönmesi için aralarında bir berzah vardır." Berzah => Boğaz >>> En dar yer, kum saatinin boğumu gibi ve ikinci anlam olarak (Hekimlerimiz size anlatacaklardır) >>> Arter denen toplar damarlardan, kalp basıncı (Pump) ile berzahçık kapakçıkları GERİ açılmazlar, hep ileri / tek yönlü yol verirler. Kan geri dönemez. Ta ki, büyük ve küçük kan dolaşımlarını dolanıp, RÜCU ile geri dönene kadar. (Kalbe dönene kadar.)

Sanırım aramızda bu konuda uzman Dr, onu dinleyelim lütfen.

<> Dolaşımı kısaca özetlediniz. Arter(atardamar)lerde, -basınç yüksek olduğu için- sadece ana arterlerde kapaklar vardır; ven( toplardamar)lerde ise damar boyunca yer yer kapakçıklar olur; bu da kanın geriye kaçmamasını sağlar. (örneğin, damar genişlemeleri olarak varisler verilebilir.)

Teşekkür doktor. Şimdi HABLİL VERİD >>> ALLAH SİZE AORT damarınızdan da yakındır.

<> 50(Kaf)/16. Andolsun, insanı biz yarattık. Nefsinin ona neler fısıldadığını da biliriz. Biz ona, şah damarından daha yakınız.

<> 50(Kaf)/16. we le qad Halaqnâ el insâne we nA'lemu mâ yüweswisü bihî nefsühü we naxnü aqrabü ileyhi min xabli el werîd

Ve en kötüsü KALPLERDEKİ HASTALIK (Maraz)! Allah'ın yakınlığını reddeden bir damar tıkanması, kalp hastalığıdır. Aortizma gibi.

<> 24(Nur)/50. Kalplerinde hastalık mı var? Şüphe mi ediyorlar? Allah'ın ve rasûlünün kendilerine haksızlık yapacağından mı korkuyorlar? İşte onlar zalimlerdir.

<> 24(Nur)/50. e fî qulu~bihim meraDun em irtâbu~ em yeHâfu~ne en yaxîfallâhu Aleyhim we rasu~luhu bel ü~lâike hüm el Zâlimu~ne

<> 33(Ahzab)/12. Münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunanlar, "Allah ve rasûlü bize aldatıştan başkasını vaadetmemiş" diyorlardı.

<> 33(Ahzab)/12. we idhâ yequ~lu el münâfiqu~ne we elldhîne fî qulu~bihim meraDun mâ weAdenâllâhu we rasu~luhu illâ ğuru~r

<> 47(Muhamed)/29. Kalplerinde hastalık bulunanlar, Allah'ın, kinlerini açığa çıkarmayacağını mı sanıyorlar?

<> 47(Muhamed)/29. em xasibe elldhîne fî qulu~bihim meraDun en len yuHricellâhu aDğânehüm

<> 9(Tevbe)/125. Kalplerinde hastalık bulunanlar; onların ricslerine rics katar ve onlar kafirler olarak ölürler.

<> 9(Tevbe)/125. we emmâ elledhîne fî qulu~bihim meraDun fe zâdethüm ricsen ilâ ricsihim we mâ tu~wehüm kâfiru~ne

<> 2(Bakara)/10. Allah, kalplerinde hastalık bulunanların, hastalıklarını arttırır. Yalanladıkları için onlara elim azap vardır.
<> 2(Bakara)/10. fî qulu~bihim meraDun fe zâdehümüllâhü meraDan we le hüm Adhâbün elîmün bi mâ kânu~ yekdhibu~ne

Aort en büyük ARTER damarıdır. Kapakçıkları ise DOĞRUDAN KALPTEDİR. Yani BÜYÜK BERZAH budur!

<> (Aort Anevrizması.)

Allah, gönüllerde yer eder. Mekanı gönlümüzdür. Sadece mü'min'in kalbine sığar, orada TECELLİ eder. Kullarını oradan TESELLİ eder. Oradan vahyeder, ilham eder. Allah'ı sığdıracağınız yegane yerdir >>> GÖNÜL MEKANI! Ve O bir kapak/boğaz/berzah/boğum ile resmedilir.

<> (Sinüs düğümü => Elektriksel uyarının başlatıldığı odak.)

Kalp denen sevakib/sakıb içinde ilahi jeneratör vardır. Dört bölmedir:

1. Kulakçıklar >>> VAHY ve İLHAM buradan gelir. Kulaklarına SAĞIRLIK konanların birinci kalp hastalığı budur >>> Kalplerine AĞIRLIK koymuştur Rabbimiz! (Tümü ayettir.) (Zümer suresidir.)

<> 6(Enam)/25 Onlardan seni işiten kimseler (vardır); onu anlaMAmaları için kalpleri üzerine örtüler, kulaklarına da ağırlık koyarız. Her ayeti görseler de ona inanmazlar; ta ki, sana geldiklerinde, seninle çekişirler ve kafirler, ""Bu, evvelkilerin masallarından başkası değil," derler.

<> 6(Enam)/25. we minhüm men yestemiU ileyke we ceAlnâ Alâ qulu~bihim ekenniten en yefqahu~hu we fî Adhânihim waqren we en yerew külle Ayetin lâ yu~minu~ bihâ hattâ idhâ câüke yücâdilü~neke yequ~lu elledhîne keferu~ in hâdhâ illâ esâTîru el ewwelîne

Sol ve Sağın farkı ise; "Hiç görenle görmeyen bir olur mu?", "Hiç duyan ile duymayan bir olur mu?", "Hiç bilen ile bilmeyen bir olur mu?".

<> 11(Hud)/24. İki fırkanın misâli; körle sağır, görenle işiten gibidir. Misâl olarak ikisi bir olur mu? Hâlâ tezekkür etmez misiniz?

<> 11(Hud)/24. methelü el ferîqayni ke el A'mâ we el eSammi we el baSîri we el semîI hel yestewiyâni methelen e fe lâ tedhekkeru~ne

Sağ'da ARTER, solda VEN (Toplardamar). Artık "şeytanın fısıltılarını mı toplar?" siz karar verin! KİRLİ KAN oradadır.

Anne sütü asla mavi renkli damarlardan türemez. Damıtılmaz. O hep ARTER / kırmızı damarlardan, tertemiz kandan damıtılır. Allah ADAY ANNELERİ bu bakımdan çok GÜZELLEŞTİRİR! Görülmemiş bir güzellik vardır onlarda. (Tıb'da güzelliğin sırrı amniyöz suyunda bulunacaktır.)

Niçin ANNELER dedim? Çünkü  R A H İ M  Annelerde vardır. (Dikkat vagina ve RAHİM'i birbirine karıştırmayın!) (Dr'um bu konuda bilgi lütfen, Servux vb gibi.)

<> (Servix Uteri).

Vagina kadına, RAHİM ise Allah'ın ER RAHİM ismine aittir. 50 bin yıllık bir yoldan RUH üflendiğini sizlere önceden açıklamıştım. Allah'ın mü'minlerin gönlüne sığdığı gibi, Allah'ın RAHİM ismi de  S A D E C E  kadın kullarına VERİLMİŞ en özel / son derece özel bir haktır!

Allah'ın, eğer bildiğimiz gibi organları olsaydı, kuşkusuz "Rabbimizin RAHİM'i var" diyecektik. Ama "YED => EL" gibi, "Semiul basar => Duyması ve görmesi" var gibi; bunları REEL organlar olarak düşünMEmek için, "Sübhanallah / Muhalefetün lil havadis => Külli şey*inden hiçbirine BENZEMEZ / Ünik => Unic => Unique" demekteyiz. Bunun için "Sübhanallah" demekteyiz -sıkça-.

Fakat DİŞİ KULLARINA torpil geçmişçesine RAHİM'ini onlara aynen kurmuştur.

<> HornHole/NefhiSur/SurBorusu/RuhlarAlemi/GönülMekanı => RAHİM.

Allah'ın Rahmi ise doğrudan NEFHİ SUR'dur. Ruh buradan üflenir ve 50 bin yıllık bir yoldan (bir günde) yerdeki/kadındaki izdüşümü olan DİŞİ KULUNUN RAHMİNE transfer olur -demiştim-. (Dikkat Vagina kadına; RAHİM Allah'a yani Nefhi Sur'a aittir.) Vag ile Uterus arasında bir BERZAH (çok dar bir boğaz) vardır.

<> (Servix Uteri).

O İŞTE, ayetlerdeki  B E R Z A H  (Boğaz, boğum) Aleminin TA KENDİSİDİR!

<> 42(Şura)/44. Allah'ın saptırdığı kimse ki, bundan sonra artık onun için bir veliyy olmaz. Zalimlerin, azapla yüzyüze geldiklerinde, "Geri dönüşe bir yol var mı?" dediklerini görürsün.

<> 42(Şura)/44. we men yuDlilillâhu fe mâ lehu min weliyyin bA'dihî we terâ el Zâlimîne lemmâ raewu/rae~ el Adhâbe yequ~lu~ne hel ilâ mereddin min sebîlin

<> 23(Muminun)/100. "Belki -geride- bıraktıklarımla salih amel işlerim." Hayır! Şüphesiz -bu- onun söylediği bir kelimedir. Önlerinde, baas olunacakları güne kadar bir berzah vardır.

<> 23(Muminun)/100. leAllî A'melu Sâlixan fî mâ terektü kellâ innehâ kelimetün hüwe qâilühâ we min werâihim berzaHun ilâ yewmi yub'Athu~ne

Teşekkür. Arter kapakçıklarını, kalp kapakçıklarını ve Allah'ın rahmi olan Nefhi Sur  B E R Z A H  'ını ayetlendirmiş oldun!

Demek ki "NEFH >>> ÜFLEME ve SUR >>> SERVİX UTERUS" bunlarmış! Kadın ve Nefhi Sur arasında ise bir günü 50 bin yıl olan bir BERZAH varmış. (1 gün => 50 bin yıl ayettir!) RUH oradan üflenir Embrio adayına CENİNE. (Canlanacak olana >>> CAN => SOUL.)

<> 70(Mearic)/4. Melekler ve Rûh, miktarı ellibin yıl olan bir günde yükselirler O'na.

<> 70(Mearic)/4. tA'rucu el melâiketü we el ru~xu ileyhi fî yewmin kâne mıqdâruhu Hamsîne elfe senetin

Arter ile başlayan macera (ömür) giderek dolanır ve VEN (Toplar damar) olur. Sonra KİRLENMİŞ (Mes'ul, sorumlu, günah yüklü) olarak YENİDEN Rabbi'nin gönül mekanına AKLANMAYA döner. Buna RÜCU denir. Rücu bu dolaşımdır. Yani statiktir. Bunun içinde dinamik, hareketli, vektörel olan ise İADE'dir (Avdet, geri dönüş eylemidir).

İKİ KERE RÜCU'nun anlamı da şudur: Küçük ve Büyük kan dolaşımları. İLKİ BEYİNE yolcudur >>> Kalu Bela'da  A K I L dolu söz verişimiz. İkincisi de diğer azalara >>> Özellikle Rahim'e ve erkek ZİKRİ olan organlara yöneliştir.

Zeker ile Zikr'in bağlantısı vardır. Bu latincede inject ve türevleri ile bağlantılıdır. Zeker'in Sanskritçesi inJEKER'dir. (Ejeculation ve dışarı eject ile bağlantılıdır.) İnjection'u Araplar Türkçe karşılığı ile (Kalem gibi anlamında) Kamış diye çeviriyorlar.

<> Zerk etmek?

ZERK başka ZEKR başkadır. Ama birbirine yakındır. (Pompa ve Bomba gibi, neredeyse aynı.)

Şimdi RUCU ve İADE kelimelerine dönelim: İade her türlü yansıma iken, Yani geriye avdet (eco) iken (Lineerdir), RÜCU öyle değildir! Rücu illa ki bir DAİRE/ÇEMBER çizerek, başladığı noktaya gelir.

Anımsarsanız:

1. Mutlak Soğuk Derece'den bir küçüğü, evrenin patladığı SONSUZ sıcaklar >>> akdelik/bigbang patlamasıdır.

Yani -1 (eksi bir) KELVİN derece demek, SONSUZ sıcaklığın, en küçük noktada patlamasıdır. (Birinci rücu.) Kanıtı: Cehennemin en üst tabakasının ZEMHERİR (Mutlak soğuk) olmasıdır ve bu tabaka ileride iptal edilecektir.

2. En uzak ile en yakın İÇİÇE birliktedirler.

Yani bir karadelik bulursan, bunun YAPIŞIĞI illa ki bir akdelik vardır (Çıkış ucu). Karadelik ve akdelik BİTİŞİKTİRLER, aynı yerdedirler. (Kapınızı düşünün, dışı ve size bakan yüzü kadar kalınlıkta.) Ama bu BİRLİKTELİĞİ açarsanız, taaaaaaaaaa paralel evrenlere kadar uzanan bir en uzak yoldur.

Yani OL => ÖL noktasında BİTİŞİK, fakat bunun DIŞ AÇILIMI olan ÇEMBER boyunca inanılmaz uzaklıkta bir yoldur. (Quantum tüneli, daima bir çemberdir ve çıktığı noktaya RÜCU ederek, geri döner. Uzay-zaman gezmeni de bir KAPI (Babüssema) bulursa, bir tek salisede başka bir evrene çıkabilir veya bu evrenin en en en uzak köşegenine (Şi'ra gibi)).

3. En küçük ve en büyük AYNI yerdedir.

Atomun derinliklerine girerseniz, Mikro sistem içinde Hilbert Uzayının 70inci EXP (Üstel artışı) ile ALLAH'IN SEYRETTİĞİ en büyük evrene çıkarsınız. Bunun için Hilbert Uzayı aralığından DALIN, böylece en küçük noktadan EN BÜYÜK EVRENE (Alemlerin seyrine) çıkarsınız. Kitaplarımda "Kum tanesi içinde evren saklı" dediğim olay budur.

4. Evren hologramdır. Yani bir tür HAYALDİR.

Hologramın resimden farkı şudur: Resimdeki EN KÜÇÜK BİRİMDEN resmin aslına ulaşamazsınız, kaybolur gidersiniz. Ama holografik resimde EN KÜÇÜK parçaya reflektör (Gönül gözü) dikerseniz, en küçükten TÜM EVRENİN  t a m a m ı n ı  görürsünüz. (Alak suresinde >>> İnsana bilmediğini de öğretti ayeti.) Hatta bunu siz de yapabilirsiniz. (Kalemle yazmayı da öğretti / "nun kalem ve yazdıklarına andolsun" ayetleri.)

NUN >>> ŞEY içinde TÜM EVRENLERİN (Külli şey*in) tamamını saklar. NUN => NOKTA => BOYUTSUZ => SIFIR (hatırlatmalar). NUN, nokta kelimesinin TA KENDİSİDİR vb vb. Böylece AVDET'in, iade'nin bir yansıma ve yanılsama olmasına karşılık, ŞİŞEN, ÜFLENEN, ÇEMBER ÇİZEN, DAİRESEL OLAN  r ü c u  kelimesinin farkı var. Buradan şu sonuçlar çıkacaktır:

1. Yansıma'da lineerlik vardır >>> Evren dümdüz, lineer bir doğrudur.

Yani GERİ DÖNŞÜ YOKTUR. Neye ihtiyacı vardır geri dönmek için? DEMİRYOLUNA/RAY'a. İşte RÜCU ring yapan (BoomeRANG), yani yola çıktığı noktaya bir çember turu atıp dönen, RİEMANN Uzay ile anlatılabilecek bir mekanizmadır. Böylece İADE treninin geri dönmesi için bize gereken tek şey RAY'dır. Ama illa ki ÇEMBER biçimindedir.

Şimdi ayrıntılara girmemek için sizlerde bir RECA'm var. (Rica deseydim ARZ edemezdim, onun için RECA yazdım.)

Hani, evrenin YUVARLAK olduğunu, özellikle ÇEKİM etkisiyle ÇEMBER biçiminde kapandığını, İLK ADEM ile bunun zürriyetlerinin dışa çizilen kulvarlar biçiminde RİNG (Yüzük >>> Koşucuların stadyumda bir tur atıp, finish ipini göğüslemeleri) örneğini vermiştim. (T A K V A budur.) Ve START çizgisinde ise atletlerin merkezden uzaklıklarına göre içtekinden biraz daha uzakta start için çöktüğünü anlatmıştım.

Eğer bu LİNK'i bulabilirseniz veya şekillendirecek bir linkimiz varsa aramanızı RECA ediyorum. Benim kastettiğimde STADYUM örneği vardı. Stadyum olarak bakar mısın veya hipodrom?

<> (Kulvarlar var.)

Kulvar doğru kelime. Onu rica etsem.

Wow canına! Biz 10 bin message'ı geçmişiz. İnanınız ben onu bin gibi okuyordum. Dedim ya ben otistiğim! Dünyevi rakamlarla hiç ilgim olmuyor. (Mitrea gibiler beni bu yüzden cahil sanıyorlar).

<> http://www.hanifislam.com/sohbet/067.2002.03.10.htm

“Geçmiş ve Gelecek" isimli bölümü okuyunuz lütfen. (Beklemedeyim.) "Geçmiş ve Gelecek" başlığını okuyunuz. Arz ederim.

<> Kolonileri GELECEK (ki şu an yaşanıyor) için söyledim. Tüm geçmişler ve gelecekler bir şerit halinde, kulvar halinde, koşu yolu halinde İLERİ akmaktadır. Ama her biri kendi gri hiçlik kulvarında koşarken yanındaki şeridi GÖREMEZ. Eğer biri şeritte İLERİ koşacağına, AYNI HIZLA YAN ŞERİDE YATAY GEÇİŞ yaparsa, o zaman gelecek ve geçmiş EŞANLI (Senkronize) olur.

Fakat sanırım bu da değil!

<> O noktadan bir çember / elips çizerek -bumerang Misali- tekrar döndük aynı noktaya! Aslında elips içinde elips, hepsi iç içe, kulvar kulvar, koşu pisti gibi, Adem en iç kulvarda, son insan en dışta, tim burada.

Kulvarlar, hipodrom, stadyum; yzone4. (Bu nick aynı zamanda silo 51'in kodudur.) Bana link verebilir misiniz? (54-53-52-51.) Bu sonuncusuna 4 deniyor. (UFO orada.) 52’de Hybrid'in otopsisi yapıldı. 53 asıl düştüğü yer. 54 tüm kayıtların bulunduğu silo.

Aslında dört silo birden var. Area 54'e düştü Hybrid. Bunlar v-w-x-y zone'larıdır. 51 => Y Zone. (Eğer bir tesadüf değilse.) Harfler silo numaraları. Rakamlar da Area/Land pafta numaraları.

<> Bir tesadüf efendim. Nicki seçerken sadace TAHA 114’ten esinlendim; yüzondört>>yzon4.

Evrende tesadüf yoktur dedik en baştan beri ;)

<> www.area54.co.uk

Evet önce Zero-N serisinden bir HYBRİD (Maymun, Domuz ve özellikle KURBAĞA genleri bileşimi) bir ALİEN imal edip gönderdik.

<> Hangar 19

Hangar, Area, Silo, bunlar hemen hemen aynı şey. Zero-N'in İLKİ o hangarda. Ama içinde Yahudiler değil, Hybrid (kısır dişi bir sentes denek) var. It was an accident. Keşke LİNKleri bulabilseydik.

Evrenin yuvarlak, fakat çekim etkisiyle elips biçiminde ve GENİŞLEMEYE (Zürriyetler bu genişleme halkalarıdır) bağlı olarak katman katman kulvarları olduğunu bir ŞEMA ile gösterebilseydim, Cemhan'ın ÖLÜM sorusuna direkt girmiş olacaktım. Bu şemayı çizip, açıklamalarıyla scan edip photos'a asayım. (Ne yapayım, Mitrea'nın iftira ettiği gibi bir kameram yok.) O olmazsa ÖLÜM  a n ı  anlatılması çoooook zoooor.

Bu arada, ikinci bir Yahoo Group daha açabilir miyiz? (Bellek edinmek için.)

 

<> _______________.________________

<> Yukarıdaki noktadan (secde an'ından) aşağıya iç içe daireler/elipsler çizersek olur mu? Her bir çember/elips başladığı (AYNI) noktaya döner.

Çıkış noktaları farklı fakat varış noktaları EŞİT (Sanki herkes aynı anda ölüyormuş) gibi çizmemiz gerekli. Çıkış anları ise zaman içinde kuşaklar (koşucular) doğuyormuş gibi.

Kod: Herkes KIYAMET İPİNİ AYNI ANDA göğüsler gibi olabilir. (Search için.) Çünkü gerek "ÖLÜM ANI" gerekse "KUR'AN OKUDUĞUMUZDA BUNLAR ÖLÜLERE GİDİYOR MU" sorularının yanıtları illa ki bu çizimlerden açıklanabilir. Ölülerin bize GÖRE (celi) durumları ancak oradan matematik denklemlerle anlatılabilir. Bunları zamanında çizmeliydim. Üzgünüm :((

Keşke bir gerçek kameram olsa, bunları anında çizer, hemen laptop'a kaydedip, DCC'den göndermek için.

<> Kamera kolay, size gönderirim.

Ben kamera istemedim. Böyle bir İMA da bulunmadım. Webcam'lar karanlık resim veriyor ve yönetimi çok zor. Gerçek kamera ise zaten FLAŞLI, pırıl pırıl çıkıyor.

<> Scanner daha iyi.

Scanner'de çok beklersiniz. Ötekisi anında "Statik resim" oluyor ve send yapınca DCC'den görünüyor.

Bunlar yeni bir istek ve İMA değildir. Bir daha belirteyim. Fiyatları üç milyarı buluyor, bunu istemek için delirmiş olmalıyım. Ama üye sayımız 1000 olunca belki isterim. Çünkü çizimi anlatmak günleri buluyor. Ötekisi bir defada çizilebiliyor. (Kayda alınabiliyor.)

Neden böyle diyorum? Çünkü sorular PLANLI değil, siz ANINDA soruyorsunuz, ANINDA yanıtlıyorum. (Nereden bileyim ne soracağınızı, değil mi ;)

Benim diğer ULEMA'dan farkım şu: Onlar bir soruya bir kaç ay hazırlanıyorlar. Benim hazırlanmam için sadece bir iki salisem var! (Okumak süresi kadar.) A.Hulusi aylarca hazırlanıyor. Veya Harun Yahya. (Aslında birkaç yüz kişilik uzman yandaşları var, onlara sorduruyor ve yazıyor.) Hans ne yapsın -tek tabanca- ne yapsın? Değil mi ;)

<> Evet. Yapabilen varsa çıksın da görelim. İftirâ atması kolay.

Dabbet'den başkası yapamaz. Allah böyle buyurdu. Ahmet Hulusi, RUH İNSAN CİN KİTABINI dört yılda ve 25 YENİLEME baskı ile güncelleyerek çıkarttı. Bana cin'i soruyorsunuz, tıkır tıkır anında görüntü. (Çok mu reklam ettim kendimi?)

<> Az bile

Koltuğumun altında TEK KİTAP var: KUR'AN. Dünyaya meydan okuyorum, tek bir kitapla, hem de hiç araştırmadan, anında yanıt! Adamları gördüm, sizlerin salonlarından üç-beş tanesi büyüklüğünde KÜTÜPHANELERİ var. Böyle zengin kütüphane olunca da, nereden baksanız, haftalarca kitap falan karıştırıp, yanıt verecekler.

Zavallım Hans da Kur'an'ı şöyle bir tek salisede tarayacak -beyninde-. Doğrusu Allah'ın ayetlerine yeterince inanmayanlar, kütüphane hamalı oluyorlar. O da yararlı, ama DABBET olunca, Kur'an'dan başkası verilmemiş bana!

<> Dabbet  farkı >>> furkanı.

Evet bir sure numarası söyler misin lütfen. Rastgele bir numara!

<> 21

Neyse bunu öteki chat'e (Çarşamba gece) bırakırız. Çünkü 17.00'de ZigZag ile Chat var! Ama madem yazdın, sen de bir numara söyle.

<> 78

Lütfen yazınız.

<> 21(Enbiya)/78. Ve Dâvud ile Süleyman. Hani, halkın davarının yayıldığı ekinler hakkında hüküm veriyorlardı da biz hükümlerine tanıklar olmuştuk.

Kısaca olayı anlatınız. (Nedeni ve sonucu.) (Adalet mekanizması anlatılacak.) (Olayın başlangıcı ve sonucu ile ilgili ön ve son ayetler.) (ADALET mekanizması önemli.)

<> 21(Enbiya)/79. Onu Süleyman'a derhal kavrattık. Herbirine hükümdarlık ve bilgi verdik. Dâvud'a dağları boyun eğdirdik. Kuşlarla beraber tespih ediyorlardı. Yapmak isteyince yapanlarız biz.

Bunlar YUSUF SOYUNDAN >>> En son Ali İmran'a bağlanan aile içindeler. (Ne yazık ki VAMP bağındaki Uri Geller de bu bağdan.) Ve 80 lütfen.

<> 21(Enbiya)/80. Ona, sizi sizin şiddetinizden koruyacak olan zırh yapma sanatını öğrettik. Peki siz şükrediyor musunuz?

Uri, OURİE, Yuri vb. HURİ soyundan demek. Veya Uriah. Uriah (Uri) kimdir link bulabilir misiniz? 78 -batıni anlamında- bunu anlatmakta. Kuşların dilinden anlamak >>> TELEPATLIK (Messenger). DAĞLARA (ve Demire) BOYUN EĞDİRMEK >>> PSİKOKİNETİZM. Uri (Uriah vb) için search. (Ön bilginiz olmazsa, anlatacaklarım HAVADA kalır.)

<> http://www.uri-geller.com
<> http://www.uri-geller.com/uri-biography/uribiog.htm

URİ >>> TEVRATTAKİ URİ. Rusça Yuri (Gagarin gibi). Uri ve TEVRAT! Önbilginiz olmalı, ki anlaşılabileyim. Kök Hourie, ama Uri veya Uriah diye arayınız.

<> Krallar-I'de olmalı.

Krallar-1'de olması gerekiyor zaten.

<> Krallar-I, 4/20 => Uri oğlu Gever
<> İşaya 8/2
<> Ezra 8/33

Demek ki bunu erteleyeceğiz. Ben kolay bulunur bir şey sandım. (Hayatta search ve surf yapmam, bunlardan yana özürlüyüm.) Küçük bir bilgi yazabilir misiniz URİ için? Neyin nesi? (Koca ayette yer alıyor.)

<> 2SA 11:3 And David sent and enquired after the woman. And one said, Is not this Bathsheba, the daughter of Eliam, the wife of Uriah the Hittite?

<> 2SA 11:4 And David sent messengers, and took her; and she came in unto him, and he lay with her; for she was purified from her uncleanness: and she returned unto her house.

<> 2SA 11:5 And the woman conceived, and sent and told David, and said, I am with child.

<> 2SA 11:6 And David sent to Joab, saying, Send me Uriah the Hittite. And Joab sent Uriah to David.

<> 2SA 11:7 And when Uriah was come unto him, David demanded of him how Joab did, and how the people did, and how the war prospered.

Evet Davut ss Betşeba'ya konmak için ADALETSİZLİK yaptı. Komutanı Uriah'ı (Uri) ölmesi için cepheye en öne gönderdi. Uri şehid oldu ve karısı Betşeba da Davut'un haremine alındı. ADALETSİZLİK, HAKSIZLIKTI BU!

Emirkulunu gönderiyorsun. Sana direnemez zaten. Senin Allah'ın peygamberi olduğunu biliyor, sana güveniyor. Cephede birinci adam olarak çarpışıyor ve ölüyor.

Ey Davut, senin amacın ne? Karısı çok güzel ve sen o kadının dul kalıp senin haremine girmesini sağlıyorsun. Sonra vicdan azabı duyuyorsun. Ve ÖLÜDEN helallik istiyorsun. Allah senin ismet sıfatını verdiğinden, URİ'yi diriltiyor mezarından.

Uri ise: "Ey Allah'ın elçisi, beni neden dirilttirdin, ben şehid olarak cennetteydim, beni geri getirttin."

"Hakkını helal etmen için Ya URİ! Ben sana adaletsizlik yaptım.”

"Hakkım helaldir ey Davut, çok güzel bir yerdeyim >>> ALLAH BANA SENİN MEKANINI verdi, senin arsanı -cennetini- aldım."

Davut ellerini açtı: "Ya Rabbi, ey ADL, ey HAKİM Allah! Benim adaletim şaştı. Benden esirgediğini OĞLUM SÜLEYMAN'a ver, ki dünya alem görsün adalet neymiş?"

Allah bu duayı kabul etti! Süleyman büyüyünce, öyle bir adalet sahibi oldu ki, insanlık tarihi boyunca anıldı durdu. Şimdi ayeti bir daha yazar mısınız?

<> 21(Enbiya)/78. Ve Dâvud ile Süleyman. Hani, halkın davarının yayıldığı ekinler hakkında hüküm veriyorlardı da biz hükümlerine tanıklar olmuştuk.

<> 21(Enbiya)/78. we dâwude we süleymâne idh yaxkümâni fî el xarthi idh nefethet fîhi ğanemü el qawmi we künnâ li hukmihim şâhidîne

<> 21(Enbiya)/79. Böylece bunu Süleyman'a biz anlatmıştık. Biz, onların her birine hüküm (hükümdarlık, peygamberlik) ve ilim verdik. Kuşları ve tesbih eden dağları da Davud'a boyun eğdirdik. (Bunları) biz yapmaktayız.

<> 21(Enbiya)/79. fe fehhemnâhâ süleymâne we küllen Ataynâ hukmen we Ilmen we saHHarnâ meA dâwude el cibâle yüsebbixne we el Tayre we künnâ fâIlîne

<> 1.Krallar, 15/5 => "Çünkü RAB'bin gözünde doğru olanı yapan Davut, Hititli Uriya olayı dışında, yaşamı boyunca RAB'bin buyruklarından hiçbirinden sapmamıştı."

İki ayeti birbirine bağlayalım: Davut'un adaleti meşhur İDİ. Son olarak verdiği hüküm "Hasadın bir sürü tarafından yenilmesi" üzerineydi. Bu hüküm nedir? Bir düşünün! (İpucu>>>Takas, trampa????) ?? (İkinci ipucu >>> SHEPERD => BETSHEBA.) (Sheba => Koyun demek.) (BET => BEYT => EV/Ahır demek. BETLEHEM => Beytül Lahim gibi.) (LAHM => ET => KOYUN ETİ DEMEK.) (Lahmacun'dan anımsayınız.)

<> (lahm macun)
<> İyi Uri yerine kötü Uri geliyor, Yuşa’nın tersi.

Evet dediğin gibi. Allah, SÜLEYMAN'ın adaletinin ÖDENTİSİ olarak, başımıza URİ GELLER'i sardı. Dünyalara üstün kıldı. (Ama Jana Hurie olduğundan yine de ondan ÜSTÜNDÜR.) Davut'a "Demiri yumuşatıp akıtan Allah", onun kötü soyundan ve MONTAUK'un mimarı, TV em. dalgalarıyla hipnoz verebilen URİ'yi bela etti.

Hatırlayınız: Adana'da bir adam, kaldırımda 55 kez eşini bıçaklıyor! BEŞ POLİS ise seyrediyor! Bursa'da KEVSER diye bir kadın, tüccar tekstilci kocasını, tuvalete kapatıyor ve çırıpçıplak orada besliyor! İKİ yıl bu dungeon hayatı yaşayan adam, iki yıl sonra hatırlanıyor ve komşuları tarafından kurtarılıyor.

MONTAUK işte böyle bir başbelası. Bunlar denekler. Samanyolu TV'den yapılan yayın içi yayının sonuçları. (Bilderberg gösterisi için geldiğinde bunları yaptı Uri Geller.)

<> Hannas, vennas icraatları.

Daha abuk subuk bin tane 3. sayfa haberi içinde, polis aymazlığı biçiminde, sanki büyülenmiş gibi, salakça icraatlere gözyumuluyordu. Bunları toplasanız, inanmayacağınız kadar çok abesler olduğunu hayretle ve ibretle göreceksiniz.

Uri'nin lakabı nedir biliyor musunuz? BİG BOSS (BB). Bunlar üç majisyenler (BİG BROTHERS, BİG BROSS). Bunlar B'Nİ B'Rİ konsülünün ÜÇLERİDİRLER. Altlarında BilderBerg (BB) bulunmaktadır vs vs. Tek amaçları vardır: VAMP! Yani Dünya ŞİRKETLER devleti. (Bunlar tarihte de vardı. Örneğin Hudson Bay şirketi vb. Search lütfen.)

<> "Onlar onunla, Allah'ın izni olmadan hiç kimseye zarar veremezler." (2(Bakara)/102. âyetten.)

WEMB bağının tersine, VAMP bağı dünyanın EŞİT bir WEMBassy (Wembassadors) tarafından değil; gelecekte Yahudi AİLE ŞİRKETLERİ olarak yönetecekleri bazı üzerine kuruludur. Yani çoğunluk fakir ve TÜKETİCİ (Goyim), onlar da bu tüketmenlerin SATICISI. Nüfus patladıysa (Çin, Hindistan vb.) oraya iki tane H bombası sallarsın, inerler İsrail nüfusuna. 

<> www.uluslararasiegitim.com/ulkeler/ca/kultur/tarih.asp
<> http://www.hbc.com/hbconline/home.asp?langid==EN

VAMP nedir? (Vampire, Vampyr dışında.) >>> VAMP bir talmud kutsal sözüdür.

BİREYSEL köle istemiyorlar! Tüm dünyanın KENDİLERİNE KÖLE olduğu ve bunlaerın Company biçiminde sömürülmeleri gerektiğini EMREDİYOR TALMUD. Yani "Benim üç kölem var" değil; TÜM TÜKETMEN (Goyim) benim kölemdir. Tüm Goyimlerin krallarının memelerinden süt emeceğiz! İşte VAMP bunun simgesi kutsal bir kelimedir. (Yoksa filanca artist için Vamp kadın demek için değil.) Onların kutsal kelimesidir.

<> Dertleri süt emmek değil vampir gibi kan emmek.

Buna karşılık BİZLER WEMB olarak karşılarına dikiliyoruz. Yahudileri bile kendi WEMBleri içinde özgür-eşitlikçi bırakmak istedik. Ama ne yaptılar, "TÜM DÜNYA/WEMB'iniz dahil, wemberleriniz de bizim KÖLEMİZ"dir. Biz üreteceğiz, siz tüketeceksiniz! Siz hep yoksul, biz ise hep varlıklı olacağız! İŞTE İKİ BAĞIN (Cennet ve cinnet'in) KAVGASI BUDUR candaşlar!

Company'lerin dünyayı yönetmesini, Orwell'in 1984 ütopik romanı gibi dünyayı ÜRETİM bölgelerine -ki cartel ve trustların tamamı Yahudi ailelerdir- ayırıp, TEK ÜRETİCİ kendi ırkları olmak üzere, hayvanları da (Yahudi dışındaki tüm ırkları da) TÜKETİCİ yapmak, Hamburger'den jeans'a; Cola'dan pet şişe suya kadar BAĞIMLI kılmak! Big Bross (Biri Bizi Gözetliyor) efsanesini yaratmak. Zaten bunu yarı-yarıya başardılar. Kalana da biz İZİN VERMİYORUZ -şimdilik-.

<> Küreselleşme kavramının temelinde yatan gerçeklerde hemen göze batıyor.

Bu onların küreselleşmesi. Yahudi company cartellerinin küreselleşmesi. Aslında vartel de yok. cartel veya trust da yok. Tüm Big Bross; Big BOSS (İsrael) yönetiminde. Yani kendileri yönetiyor. Tek planet + tek yönetici ırk. İşte böyle dostlar.

Şu anda hempa'nız ZİGZAG tarafından ısrarla istenmekteyim. Geronimoooooo der giderim.

Eyvah Karan kanalında sorun var. Orası da ping pong yapıyor. (Tennis'i tercih ederim ;) Zig Zag'ın adını ping pong diye değiştirelim bari, halen ping pong!

<> Hudson Bay search edildi.

Vakit geçsin diye sorayım: Gördüğün gibi daha o zamanlarda koca Kanada vb parsellenip üç beş şirkete satıldı. Yani iki Yahudi, Türkiye büyüklüğünde bir toprağın tüm haklarına sahiptiler. Böyle toprak ağalığı görülmüş mü? Milyonlarca kürklü hayvan, binlerce Kızılderili, yüz milyon hektar ormanın sahibi olan iki aile!

<> East India Co., Hudson Bay Company gibi dev ticaret şirketleri geliştirirler. Sömürgelerde büyük çapta hayvancılık yapılır.

Evet HİNDİSTAN ve Çin de nasibini aldı. Hollanda'nın iki ailesi tüm İndonezya adalarına sahiplendi. Sefaridler (İspanyol yahudi aile şirketleri) şimdiki Filipin (Philipinnes) ülkesinin tamamını aldı! Cromwell örneğindeki gibi tüm Afrika ve Arap yarımadası da sadece COMPANY olan Yahudi ailelere verildi. (Aden, Hadramuth, Umman vb.)

Bir tek petrol kuyusu olmasın ki, YAHUDİ OİL COMPANY olmasın!

Halen ping pong. (Beynimin tası attı big bang diye.)

<> G.Orwell Hayvan çiftliğinde de (H.Bahçesi) aynı temalara göndermeler yapmıştı.

Evet!

<> İdris ss benzeri ölümsüz Resullerden Zig-Zag'a katılabilen var mı?

Hayır. YAŞAYAN ve 1820'den sonra (Cantor+Axel Heiberg) katılımcılardan oluşur ZigZag. Şimdi iki tane COMODOR'u var. (Amiral gemisi Tennessee çiftleri yani.) Bizim UHREVİ (paranormal) tek bağlantımız SANTA DADDY'dir. (Noel yaklaştıkça böyle yazmaya başladım.)

<> Zipzap ve Ziqzaq'a 1 sefer olsun beraber chat yapmak nasip olmayacak mı acaba?

Bunu ŞURA'nın kuruluşundaki inanılmaz SANCI engelledi. Tam bir sancıydı, ERTELENDİ! Yoksa ben daha o saatte, ikisini Zip-Zag/Zig-Zap diye bağlamıştım. BİZ BECEREMEDİK. İki günde kurulmamız gerekiyordu. Ama daha biz, Jury'de şu olsun bu olmasın diye iki hafta kavga ettik durduk. Kendi elimizle bu birleşmeyi ertelettik. Artık 2054'e kadar gider herhalde. Çok acemice kendi ipimizi çektik.

Bizi olgun, bilgili ve güvenilir bulamadı (3M). Sınıfta kaldık, ama imtihan sürecek. (Bu yılın sonunda.)

Gerçekten affedilmez şeyler yaptık. Alt tarafı BİRLEŞTİRİCİ bir şura kuracaktık, bunu dev bir mesele yaptık. (Ben önderiniz, lideriniz değilim, sizlere müdahale edemezdim.) Sanki benlik-senlik kavgasına düştü nefslerimiz. Biz şimdilik kaybettik!

Yoksa randevular hazırdı. Mesela S için iki Fransız ZZ üyesi randevusu bile ayarlamıştım.

<> Allah bizi affetsin.

Evet geleceğe bir ŞOK yaşattık! "Neyi paylaşamıyorlar" diye sordular durdular. Hatta Jana şöyle bir not düştü: "Hans gelecekten soruyorlar, acaba bu dosdoğru (Ali İmran) 104 müdür?" diye. awking Türkiye'ye gelecekti, Boğaziçi Üniversitesinde veya bir kapalı spor salonunda konferans verecekti. Hem de besmele ile başlayarak. Hepsi kaldı.

Tamam, bağlantı sağlandı. Karan'dayım.

<> Allah kolaylık versin.

RZİ
MİH
bye