03 Kasım 2003 Tarihli Chat:

 

selam selam özlemdaşlarım.
Hoşbuluştuk, geçbuluştuk, güçbuluştuk ama hasret bitti.

Büyük badireler atlattık. Görevin BAŞARIYLA bittiği iki saat önce bana iletildi. Saat şu anda 19.30 olduğuna göre, 17.30'da bana, iftar ile birlikte hayırlı haber verildi. 4 Kasım demek ki, BU AKŞAM EZANIYLA ve BAŞARIYLA başarıldı.

Bu nedenle, sadece bugüne mahsus olmak üzere chat'teyim. Aslında bundan sonra, SALI VE PERŞEMBE gece ve PAZAR gündüz, haftada üç kez chat yapacağız. Yani aslında yarın girmem gerekiyordu. Ancak yarın yolculuğumun son etabını tamamlayacağım.

Eğer Kuşadası'na bir feribot bulabilirsek, Türkiye'ye girişim yarın olacak. Oradan hızla Manisa'ya geçeceğim. Bizim bir TARZAN'ımız var. Onunla görüşeceğim. Sonra ondan alacağım veya alamayacağım emanete göre, ya bir süre orada kalacağım veya 15 dakika içinde NİHAYET evime (çoluk çocuğuma) kavuşacağım. Allah inşaa.

Özlenen, beklenen an geldi :))) Bazı radikal değişiklikler önerdim başkanım. Ve özlemler karşılıklıdır. Sıla ve vuslat öykü ve öykünmeleri boşu boşuna yazılmamış edebiyatlarımızda.

Evimin kapısında soranların kuyruğu varmış. Dedikodular da var: Beni Fethullah kaçırtmışmış. Yani baskı yapmış ve Türkiye'den ebedi kaçmışım. :)))) Nurcu (Hainliğin yeni adı) camiası böyle seviniyor.Resul denen bir aşağılık "Beyazıt Medrese'de ONU KAÇIRTTIK demiş.

Değişiklikler dedim ve biraz önce, son mesajımda, BAŞLIKLARIN değiştirilmesi konusunu önerilerinize sundum. (Yahoo mesaj olarak astım.) O mesajı buraya nakledebilir misiniz?

<> selam selam candaşlarım
<> Daha önce de "Kabuk değiştirmemiz" konusunda yazmıştım. Demiştim ki "Niçin sadece Hızır tezkiresi?" Hızır dede (3+1)M yani dört Majisyenin sadece Almighty'si. Diğerleri Mighty/Mehdi, Messiah/İsa ve Maitrea=Yahya. Öğretimizin adının 4M/Protestant İslam diye değiştirilmesi bizzat 3M+1 tarafından istenmektedir. (Transmitter source:Jana.) Üçünü kapsaması açısından buna uygun bir başlık bulunulmalıdır.

Evet niçin sadece HIZIR tezkiresi? Bunu tartışalım öncelikle! Gerçi alışkanlık kazandık ama korse dar geliyorMUŞ, yani daha kapsamlı bir isim bulalım. OMNİSCİENT DOCTRİNE (öğretisi) TAMAM da, (ZigZag yerine bunu kullanalım) anlamında HANİF İSLAM vurgusu, özellikle ingilizcesindeki  P R O T E S T A N T  İSLAM vurgusu çok önemli.

<> 3(Ali İmran)/81. Ve unutma ki Allah, peygamberlerden mîsaklarını almış, şöyle demişti: "Size Kitap'tan ve hikmetten nasip verdim. Sonra size elinizdekini doğrulayıcı bir rasul geldiğinde, ona mutlaka inanacak ve ona muhakkak yardım edeceksiniz. Kabul ettiniz ve ağır yükümü üzerinize aldınız mı?". "Kabul ettik," dediler. "O halde tanık olun, sizinle beraber ben de tanıklardanım" dedi.

Teşekkür, gönül telim titredi. Bu ayrıcalıklı olaya, yani MİSAK'a, tüm gelmiş geçmiş İslam etapları içinde sadece biz TALİBİZ. Haniflik gibi, sadece biz talibiz!

Şimdi önerilerinizi bekliyorum. OMNİSCİENCE >>> TÜM ve TÜMLEŞİK/Toplam evren ve evren üstü bilimidir. Gelmiş+gelecek tüm YEKPARE BİLİM (Ğayb hariç) inanılmaz kapsamlıdır. Süper Uzay/Hyper uzay hepsi içinde. Houri'lerin gözü, YY olan genleri bile içinde. Gözümüzle görmüş/şahidiz gibi HORN HOLE (sur borusu) bile içinde! Ruh(lar)dan alınan MİSAK bile içinde.

Öyle bir bilimin adı OMNİ+SCİENCE. Ama science kelimesi yerine (Türkçe'de) ne koyabiliriz? Önerilirinizi bekliyorum. (İngilizcesi tamamdır değiştirilemez, ama Türkçesi sizi rahatsız eder mi?) Evet top sizde:

<> OMNİLİM

Güzel önerme, fakat HALKA mal edilebilir mi?

<> "Tümleşik bilim" doğru kelime bence, doğru tamlama; tümleşik bilim ve protestislam.

Yani globular (Tümel) ve integrent (Tümleşik) gibi mi? Ne diyorsunuz? Mesela Protestislam'ı TAM TUTTUM. (Türkçesinin Hanif İslam olduğunu nasıl olsa biliyoruz.) Yani HANİF İSLAM => The Protest islam gibi. OMNİ kelimesi aslında OMNİJEKTİVİZMİ anlattığı için kullanılmalı diyorum. (Hem objektif hem sübjektif/enfusi ve afaki iki everen görünümü anlamında.)

<> omnilim ve protestislam

Protestislam TAMAM. Omni mutmaka kullanılmalı. Sorun Science/scient olan BİLİM kelimesinde.

<> Omnibilgi.
<> Omnibilim ve Protest İslam.

Güzel. Omnibilgi

<> omni_protest_slm
<> omnibilim ve protestislam
<> OmniBUDUN

Güzel! Başka önermeler var mı?

<> omnibilgi ve protestislam
<> budun => halk demek değil midir?
<> omnisciencejektivizm

Evet, FELSEFE olarak Omnijective'iz. Bilim olarak ne demeliyiz?

<> BİLOMNİ

Bilomni de güzel. Halka mal olabilir mi?

<> omniledün

Ayetteki OMNİBİLİM şu: "Onlara NEFSlerindeki ve UFUKlardaki kudretimizi göstereceğiz."

Birincisi ENFUS => Sübjectivizmi; ikincisi AFAK ise => Objectivizmi anlatıyor. Kudret de OMNİ oluveriyor. Çünkü: Biri nefsteki öznel kudret; diğeri nesnel kudret. İKİSİ diyor Rabbimiz!

<> omniddiyn

Tek din var >>> HANİF İSLAM. (Diğerleri çöpe. (Buna Katolik ve Ortodoks Süfyanizm de dahil.)  Biz OMNİ-BİLİM gibi bir şeyler önerelim. "Halk" anlamalı ve benimsemeli.

<> Fussılet 41/53

Evet, Fussilet için teşekkür. :)

<> slm slm :) hoşgeldiniz
<> slm slm

ss hoşbuluştuk. Her ikinizin ağzından da bana ne kötü e-mailler attılar şaşarsınız. Tabii ben yutmadım.

<> Maillerim hacklendi

Hack'leyen kişinin adresini biliyorum. Gerçekten biliyorum. Ev adresini, kapı numarasını. Dikkat edersen, bilgi bölümünde MALE değil, FEMALE vardı. Zaten o Bursalı bir kadın. Bilgisayar bilgisi yok. Ama öyle zengin ki, dilediği kadar Hacker tutabiliyor ve onlardan öneri alıyor.

<> Niels Bohr?

Niels Bohr o başka, arada bir birşeyler yapıyor. Halen yerini bulamadı. Bizde taraf değiştirmek AFFEDİLMEMELİ, anında laçka oluruz. Onun için Tolga Çavdar'ı ihraç ettik. Yoksa onu yeniden aramıza alırdık.

Aslında hanımların içgüdülerine güvenmeliyiz: Eşim başta olmak üzere, ikisi gruptan, ikisi de arkadaşlarımızın eşleri olmak üzere 5 hanım, Tolga Çavdar'ın bakışlarında "Adeta şeytanı okuduk" dediler. Günah almayalım diye bir süre idare ettik. Fakat sonunda kokusunu ortaya çıkardı. Böyle erkekler bir şekilde kadınlarımıza malum oluyor veya belden aşağı oluyorlar. Niels de öyle.

Eşim ve iki minik kızım için olmadık şeyler yazdı. Sırf belden aşağı. Arama motorlarında dünya alem okudu bunları. Oysa ben gerçek vatan hainleri olan Hükümet başkanları ve erkanı için en ufak bir şey söylesem, herkes zıplıyor "İleri gittiniz" diyor bana. Bana yapılan tüm tariz ve tacizler haksız. Ama hükümet erkanı bunu hak ediyor. Tüm kurmaylar, MASONİK derneklerin üyesiler.

Türkiye'deki beyaz sayfa/pembe tablo, sadece "ZENGİNLER" için. Halka inmedi ve inmeyecektir. Sadece RTE, bağlı bulunduğu OTOMOTİV ve BEYAZEŞYA dünya patronlarının programını uygulatıyor. Mesela İhracatımız patladı ve Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdı?????? Hayır.

Megane ve birçok otomobil, Türkiye'de ucuz işgücüyle imal ediliyor. Sonra da dünyaya ihraç ediliyor. Yani adamlar, dünyada bazı modelleri TEK Türkiye'de üretiyorlar. Sonra da BURADAN ihraç ediyorlar! Bu da katrilyonları buluyor. Ama bu paranın %96,4'ü RENAULT'un. Yani Türkiye'ye bir para gelmiş değil! Yüzde üç kadar bir para (o da iş istihdamı).

Birdenbire beyaz eşyalar da ucuzladı! Ne o? Teknoloji mi ucuzladı? Hayır! Onların fiyatı ta Ecevit efendi'nin anayasa kitapçığından beri aynıydı. Ama ekonomimizi azdırmak için "Loca manüpilasyonuyla" fahiş sattılar.

Yani şimdi bir beyaz eşyayı diyelim 500 milyon liraya mı aldınız (Hem de bilmem kaç taksitle)? O yine öyleydi. O gün çıkarılan ve depolanan model de AYNI! Teknoloji ilerlemedi! O gün milyara sattılar! Şimdi de gerçek fiyatına satıyorlar. Yarıyarıya.

Sadece zamanlamayı "AKP" noktasına kurdular. Bu son hamle ile YASTIK ALTINDAKİ kayıt dışı serveti almaktalar. Biz bunu elbette biraz refah olarak hissediyoruz. Çünkü daha ucuza satın alabiliyoruz (geçen yıla göre).

Bu soap bir refah, sabun köpüğü. Bu sizi yanıltmasın. Zaten enflasyon rakamlarını belirleyen de biz değiliz. Doğrudan Poor & Standarts denen bir loca örgütü, bizim DPT'ye dikte ettiriyor. Canları isterse enflasyon azıyor, isterlerse düşüyor!

Borsa da öyle! Borsamız milli değildir! Mesela Doğan Holding kağıtları doğrudan LOCA sermayesinindir. Teknolojik ilerleme çok daha başkadır ve bu loca dışındaki GİZLİ eller (AL_TES) tarafından yapılır. Kaba bir örnekle, M'ye bir soru: Sıradan milyonlarca gitar alabilirsin. Ama elindeki CASİO elektrogitar değil; bambaşka bir teknoloji. O farkı görüyorsun değil mi?

P de o farkı biliyor. Taa 15 yıl önce yapılmış ve halen dünyada eşi ve benzeri yok. Çünkü o Dancing Queen gibi, 1N gibi, "gelecekten" geriye getirilmiş bir teknoloji. İşte teknoloji budur. Marifet TV imal etmek değil! Marifet ona TELE_TEXT (benim koyduğum ad ile HT (Hyper Text Hans Türk'tür!)) ilave etmek. Böylece HTTP, HTML nedir, neye yarar, onu görürsünüz. Gördük de! Bu sayede BURADA yazıyoruz. Ama çıkışı basit idi: TV'den Teletekst sayfaları açmak için bir teknoloji.

Aslında anlamalıydık ki, o günkü AL_SET buluşu, (Tersten okuyunuz) bir İLETİŞİM darbesi yapmanın ilk adımı, interaktif TV'nin ilk bebekliğiydi. (İki tür buluş kategorimiz var: AL_SET ve AL-TES, bu ikincisi doğrudan Tesla'nın buluşlarıdır. Birincisi ise BİZLERİN.)

VESTEL'den söz ettim. Ama Türk TV'lerinden ve internet sayfalarından izlediğim kadırıyla sulandırılmış. Uğursuz adamlar gelip Manisa Organize Sanayii bölgesinde "AÇILIŞ" falan yapmışlar. Bu işin aktüalitesi. Gelelim virtüalitesine: Neden VESTEL dedim durdum? Neden SPİLBERG teknolojileri dedim durdum? (SpielBerg değil SPİL.)

Beyaz eşya falan değil derdimiz. Artık 2004 model bilgisayarlarda kablo yok! Boşuna mı, grubumuzun parasının bir bölümünü, 3 metreden 30, sonra 300 metreye ve şimdi de 3 ve 30 kilometreye çıkaran BLUETOOTH'u geliştirdim.

Artık herbiriniz, 2004 modelde, elinizde tablet pc gibi 30 km içinde, kablosuz, birbirinizle haberleşebileceksiniz.
İnanmıyorsanız, yüz gün bekleyin görün! Tlf.'dan kurtulacaksınız, mouse yok, sadece okuyucu kaleminiz var. Ve yeni bir teknik daha, "TARZAN" kod adlı ulağımıza teslim ettim. Laptop veya notebookların enerji sorunu da vardı. Epeyce ağır PİL yatakları vardı.

Pekiyi, ya enerji TESLA'nın başardığı gibi "Uzaktan kablosuz/kordsuz nakledilebiliyorsa? Yani 30 km içinde iki candaş birbiriyle kablosuz görüşebiliyorsa, birbirleriyle bir enerji alışverişi yapmaktalar; kbps böyle yapmıyor mu?

Enerji nakledilebilir bir özelliktedir. Tel (wire, optik kablo vb) gerektirmez. Bunlar enerji ajanslarının ve devlet tekellerinin, halkı soymak uğruna, "GELİR"dir diyerek, ileri teknolojileri LOCA'lar ile anlaşıp, reddetmeleri  tuzağıdır. Türk Telekom hiç bu soygundan vazgeçer mi? Ya da Brazil Telecom. Telsim'in size sağladığı İLKEL ve ÇOK YAVAŞ gprs+wab özelliği ayda 8 milyon (GSPR değil, gprs). ABD'de 24 saat bedava.

<> gprs

(Evet gprs değil, GSRP yeni tekniğin adı. Blue tooth'un çoook ilerletilmiş hali.) Herkese bir KİMLİK ve/veya VERGİ numarası verilmiş gibi, HERKESİN de bu kimliğe benzer bir frekansla, 30 km içinde (ileride dünya çapında) birbiriyle iletişim kurması 2004 yılı programıdır.

Artık cep telefonu, tablet pC falan yok. Tüm multymedia (Camera ve digital fotoğraf makinesi ve evde beyaz eşyalara talimat veren ekstralar dahil) tümleşik ve katlanabilir olarak, önümüzdeki yıl VESTEL tarafından piyasaya verilecektir.

Ben öyle istedim, öyle oldu! Var mı itirazı olan? Bekleyin görün! ;) Gördünüz mü, paranız çarçur edilmiş mi? HAYIR! Tüm insanlığa tarafımca İNFAK edilmiştir. Bunun yararları nedir?

İLK planda, bu ileri teknolojileri ÇOK DÜŞÜK FİYATLA gizli mühendisi olduğum VESTEL'den alıp, tüm grup üyelerine, donanım olarak vermek. İkinci etapta da, bundan sonraki AL_SET buluşlarının doğrudan SAHİBİ olarak, virtual şirketimizi göstermek. Yani bundan sonraki buluşların KAZANCI bize geçecektir. Şimdi kim diyebilir ki, "Kaptan paramızı çarçur etti! Bize yaslanıyor!"

Hiç unutmam, bir öğretim görevlisi arkadaşımdan, 50 milyon lira borç alıp, ilk RENKLİ cell telefonu Türkiye'de, Balıkesir'de, "Mutfak tezgahında" ürettim. 5 yıl önce miydi neydi? VESTEL birden bire ortaya çıkmadı. Ben çooook eskiden GÜNAYDIN gazetesinin müdürüydüm. Rakipsiz tek başına büyük gazete. O Haldun Simavi'nin idi. Onu Asil Nadir'e sattı.

Asil Nadir ise beni ısrarla, Günaydın'ın çatı katındaki UYDU HABER MERKEZİNİN başına getirdi. (Sabah'ta çalışmama rağmen.) Orada ister istemez bendeki "MUCİTLİĞİ" gördü. (Daha önce Atatürk hava meydanındaki TELSİZ parkının yapımcısıydım, bu nedenle çok bilgiliydim.)

Kıbrıs Portakalcılığının yanında, Pizza Hut'ın yanında, TESLA ile özdeş olan V.E.S.T.E.L elektronik alanına, herzamanki gibi, TESLA gibi gizli mühendis olarak getirildim. Tutarsızlıklar ve banka iflasları vb nedeniyle VESTEL el değiştirdi. Adı aynı kaldı ve ZORLU Holding'e geçti. Manisa'da sanayiini kurdu.

O dönemde, ZigZag'dan bir kişiyi Manisa'da ünite içine aldık. Kod adı TARZAN JR. idi. Manisa'nın ünlü Spil milli parkı ve dağı çıplağının ismini vermiştik. Çünkü günde bir kez o görkemli tepeye çıkıp inmek zorundaydı Tarzan JR. Tüm buluşlarımızı ona aktardık. İnteraktif TV'ler yaptık önce, JVC'nin tekniklerini buraya aktardık.

Bu işleri benim adıma ve kontrolümde TARZAN JR. yaptı. Ben kadar Türkçe bilir ve ZigZag'ın ilk 70'i içindedir. Benden başka Türkiye'de yaşayan ikinci ZZ üyesidir. KMA mektup/e-mail teknolojisiyle hep haberleştik. Hayatta en çok telefon ettiğim insan odur. (Brezilya'da herkesle irtibatım kesildi, bunun dışında.)

Hep konuştuğumuz, adeta elim ayağım bir teknoloji HARİKA çocuğudur. (Asıl adı bende kalsın.) (Aslında o ismi birçok kimse biliyor.) (Depremde kurtarıcılar arasında bile göründü.)İyi de bunları ben söylüyorum. Vestel'in bu yeni atılımıyla ilgili (Sakın ha, şu Vestel Cty falan değil, teknolojiyi kastediyorum.) bana ŞİMDİ birkaç link bulabilir misiniz? YENİ KUŞAK BİLGİSAYAR DÜNYADA İLK VESTEL'DEN ÜRETİLECEK! Bu bilinçle şöyle bir medya taraması yapabilir misiniz?

Mesela Hindistan'da yaşayan Müslüman İngiliz yazılımcı ZigZag üyemiz de bugün yarın oraya geliyor. Benden 4 Kasım veya 5 Kasım'da TALİMAT alacak. Manisa'da, Allah'ın dağında. Arıyor musunuz? Link bakıyor musunuz? Bu teknolojinin mirasçısı biziz, haydi canlanın biraz. (Ben HİÇ GÖRÜLMEMİŞ TEKNOLOJİ başlığına vurgu yapıyorum.)

<> www.manisahaber.com/haber/ kategoridetay.asp?detay=194&kategori

<> Microsoft's new devices, which are to be manufactured by companies including Compaq, Philips, Acer, Vestel and Thomson, have no set design. The devices Gates demonstrated were small notebooks without batteries, using only power cords, but other prototypes reportedly consist only of traditional monitors with wireless keyboards. The devices are in testing and expected to be available in mid-2000.

Teşekkürler. Mesela Terabyte'ları da TARZAN yapmak üzere. Giga dönemi kapanıyor. Başka linkler var mı? Buldunuz mu?

Geleneksel Monitor (ekran) da yanlış haber, katlanabilir silikon ekranı Tarzan'a teslim ettik. Katlanabilir klavyeyi de (Touchmatic, sadece bir mm kalınlığında keyboard). Mous yerine doğrudan N.U.N serv Kalem teslim ettik. Mouse'lara, touch pad'lara elveda. Madem onlar Megane'ı Türkiye'de üretiyorlar, biz de yeni tekniği (SPİLBERG teknikleri) Manisa'dan üreteceğiz.

<> Vestel de digital kutu yatırımı, yazılımı. Elektroğin yayıldığı her yere Vestel girebilir diyor.

<> -Systems Türkiye'de pazar henüz liberalize olmadığından telekomünikasyon konusunda faaliyet göstermiyor. Yüzde 100 bilişim teknolojilerine odaklanmış. Bu hizmetleri şöyle sıralayabiliriz: BT Dış Kaynak Kullanımı, Sistem Bütünleştirme (Müşteri İlişkileri Yönetimi, Tedarik Zinciri Yönetimi, Kurumsal Kaynak Planlama, İnsan
Kaynakları Yönetimi, Bankacılık ve Sigortacılık Çözümleri, Karar Destek Sistemleri, Müşteri Destek Hizmetleri.

<> maşallah

Evet, Allah bunu inşaa etti. RTE orada açılış yaparken bunların HİÇBİRİNİ bilmiyordu. Bilmesi için bu satırları okuması gerekiyor. RTE'den söz açmışken, şunu da söyleyeyim: Kötü Haberdir: Centilmenlik protokolü gereği Abdullah Gül, yaklaşık iki haftadır Mis-Uri-Geller kontrolüne devredildi. :((((

Bazen şer ile işbirliği yapmak zorundayız. GÜL, Türkiye'nin KÖTÜ kaderi olan AKREP burcundandır. (Demirel, Erbakan, Baykal, İnönü ve CB.'lerin çoğu gibi.) Tansu Çiller gibi, Mesut Yılmaz gibi AKREP, yani çürüğe çıkıyor. Burada akrep burcundan olmak değil; 29 EKİM'in, yani yurdumuzun doğum tarihinin AKREP olması gibi bir pislik yağıyor üzerimize.

Eğer, Türkiye bir ay önce kurulmuş olsaydı, çoooook değişecekti. Şimdi İtalya kadar refah seviyemiz olacaktı. Enflasyonu HİÇ tanımamış olacaktık. Yoksulluk sınırı 1.5 milyar maaşa dayanmayacaktı. TL.de sıfır hiç olmayacaktı. :((((((

Tüm Avrupa devletleri TARİH verdi ve bastırdı Atatürk'e: "Hemen cumhuriyet ilan ediniz," diyerek. Tabii ki Cifir bilgisi yoktu Rahmetli'nin, neden bir ay önce değil de bir ay sonra (29 Ekim), birden ve aniden cumhuriyet ilan etmesi gerektiğini bilemiyordu. Sadece Tahsin Mayatepek buna uyandı. Ama etkili olamadı. (Bu bilgiler Kaballa kitabında binlerce yıldır vardır.)

Mesela vahşi ABD için seçilen tarih 4 TEMMUZ idi (Yengeç). Birden Teksaslı anarşistlerden dünyanın en ileri devleti çıktı. Bunları Kabbala bilir! Biliyordu. Bilmese güçlü İsrail için 1948 yılını bekler miydi? 1945'de ilan etseydi İsrail devleti bugün olamayacaktı. BURUC suresinin yönetimi, 1948 yılını illa ki gösteriyordu.

Orada ÜÇ MAJİSYEN (Biri Miss Ouri-geller/Mizuri) ve MIB'i gördüm. Centilmeniz ya, çok efendi hareket ettiler. Centilmenlik anlaşmasına tam uydular. Orada o gün buluşmamızın nedeni de, yine BURUC suresiydi. Mars defolup gitmişti.

Arkasından gelen ilk ve tek SIFIR MEKAN enlem sıfır ZAMAN boylam ARABURCA denk gelmişti. Gece gündüz eşitlenmiş, Ramazan start almıştı. Hem Katolik NUN günüydü, hem de Yahudi kurban bayramı olan Yom Kupir! Ve bu uğurda Breazilya'nın yıldızı parlamıştı. Yatırım yapılmıştı. Dünya bankası birden inanılmaz bin para vermişti batık gemi Brezilya'ya. 80 milyar NAKİT ve bir defada USD!

Brezilya'ya bugün için ilk kez SOSYALİST bir başbakan (Bizim RTE gibi) AYARLANMIŞTI: (Onun için enternasyonal orada yapıldı.) Bunları geleceğe AJANDA/kronoloji yapmamız için, lütfen candaşlarımdan link gayreti bekliyorum. Brezilya'nın aldığı rekor para, Sosyalist Enternasyonal (özellikle Baykal).

Üç din mensupları (Bizim üçlü 10SCE tüm müslümanları temsilen) aynı yerde aynı dönemde buluştuk. Bunlar küçük rastlantılar değil. Onun için link istiyorum. Fakat aynı günler yine nakus Cumhuriyet Bayramımıza denk geliyordu. Cumhuriyet benim AŞKIMDIR. Ama şu Akrep peryodu var ya, hiç iyi gelmiyor bize.

<> http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2003/11/01/politika/politika.html
<> http://www.milliyet.com.tr/2002/08/14/ekonomi/eko07.html
<> www.haber3.com/devam.haber3?SayfaNo=18
<> www.uzaklar.de/html/5_enternasyonale_dogru.html

İşte Gül, Kıbrıs'ı satacak! Heybeliada RUHBAN'ı açarak, geleceğin AB'sinin EKÜMENİK patrikliğini eliyle kuracak. Gelecekte, Fener patrikhanesi, Türkiye C.başkanını sollayacak. Orası BİZANS gibi bir SİTE / Vatikan gibi bir Citta olacak.

Linklere teşekkür. Özetle ne diyor linkler? Yani burada GELECEĞE TESCİL yapıyoruz. Var olanı kullanmış değiliz. Bunları DAHA ÖNCEDEN bilerek BREZİLYA'da on milyar TL yedik. Ondan önce İKİ KEZ KANADA yaptım. Polaris'i canlandırdım. Hepsi MARS yakın geçişi arkasındaki TEK GÜN olan 24 EKİM içindi. Üç din ayaklandık. MIB ile aynı sofrada kurban yedik! Yaptığım işin farkında mısınız?

Bir de Brezilya'nın aldığı 80 MİLYAR USD rekor kredi (8 milyarı hibe). Onun için bir link bulur musunuz? Geleceğe tescil edelim. Arjantin TAM İFLAS halindeyken ve sadece 10 milyar dollar ile kurulabilecekken, neden 80 milyar USD birdenbire BREZİLYA'YA verildi?

Bu çok önemli! Belki Türkçe linklerde de vardır. Brezilya batmak üzereydi. Bir real 2,9 USD'ye çıktı bir ara. Sabah aldığım sigara ile öğlen aldığımın fiyatı değişiyordu. Brezilya görülmemiş bir iltimas yaşadı ve bunun linkleri yok mu?

<> by the access to a low-interest credit line. . to increase the federal public debt in Brazil between 1995 . no longer meet payments on its 80 billion US dollars .

<> Yine Başkan Clinton, bu defa 1998'de, kriz içindeki Brezilya'ya bu fondan 5.5 milyar dolar sağlanmasını kararlaştırmıştı.

<> Washıngton'ın, geçen yıllarda ağır ekonomik krizlerden geçen Meksika ve Brezilya'ya, Hazine Bakanlığı'nın kontrolündeki Döviz İstikrar Fonu'ndan açık kredi aktardığı hatırlatıldı.

Teşekkürler. Bu dediğim YENİ, ben oradayken oldu. Geçen yıllarla ilgisi yok! Bir kaç link daha bulabilir miyiz. (Özellikle Türkçe.) Geleceğe BEREKETİMİZİN tescili gerekiyor. Biraz copy-Paste edersek, tarihe belgelemiş olacağız.

<> http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~4@tarih~2002-01-24-m@nvid~87752,00.asp

<> Uluslararası Para Fonu (IMF), Brezilya'nın izlediği ekonomik reform programını desteklediklerini açıklarken, Brezilya'nın 448 milyon dolar ilave kaynağı hak ettiğini bildirdi IMF tarafından yapılan açıklamada, Brezilya'nın, aralarında enflasyon ve bütçe açığınında yer aldığı alanlarda ekonomik hedeflere başarılı şekilde ulaştığı belirtildi.

Bize 8 milyarı halen ödemeyen ABD ile 80 milyarı (8 milyarı hibe) bir defada alan Brezilya ile farkımızı görmemiz gerekiyor. HİÇ LİNK yok mu? Biraz daha link ve bilgi lütfen; "its 80 billion US dollars." gibi KESİN bilgi içeren linkler.

<> Brezilya Devlet Başkanı Fernando Henrique Cardoso, 1998 yılından beri IMF ile 60 milyar dolarlık kredi anlaşmaları imzalaması karşılığında, enflasyon ve harcamalar sıkıca dizginlendi.

Bir de neden YOM KUPİR (Yewm-el-Kefaret) ile ilgili link istiyorum. Çünkü Musevi tarihinde ilk kez bu gün "ERTE"lenip 24 Ekim'e denkleştirildi. Küdüs yerine MERKEZ olarak, Brezilya Manaus kenti seçildi?

<> ESQUEMA DEL SERVICIO DE YOM KIPUR
<> . Esta es la cuarta y última frase especial de Yom Kupir yse inserta antes de la bendición Osé shalom. [A 476; P 511] Avínu malkénu. .

Yom Kipur ile ilgili link lütfen.

<> www.fortunecity.com/victorian/coldwater/252/yklit.html
<> www.hurriyetim.com.tr/dosya/ramazan2001/musevioruc.asp
<> www.ntvmsnbc.com/news/109778.asp
<> www.aish.com/hhYomK/hhYomKDefault/ABCs_of_Yom_Kippur.asp
<> www.salom.com.tr/011003/kavram001.htm

<> Hollanda sitelerinde Brezilyanın her yıl aşağı yukarı 30-40 milyar dolar kredi aldığı yazıyor ama bu yıl için bir şey bulamadım; herhalde çok yeni olduğu için?

Benim dediğim toplam falan değil, bir kerede 80 billion US dollars. Yom KİPUR günü ne zamanmış? Yani Musevi ramazanı?

<> Bu olay çok yeni, taze bir olay olduğu için nette böyle bir link yok tahminim?

Bilgi bulundu ve verildi: “its 80 billion US dollars…”

Brezilya'nın her yıl aldığı para, ÖDEDİKLERİNE karşılık olan türlü Dünya bankaları ve şahsi kredilerdi. Tarihinde ilk kez böyle bir lütuf alıyor Brezilya. Ama bu yıl 24 EKİM'de YOM KiPPUR yapıldı??? O linki istiyorum, bulabilirseniz.

<> Yom Kippur denen ve 19 Nisan'da başlayıp ve bir hafta süren Pesah Bayramı orucu ise genellikle Hamursuz Bayramı'ndan sonra gelen pazartesi ve perşembe günleri tutulur.

<> http://www.israelphoto.net/jhmBibile1/Holidays/ASthumbs3.htm
<> http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~114@tarih~2002-09-19-m@nvid~172001,00.asp

Evet, Eylül 19 yerine >>> EKİM 24 ;)

<> Yom Kipur Yahudi ulusunun en önemli dinsel bayramıdır. Tişri ayının 10. gününde, günahların kefaretini ödeyerek.

<> http://www.sevivon.com/celebrations.asp?cid=13
<> http://www.sevivon.com/celebrations.asp?type=how&id=20

Söylediklerim havada kalmasın diye sizleri zorladım, özür dilerim. Sıra geldi sizlerin sorularına. Yani soru bekliyorum.

<> Kasım'ın ikinci yarısı olacağı söylenen Türkiye'deki değişimler için son durum nedir?

4 Kasım'dan itibaren bu gelişmeleri chat'ler boyunca vereceğim. A.GÜL'ün hatalarını da linkleyebilirseniz, Türkiye'nin Bizanslaştırılmasına giden süreç ve Anadolu'nun da, Verheugen gibiler aracılığıyla Q ve W harfleri ekleyerek, Kürtçeye cevaz verme istemleri. İşte bu sürecin başı.

Amaç KÜRTÇE isimler koydurtmak. Şu Hollanda YAHUDİSİNİN yaptığına bakın! Sanıyor ki V'ler kendilerinde olduğu gibi F okunuyor, W ise V okunuyor. Ve de Hollanda dilinde en az kullanılan harf ise Q. (O da Fransızcadan geçme; Milli değil.)

Atatürk Harf inkılâbı yaptığında Türkçe'de zaten Q vardı. Kadı ve Qedi diye iki türlü K vardı (Judge and Cat). KEF olan Q'yi İNÖNÜ kaldırttı. Hepsi K ile yazıldı, Kadı ve Kedi gibi. Atatürk'ün kara tahtasından önceki dönem elifbalarında Q harfi vardı. (Belki linki de vardır.)

<> Q, koppa, kof, kaf iken, kef'e mi dönüştü; yoksa tersi mi?

Aslında tüm batı dillerine sormak gerekir: Kardeşim sizde K harfi var. Ama canınız istediğinde C yazıyorsunuz, Cayman gibi; canınız istediğinizde K yazıyorsunuz, KEY gibi, Monkey gibi. Üstelik ince sesliler önüne gelen C de S okunuyor, Ceiling gibi. Siz neden C'yi kaldırıp yerine K ve S yazmıyorsunuz?

TÜRKÇE bu bakımdan, okunduğu gibi yazılan TEK dil . (Rusça da öyle ama, alfabesi farklı.) SH yerine Ş; CH yerine Ç; GH yerine Ğ yazarak, biz Türkler en iyisini yapmıyor muyuz? Alman Ö ve Ü'yü kullanıyor. O, Alman, kullanır diyorsunuz; ama Türk için, OE yazsın, UE yazsın diyorsunuz. Biz Fransız mıyız? Türkler ile zorunuz nedir?

Elbette Sevres anlaşmasını geri getirmek. Anadolu'yu Kürdistan diye koparıp, 7 ÜLKE iktidarına, yani arzı Mev'uta vermek. Kürdistanı da İsrail'in işçi sınıfı yapmak. Bugün Miami de öyle. Zenginler kentidir ve tümü Yahudi villasıdır. Kalanlar ise oranın işçileri, gündelikçileri. Sunshine State Florida'nın sırrı budur!

İşte Verheugen birader buna çabalıyor. (Telaffuzu Ferhöyğın.) İsme bakın isme. Hollandalı aklınca Allan gibi Mein Frau (Bayan) diyecek (Mrs.yerine). Mijnwrouw yazıyor. Şuna bir bakın da gülün: Frau Almanca, Vrouw da Flamanca. Sanki çok meymenetli bir dilmiş gibi. Van Hooidonk. İsme bakın!

Bu Verheugen'in KENDİ saçmasapan dilinden haberi yok, gelmiş bana b. atıyor. Ferhöyhın efendi. (Yanlışlıkla verhoygen diye okuyorlar bizim spikerler.)

Kürtler tarihleri boyunca tek alfabe ARAPÇA kullandılar, dönsün onu kullansınlar. Latince'yi ortaya atan kim? Kürtçe DİLİ bilmeyen ve Arap alfabesinden habersiz ABDULLAH ÖCALAN! Yoksa ne Iraklı Kürt, ne İranlı Kürt, Latin alfabesi kullanmayı aklından bile geçirmiyor. Ama ÖCALAN'ın görevi belli: Sevr anlaşmasına göre Türkiye Kürdistanını kurmak!

Madam onun metresiydi, Verheugen de herhalde zennesi. Eğer ÖCALAN Kürtçe bilseydi ve Arap alfabesinden yetişseydi, zaten LATİNCEYİ yasaklardı. İftira mı atıyorum? Kürtlerin lideri, bir tek kelime Kürtçe bilmiyor! Apo'dan söz ediyorum.

Zaten Kürtçe diye bir dil yok. Farsça'nın en KISIR lehçesinden ibaret. Farslar kentli kültürüne sahiptiler. Bir bölümü olan diğer Farslar da dağa çıkmaktan başka bir şey beceremediklerinden, zengin edebiyat dili olan Farsça'dan (75 bin kelime), cahil lehçe olan 2000 kelimelik Kürtçeye rütbei tenzil oldular.

KÜRT YOK! Hepsi Fars! Dağlı eşkiya ve cahil olanlarına KÜRT denmiş. Bunu Avrupa'nın BENDEN öğrenmesi gerekir (espriydi).

<> "Bir başka gün HOURI  S I R R I N A  değineceğiz. Niçin İbrahim atamızın çok ileri Yaşlarda çocukları oldu, niçin eşi HACER'e "KIZKARDEŞİM" dedi!? Bunların tümü HOURI sırrında yatıyor -uzun mu uzun-"

Jana yarın bizim tarihi terkedip 51 yıl sonraya gidecek. Onun anısına HOURİ'yi de erteleyelim. Bu defalık.

<> Hıtta ne demek? Bakara 58'de geçiyor.

Arapça Hıye Hıtta gibi mi? HıyeHıtta matleıl fecr gibi mi?

<> Nabatça

Türkçe HATTA (Misali pekiştirmek için olanı Nebatice.)

<> 2(Bakara)/58. Ve iz kulnedhulu hazihil karyete fe külu minha haysü şi'tüm rağadev vedhulül babe süccedev ve kulu hyttatün nağfirleküm hatayaküm* ve senezydül muhsinyn

<> 2(Bakara)/58. Bir vakit "Şu şehre girin, nimetlerinden dilediğinizce bol bol yeyin ve secdeler ederek kapıya girin ve 'hıtta' deyin ki size hatı'elerinizi mağfiret ediverelim, muhsinlere ise daha artıracağız" dedik.

<> we üdkhulû sücceden we qûlû hıttaten

HATTA kelimesi >>> İNŞAALLAH'ın eski biçimi. İkisini kaynaştıran bir örnek: Yarın hatta yarından da yakın gibi. TA ki diye karşılığı da var.

<> 2(Bakara)/73. Bunun için de: "Ona (cesede, kestiğiniz ineğin) bir parçasıyla vurun" demiştik. Böylece, Allah ölüleri diriltir ve size ayetlerini gösterir; ki akıllanasınız.

<> Ölü ineğin bir parçasının ölüyü dirilttiğini söylüyor?

"fekulnadrübuhü biba'dıha" olan yerin Hıtta ile ne ilgisi var? O ayet, Bakara'ya adını veren ve FIKRA gibi olan ayetlerin sonuncusu. Hani Yahudiler bir inek kurban etmemek için fıkra gibi şeyler yapmışlardı ya, o ineğin kurban edilmesinin amacı, bir ÖLÜYÜ diriltmek MİSALİ için.

Kur'an'ı şimdiki gibi dizdirenler, maalesef Önasya BURÇ bilgisine / gizli öğretisine göre dizdiler.

Fatiha >>> 21 Mart HAMEL gibi. Bakara >>> 21 Nisan SEVR (Boğa) gibi. (Sevr => Taurus ile aynı
kelime.)

<> Sevr, Thawr, Taur

Ali İmran >>> CEWZA (ikizler) (Ceviz kelimesi de ikiz demektir.). Nisa >>> SERATAN (Yengeç/Kadınların DOĞASI olan evcimenlik burcu, yuva burcu. Nisa, kadın demektir.). 23 Temmuz >>> ESED (aslan), zenginlik, bereket, sofra anlamında

MAİDE.

24 Ağustos >>> SÜNBÜLE veya En'am gibi bir dizi tertip ettiler. (Kureyş daima ve illa ki Kurayza'dan akıl alırdı.)

Bakara (Boğa/inek) burcuna gelen ikinci surenin aslı, "Musa'nın kavminden bir inek kurban edilmesi bölümünden başlıyor ve 73 ile bitiyor. Bakara bu kadar! Ondan sonraki "sümme kaset kulubihüm" olan bölümü BAŞKA bir surenin devamı, Bakara ve konu ile ilgisi yok. 74'de verilen örnek (MİSAL), bu bakımdan müfessirlerce bir önceki 73'e bindirilmiş.

<> 2(Bakara)/74. Bundan sonra kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı. Çünkü taşlardan öyleleri vardır ki, onlardan ırmaklar fışkırır, öyleleri vardır ki yarılır, ondan sular çıkar, öyleleri vardır ki Allah korkusuyla yuvarlanır. Allah yaptıklarınızdan gafil (habersiz) değildir.

Bakara'yı sanki YAHUDİ TARİHİ yapmak için toplamışlar. Oysa Amazonlarda bana bizzat Dedem bazı ayetler okudu ve ağzından şunu kaçırdı: "Sana okuduğum İsra."

Bu da gösterir ki, Bakara'nın sonları İSRA suresine aittir. Yani Kur'an nasıl becerdilerse karmakarışık olmuş. Bu karmaşayı ayıklamak için 1 ve 0 ikilisini kullanarak ve/veya kapılarını kullanarak canım çıkıyor.

<> Niçin İbrahim atamızın çok ileri yaşlarda çocukları oldu, niçin eşi HACER'e "KIZKARDEŞİM" dedi!

Önce buna mı yanıt vermeliyim, yoksa SIĞIR etiyle ölülerin diriltilmesine mi? Siz karar verene kadar ben bir SelfServis çay almalıyım.

<> Namaz'ın İkinci Rekatı Euzu besmele ile mi başlıyor, Ka'de de Kuran okumak mecburi mi? Link'teki şekli doğrumu?

Whoop/hüüüp+OHHH! Elh. Sallama çay olsa da çay çaydır. Kahrolsun zehir zakkum Kahveler! Yarın oruç tutmayacağım için, ferryboat'ta bol bol çay içmeyi planladım bile.

<> Yok kahrolmasin kahveler

İçim dışım KOYU kahve oldu!

<> Ben her gün en az 1 litre içiyorum.

Afiyet olsun :) Herşey yerinde güzel.

Şu anda Portekiz (Atlantiğe karşı) BUZ gibi soğuk. Kahve içilir. Ama daha birkaç gün öncesine kadar EKVATOR'dan gelmiş ve sürekli yaz yaşayan biri olarak KAHVE içmek iğrenç bir şey!

Bir de mecburiyetten (çok bol ve ucuz hatta hediye) kahve içtim. Bir daha ağzıma sürmemeyi dilerim. O tok karnına güzel gidiyor. Acı hatıraları oldu kahvenin ben de. Hava sürekli 40-43 derece sıcak. O sıcakta kahve hiç çekilmiyor. Kahve tıpkı Sahlep gibi KIŞIN KAR AYAZINDA içilmeli gibime geliyor.

Saat 23.08, doğru mu (GMT)? Yani dakika doğru mu?

<> 01.06
<> 08

08 mi? 06 mı?

<> 08

Ok teşekkür. İki saat fark var. O zaman size göre Sahur kaçta başlıyor?

<> 05

Yani sizde 07 olduğunda ben Sahur'a kalkmış olacağım gibi. Saatler allak bullak ediyor insanı.

24 Ekim’de miydi neydi, bir de saatler ileri alındı. İçimdeki biyolojik saat altüst oldu. Halen kendime gelemedim. Hele uzaydaki saat kaosu iğrenç bir şey. Uzaydan nefret ederim. Yani uzayda yaşamaktan. Yerçekimi olmayan alanlarda biyolojik saatiniz HİÇ TAHMİN edemiyor.

Mesela saat bana göre şimdi (örneğin) 12. ise, saatime bir bakıyorum ki daha 09. Saat çekimsiz alanda yavaş akıyor sanki. Sanki zaman bir ceviz kabuğu, çekimsiz uzay ise bir su akıntısı. Yani, düzgün akmıyor cevizkabuğu, bir yavaşlıyor, bir hızlanıyor bir duruyormuş gibi. Oysa ayağınız yere bastığında düpdüzgün yürüyen merdiven gibi rahat akıyor zaman.

Bir de SADECE benim yaşadığım özel bir zaman var. Orada da zaman 1080 kez yavaşlıyor veya karşıdan bakınca hızlanıyor. 1 saniyeyi 18 dakikada alıyorum veya bazen de 18 dakikayı 1 saniyede.(GEL-GİT durumuna göre.)

Çekimsiz alan GÖKTE saat ilk anlattığım gibi. Dünyada bildiğiniz gibi. Ama bir de ARZ'ın dibine (Dabbetine) geçseydiniz, Ahıret saati gibi bir şey başlıyor.

Sema-Arz-Arzaltı (Dip, derinlik, Dabbe); üç ayrı takvime sahip. Üçünü de düşünsel değil DENEYSEL yaşadım. Tabak-en tabak misali >>> Zaman katmanları da var. Tabakalara göre akan zamanlardan söz ediyorum.

Jana uyarıyor: Buyrun! Tele-ring aldım. Tamam zaten on dakika sonra bitiriyorum. Hoppala!  Bizim cadı Jana biraz düşünce aktarıyor da, o arada "Hoppala" demişim.

Artık aktaramayacak. Gidiyor :(( Tayyı zaman yapacak. Yarın bildiğimiz bir saatte Tallahasee 2054 yılına aniden geçip, aynı şehre dönecek (Tallahasee'ye).

Torunlara sesleniş: O günki UFO olayının nedeni BU YAZDIKLARIMDIR. Ayrıca Jana UZAYLI DEĞİLDİR, Uri değil MIB'den ikisi gidecek.

Bir şey daha LİNK gerekiyor! GÜNEŞ FIRTINASI??? Hiç haberiniz oldu mu? (Zil-Zal)

<> Evet.

Basın verdi mi?

<> Basın verdi. Van Allen kuşaklarından geri gelerek dünyayı sardı. 5 Kasım'da sona ereceğini bildirdiler.

Onun nedeni EKVATOR'dur. Sadece iki elimle bir dev tropik ağaç kütüğünü O NOKTADA kaldırdım. Piramitler de böyle yapılıyordu kuşkusuz. Pogodalar ve Maya basamakları da. O noktada HERŞEY kolayca kalkıyor. Hayvanlar havalanıp kayboluyorlar. Hint fakirlerinin sırrı da buydu: Havada asılı duran halat!

<> Güneş fırtınası Dünya'ya ulaştı. Elektrikli aletleri ve insanların psikolojik halini etkileyen fırtına, şafak vakti
gökyüzünde renk oyunları yaratıyor.

<> http://www.habersaglik.com/haber/46219.asp

O noktada, o BELLİ tarih ve saatte (HOMA/ZONA/O'CLOACK) Tarık da beliriyor. O koşup kaybolan hayvanlar gibi bir veya iki insan da oraya zıplayabiliyor. O saat ve yerde, birden 309 yıl ileriye geçmiyorsunuz. Orada 1N de yavaşlıyor ve TAM bir buluşma oluşuyor. Ama bunun bedeli, zaman enerjisi geri tepmesi (osilasyonu) var. Giden (yiten E=mc2..m bedenin ağırlığı) maddenin enerji olarak eşdeğer karşılığı kaynağı belirsiz bir ŞIHAB olarak ortaya çıkıyor.

Onu durduracak tek şey bir yıldız enerjisidir. Aksi halde o gidenler ebediyen in the deep dabbet gibi yeraltına geçerler ve orada 300 yıl kadar ve her saniyesi 18 dakika olan bir MEHŞERDE BEKLEME AZABI ile kahrolurlar. Veya zaman enerjisi onları yeniden BEBEK yaparak, "Büyümeye katkı olan öteki kütlesini" DABBE halinde toprak altına(mezara) geçirir. Her türlü olarak Dünya bundan illa ki zarar görür.

Bir Nuh tufanı için bir tek ŞIHAP yeterlidir. Dinozorları yok etmek için bir tek şıhab (santimetrenin yüzbinde biri çapta) yeterlidir.

Şıhab'ın kaynağı yoktur. ELİF noktasından yani oradaki sonsuz kudret enerjisi olan ENNURJİ'nin ENMERJİ haline geldiği parite noktasında var olur. O şıhabı buraya getiren Süper Uzay'ın TÜNELLERİNDEN biridir, bizim evren ile hiçbir ilgisi yoktur.

Şimdi çok çabuk geronimooo diyerek ayrılmalıyım. Jana baskı yapıyor, kusura bakmayın. Acilen kaçıyorum. Allah'a emanet olunuz.  (Jana sadece düşünsel olarak bana naklediyor, ben nakledemiyorum selamlarınızı.)